Komisyon raporunun ruhu
TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, toplantılarını tamamladı; hazırlanan ortak rapor Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onay vermesinin ardından TBMM'ye sunulacak. TBMM Genel Kurulu ortak raporu görüşüp oylamak için toplanacak. Raporun ruhu tek madde ile özetlenirse; "Her şey, her adım, terör örgütünün bütün unsurlarıyla silah bıraktığının tespit ve teyit edilmesinden sonra atılacak." Habertürk'ten Bülent Aydemir yazdı..
Komisyon’un koordinatör grup başkanvekilleri pazartesi günü bir araya gelerek ortak metne son şeklini vermişti ancak bugün son bir toplantı yapılması yönünde karar alındı.
Metinde üzerinde uzlaşılan, ortaklaştırılmış öneriler yer alırken, partilerin önerileri de “parti önerisi” şeklinde rapora girdi. TBMM gündemine önümüzdeki süreçte sadece üzerinde uzlaşılmış ortak maddeler gelecek. DEM Parti’nin ortak metne ilişkin itirazları ve bazı talepleri olsa da AK Parti Grup yöneticileri Meclis Genel Kurulu’na sadece ortak önerilerin yer aldığı metnin getirilip oylanacağını ifade etti.
Komisyon bugünkü son toplantısı ile görevini tamamlamış olacak. Bundan sonra ancak ihtiyaç duyulması halinde partilerin koordinatör grup başkanvekilleri bir araya gelecek. Partiler süreç içinde isterlerse ortak metinde yer almayan ancak kendilerine ait önerileri kanun teklifi olarak Meclis’e sunabilecek.
Tek cümleyle özetlemek gerekirse metnin ruhu, “Terör örgütünün Suriye’deki YPG/SDG dâhil bütün unsurlarıyla silah bırakma süreci ilgili güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilirse sürecin diğer aşamalarına geçilecek” cümlesiyle değerlendiriliyor. Daha açık ifadeyle silah bırakmış terör örgütü mensuplarından suça karışmamış olanların değerlendirildiği grup etkin pişmanlığı düzenleyen TCK 221.madde kapsamında değerlendirilecek. Diğer gruplar ise kategorik bir şekilde bu yasa kapsamında eve dönüş imkânından yararlanacak.
Umut hakkını da içeren geniş tanımlı bir infaz rejimine geçilecek. Bununla ilgili yasal düzenleme yapılması gerekiyor. AİHM’in kararlarıyla dikkat çektiği umut hakkını da içeren suç tanımlarına yeni yasada yer verilecek. Gelinen noktadaki bakış açısını yansıtmak açısından şu cümleyi kurmak yanlış olmaz: “Silah bırakma yoksa sürecin örgüt üyeleri açısından ilerlemesi söz konusu değil.”
UZLAŞILAN MADDELER TBMM GÜNDEMİNE GELECEK
DEM Parti’nin ortak metne ilişkin bazı itirazları ve talepleri olsa da parti gruplarının üzerinde uzlaştığı maddeler demokratikleşme adımları olarak kanun teklifi şeklinde peyder pey TBMM gündemine gelecek. Raporda; PKK'nın tüm unsurlarıyla silah bırakmasının devletin ilgili kurumları tarafından, "tespit ve teyit edilmesinin” önemine işaret ediliyor. Bunun yalnızca güvenlik tehdidinin sona erdiğinin ilanı anlamına gelmediği, aynı zamanda yeni bir hukuk ve politika çerçevesinin başlangıç noktası olacağı vurgulanıyor. Silahların teslimi ve örgütün tasfiyesi için gerekli yasal düzenlemeler üzerinde de genel bir mutabakata dikkat çekiliyor.
Raporda bu süreçte yer alan, görev yapan, görüş ve önerilerde bulunanlara yasal güvence de sağlanması da öneriliyor. Metnin, "Yargılama ve İnfaza İlişkin Düzenlemeler" başlığı altında sıralanan maddelerinde hem uluslararası hukuk hem de insan hakları standartları temel alınarak infaz rejiminin yeniden yapılandırılması gerektiğine dikkat çekiliyor.
Abdullah Öcalan’la ilgili umut hakkı konusunda, “İnfaz mevzuatının AİHM ve AYM içtihatları ile tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmeler bağlamında gözden geçirilerek infaz adaletini esas alan bir temelde yeniden ele alınması önerilmektedir" ifadesine yer veriliyor. Şartlı salıverilmeye karar veren cezaevlerindeki idare ve gözlem kurullarının yapısı ve karar süreçleri, uygulamadaki aksaklıkların giderilmesi önerisi de yer alıyor. Metinde, "Hasta ve yaşlı tutuklu ve hükümlüler için, yaşam hakkının her hakkın önünde olduğu gerçeği göz önüne alınarak, infaz ertelemesi müessesesi değerlendirilmelidir" önerisi yer alıyor.
DEMOKRATİKLEŞME ADIMLARI
Üzerinde uzlaşılan demokratikleşme adımları ve yasal düzenlemeler şunlar:
- Meclis'in denetim rolünün güçlendirilmesi, idarenin hareket alanının hukuka daha sıkı bağlanması ve toplumsal güvenin artırılması gerekir.
- Silah bırakma süreciyle eş zamanlı olarak toplumsal bütünleşmeyi güçlendirecek, "müstakil ve geçici nitelikte" bir yasal düzenlemenin yapılması gerekiyor.
- Silahı ve şiddeti reddeden bireylerin topluma yeniden kazandırılmasını, silah ve şiddete kalıcı olarak son verilmesini ve meselenin bütünüyle hukuki ve siyasi zemine çekilmesini amaçlayan kanuni düzenleme yapılmalı.
- Yapılacak düzenleme örgüt mensuplarının yalnızca silah bırakma sonrasındaki hukuki durumlarını tespit ve tayine yönelik olmamalı aynı zamanda kanun, ilgili kişilerin; adil, güvenli ve sağlıklı bir şekilde topluma bütünleşmesini de hedeflemeli.
- Kanun, kamu vicdanını ve toplumsal hassasiyetleri gözetmeli, kapsamı yorum yoluyla genişletilmeye müsait olmayacak şekilde net, bütüncül ve anlaşılır olmalı.
- Müstakil ve geçici kanun ile birlikte ceza ve infaz hukukunda yer alan hükümlerden istifade edilerek hazırlanacak bir düzenleme ile bahse konu kişiler hakkında tasarrufta bulunulabilir.
- İlgili kişiler hakkında mutlaka adli bir işlem yapılması gerektiği değerlendirilmektedir. Yasal düzenlemeler, toplumda cezasızlık ve af algısı oluşturmamalı.
- Sürecin bir İzleme ve Raporlama Mekanizması kurulmalı. Bu mekanizma, uygulamaların etkinliğini ölçerek kamuoyunun düzenli bilgilendirilmesini sağlamalı.
- Yürütülen süreçte örgüt mensuplarının silahları bırakarak toplumsal düzene adapte olabilecek dönüşümü gerçekleştirmeleri hedeflenmeli.
- AİHM ve AYM’nin yerleşik içtihatları doğrultusunda tutuksuz yargılamanın esas alınmasına özen gösterilmeli.
- Şiddet içermeyen hiçbir fiilin terör suçu olarak nitelendirilmemesi; ifade özgürlüğü kapsamında olması gereken eylemlerin terör suçu sayılmaması.
- Türk Ceza Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu ve ilgili mevzuatın, kanuni belirlilik ilkesi çerçevesinde ifade özgürlüğünü güçlendirecek şekilde yeniden düzenlenmesi.
- Doğuştan gelen, dokunulamaz ve devredilemez nitelikte olan temel hak ve özgürlüklerin tam ve eksiksiz kullanımının önündeki engellerin kaldırılması amacıyla mevzuatın gözden geçirilmesi.
- Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun, hak ve özgürlükleri genişletecek ve hakkın özünü koruyacak şekilde yeniden düzenlenmesi.
- Şiddet çağrısı, nefret söylemi ve terör propagandasıyla etkin mücadele sürdürülürken; hukuki sınırlar içinde kalan her türlü eleştiri, itiraz ve talebin demokratik yaşamın ayrılmaz bir parçası olarak korunmasını temin etmek amacıyla basın ve yayınla ilgili kanunların gözden geçirilmesi.
- Haberleşme sınırlarını aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamalarının suç oluşturmayacağı hükmü doğrultusunda, basın özgürlüğünü sınırlayıcı sonuçlar doğuran yasaların hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleri çerçevesinde yeniden ele alınması.
- Anayasa’nın 79’uncu maddesi çerçevesinde, genel yargısal süreçler ile seçim yargısının belirlilik ve kanunilik ilkelerine uygun biçimde düzenlenmesi amacıyla yeni bir Siyasi Partiler Kanunu ile yeni seçim kanunlarının hazırlanması.
- Demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarından olan siyasi partilerin kurumsal kimliklerinin korunması esas alınarak uygulamaların gözden geçirilmesi ve bir Siyasi Etik Kanunu hazırlanması.
Fotoğraf: AA