Yaz sıcaklarından bunalanlara: Temmuz ve ağustosta bile battaniye isteyebileceğiniz 8 serin rota!
Türkiye genelinde sıcaklıklar 40 dereceyi aşarken, deniz yerine serin doğanın tadını çıkarmak isteyenler için birbirinden etkileyici rotalar öne çıkıyor. Yüksek rakımlı yaylalar, buz gibi kanyonlar ve serin göller, yaz ortasında bile ferah bir kaçış sunuyor. İşte temmuz ve ağustosta serinliğiyle öne çıkan 8 rota...
Yaz tatili denince akla ilk olarak deniz, kum ve güneş geliyor. Ancak bunaltıcı sıcaklardan uzaklaşmak isteyenler için Türkiye'nin dört bir yanında çok farklı alternatifler bulunuyor. Karadeniz'in sisli yaylalarından Ege'nin oksijen deposu dağlarına, serin göllerden buz gibi kanyonlara kadar uzanan bu rotalar, yazın ortasında bile nefes aldıran havasıyla dikkat çekiyor. Bazı noktalarda ise akşam saatlerinde ince bir mont ya da battaniye ihtiyacı hissedilebiliyor. İşte temmuz ve ağustos aylarında bile üşüyebileceğiniz, geceleri battaniye arattıran 8 serin kaçış rotası!
KARADENİZ’İN ZİRVESİNDE SOBA YAKTIRAN YAYLA: AYDER
Rize'nin Çamlıhemşin ilçesindeki Ayder Yaylası, yaklaşık 1.350 metre rakımıyla Karadeniz'in en gözde yaylalarından biri. Temmuz sıcağına meydan okuyan serin havasıyla akşamları soba yaktıran bu doğa cenneti, asırlık ladin ormanları ve gürül gürül akan şelaleleriyle ziyaretçilerine adeta bambaşka bir dünya sunuyor. Bölgenin şifalı termal kaynakları da tatilcilerin ilgisini çekiyor. Geceleri battaniyesiz uyumak neredeyse imkansız.
DAĞLARIN ARASINA SAKLANAN FERAH DURAK: UZUNGÖL
Trabzon'da deniz seviyesinden yaklaşık 1.100 metre yüksekte bulunan Uzungöl, yaz sıcaklarına meydan okuyan serin havasıyla dikkat çekiyor. Sabahın ilk ışıklarıyla gölün üzerine çöken sis tabakası ve çevreyi saran köknar ormanları, burayı Karadeniz'in en fotojenik köşelerinden biri haline getiriyor. Göl çevresindeki yürüyüş parkurları ve yaylalara uzanan rotalar, sıcaktan bunalanlara benzersiz bir doğa deneyimi sunuyor.
İKİ METROPOLÜN ORTASINDAKİ DOĞA HARİKASI: ABANT GÖLÜ
İstanbul ve Ankara’nın tam ortasında yer alan Bolu'daki Abant Gölü, metropollerin kavurucu sıcağından kaçmak isteyenlerin sığınağı oluyor. Yaklaşık 1.300 metre yükseklikteki bu krater gölü, etrafını saran asırlık köknar ve kayın ormanları sayesinde yaz ortasında bile ferah bir atmosfer sunuyor. Göl çevresindeki geniş piknik alanları, yürüyüş ve bisiklet parkurları, doğayla baş başa kalmak isteyenler için keyifli bir kaçış sunuyor.
SAHİLLERE MEYDAN OKUYAN SERİNLİK: SALDA GÖLÜ
Turkuaz rengi suyu ve beyaz kumsalıyla "Türkiye'nin Maldivleri" olarak tanınan Salda Gölü, yüksek rakımı sayesinde çevresindeki Akdeniz kıyılarına göre çok daha serin bir iklim sunuyor. Kavurucu kıyı şeritlerinden uzaklaşmak isteyenler için eşsiz bir atmosfer barındıran göl, özellikle bunaltıcı yaz günlerinde ferahlatıcı bir günübirlik kaçış noktasına dönüşüyor.
BUZUL GÖLLERİ VE ZİRVEYE KAÇIŞ: KAÇKAR DAĞLARI
Rize ve Artvin sınırında uzanan Kaçkar Dağları, temmuz ortasından ağustos sonuna kadar yılın en özel dönemini yaşıyor. Yüksek kesimlerdeki karların erimesiyle ortaya çıkan buzul gölleri, sisli tepeler ve geleneksel yayla evleri, macera tutkunlarına benzersiz bir coğrafya sunuyor. Bölgenin en az yağış aldığı bu dönem trekking için en ideal zamanı oluştururken, uzmanlar yüksek irtifaya çıkacak ziyaretçilerin yanlarında mutlaka su geçirmez ekipman bulundurması gerektiğini hatırlatıyor.
KAVURUCU SICAKLARIN ORTASINDA BUZ GİBİ BİR VAHA: SAKLIKENT KANYONU
Muğla ile Antalya sınırında yer alan Saklıkent Kanyonu, Akdeniz'in bunaltıcı yaz sıcaklarına adeta meydan okuyor. Yüksek kayalıkların arasından akan buz gibi suyu ve neredeyse hiç güneş almayan dar geçitleri sayesinde kanyon, çevre sahillere göre yaklaşık 15 derece daha serin bir atmosfer sunuyor. Buz gibi akan suyun içinde yürüyerek devasa kayalıkları keşfetmek, yaz sıcağında serinliğin zirvesine çıkmak isteyenleri bekliyor.
ASIRLIK ÇINARLARIN GÖLGESİNDE ÇİVİ GİBİ: KAZ DAĞLARI
Balıkesir'de yer alan Kaz Dağları, yaz aylarında Ege ve Marmara sahilleri kavrulurken adeta bir serinlik vahasına dönüşüyor. Dağın yüksek kesimlerindeki yaylalar, asırlık çınar ağaçlarının gölgesine saklanan Hasanboğuldu Göleti ve Sütüven Şelalesi, ziyaretçilerine çivi gibi soğuk sular sunuyor. Kıyı şeridinin bunaltıcı neminden uzaklaşmak isteyenler için bölge, oksijen deposu havasıyla yaz ortasında derin bir nefes aldırıyor.
BULUTLARIN ÜZERİNDEKİ İZOLASYON: BORÇKA KARAGÖL VE MACAHEL
Artvin'de konumlanan Borçka Karagöl ile Türkiye'nin ilk biyosfer rezerv alanı olan Macahel, el değmemiş coğrafyasıyla yaz sıcağına meydan okuyor. Sık bitki örtüsü ve devasa ormanların kalbinde yer alan bu bölgelerde, gündüz saatlerinde bile gölgede serin bir meltem eserken geceleri sıcaklık mont ve battaniye aratacak seviyelere düşüyor. Kıyı şeridinin kalabalığından ve bunaltıcı neminden uzaklaşmak isteyen doğaseverleri, Karadeniz'in en sessiz ve huzurlu atmosferlerinden biri bekliyor.
YOLA ÇIKMADAN ÖNCE BUNLARI UNUTMAYIN
Yüksek rakımlı bölgelerde gündüz ve gece sıcaklıkları arasında belirgin fark oluşabiliyor. Bu nedenle yanınıza ince bir mont veya kalın bir üst almak faydalı olabilir. Doğa yürüyüşü planlayanların uygun ayakkabı tercih etmesi, bol su tüketmesi ve yola çıkmadan önce hava durumunu kontrol etmesi de güvenli ve konforlu bir gezi için önem taşıyor.