Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Takılın dünyanın en korkunç 10 müzesi, ölüm müzesi, korkunç müzeler
        1

        1.Ölüm müzesi- Los Angeles, California, ABD

        Seri katiller tarafından yaratılmış en büyük sanat çalışması koleksiyonuna sahip Los Angeles’taki tüyler ürperten Ölüm Müzesi, en dayanıklı kişilerin bile bilinçaltına girebilir. Dehşet verici gerçek suç mahali fotoğrafları ve onları takip eden otopsiler zayıf midelere göre değil. Korkunç araba kazalarının fotoğraflarını görmek bir daha araba kullanmak istememenize sebep olabilir.

        2

        Müze; cenaze eşyalarıyla dolu odalar ve mumyalama aletleri, infaz fotoğrafları, çeşitli cinayet olaylarını aydınlatan grafikler ve sadece intiharla ölüm olayına odaklanan bir odadan oluşuyor. Hala yeterince korkmadıysanız insanların gerçekten öldüğü video sergisini ve Mavi Sakal lakaplı Parisli seri katilin giyotinle kesilmiş başını görmeyi deneyin!

        3

        2. Vent Haven Vantrilok Müzesi- Fort Mitchell, Kentucky, ABD

        Ventrilok mankenleri ucuz görünebilir ve bizi eski karnaval günlerine geri döndürebilir yakından bakarsanız son derece ürkütücü olduklarını görebilirsiniz. Bu mini-insanlarda ürkütücü bir şeyler olduğu kesin. Şaka yapan, gözlerini oynatan ve kendi zihinleri varmış gibi görünen bu oyuncaklar inançsızlığınızı askıya alabilir ve gerçek şeytanca niyetlere sahip olabilir.

        4

        Eğer bir kukla korkunçsa 700 parçadan oluşan koleksiyonunun nasıl olabileceğini düşünün, sandalyelerinde oturuyor ve ifadesiz gözlerle size bakıyor. Kentucky’de bulunan Vent Haven Vantrilok Müzesi, dünyanın vantrilokluğa odaklanan tek müzesi. Sanki efendiniz olmak için sizi hipnoz etmeye çalışır gibi bakan merhametsiz bakışları müze boyunca sizi takip edecek. Sakin kalın ve bağırarak koşmamaya çalışın.

        5

        3. Mumyalar Müzesi- Guanajuato, Meksika

        Son derece garip ve rahatsız edici bir diğer müze Meksika’nın Guanajuanto şehrinde bulunuyor. Burada 111 mumyalanmış erkek, kadın ve çocuk bedeni sergileniyor, çoğu da diri diri gömülürken bağırmaktan açık kalmış ağızları ile!

        6

        1833’teki kolera salgını sırasında bu bedenler de ebedi istirahatlarındaydı. 1865’le 1958 arasında, akrabaları veya yakınları gömülü kalmaları için gerekli olan vergiyi ödemediği için mezarlarından yavaş yavaş çıkarılmaya başlandılar. Mumyalar Müzesi, mezarlığın içindeki bir binada tutulan korunmuş bedenleri görmeye gelen turistlerin mezarlık çalışanlarına para vermeye başlamasıyla zaman içinde gelişmiş.

        7

        Bu koleksiyon içinde aynı zamanda dünyanın en küçük mumyasını da görebilirsiniz; kolera salgınına yenik düşen bir annenin karnındaki fetus… Diğer mumyaların bazıları çıplak olsa da gömüldüklerinde giydikleri kıyafetle duruyorlar. Bu hastalıklı ölüm sonrası hayat koleksiyonunu görmek en kötü kabuslarınıza zemin hazırlayabilir.

        8

        4. Dupuytren Müzesi - Paris, Fransa

        Tıbbi anormalliklerin gerçek yaşam örnekleriyle dolu son derece garip ve tüyler ürpertici bu müze Paris’te bulunuyor. Dupuytren Müzesi ilk kez 1835’te hastalıklı ve kusurlu fetüslerle iskelet ve organları toplayan meşhur bir Parisli anatomici ve cerrah tarafından açıldı.

        9

        Bu dehşete düşüren koleksiyon bir kavanozda sıvı içinde bekletilen deforme olmuş insan vücudu parçaları, birleşik ikizler, ve açık iç organlarla doğmuş bebekler olmak üzere 6,000 parçadan oluşuyor. Tuhaf kistlere, yarık dudaklara ve anlatılması zor doğum kusurlarına sahip balmumunda insan kafaları müzeyi süslüyor.

        10

        5. Glore Psikiyatrik Müzesi - St. Joseph, Missouri, ABD

        Garip GlorePsikiyatrik Müzesi’ne girişinizde tehlike ve dikkat hissiyatı da sizinle birlikte giriyor. Müze 1968’de 1874’ten kalma "State Lunatic Asylum #2" adı verilen gerçek bir akıl hastanesinin içinde açıldı. Koridorlarına bir çeşit kasvet sinmiş.

        11

        Belki de içlerindeki “deli” tarafı çıkarmak için acı verici tedavilere maruz kalan ve bu duvarlar arkasına kilitlenen insanların çığlıklarından kalma bir histir. "The Hollow Wheel" adı verilen dev bir hamster çemberine hapsedildiğinizi hayal edin; 18. Yüzyılda bu çemberle hastaları yormak için 48 saat hareket ettirirlerdi.

        12

        Diğer hastalar da, doktorlar akıl hastalıklarının beyinde çok fazla kan toplanmasına neden olduğunu düşündüklerinden “sakinleştirici sandalye” adı verilen bir sandalyeye bağlanıp 6 ay boyunca zaman zaman kesilip kanatılırlardı. Bazıları da sistemlerini şoka uğratmak için rastgele buzlu suya daldırılırlardı.

        13

        Barbarca psikiyatrik tekniklerini, ekipmanlarını ve gülümseyen mankenlerle bu deliliğe hayat veren 3 boyutlu canlandırmaları görmekteki tüyler ürperticiliği hayal edin! Ayrıca gerçek tutuklular tarafından yapılmış korkutucu sanat eserlerini ve bir akıl hastasının midesinden çıkarılan nesnelerin sergisini de görebilirsiniz; 453 tırnak, 105 saç tokası, 115 çengelli iğne ve çeşitli tırnaklar, vidalar, düğmeler, kancalar, iğneler… Burası, hayat ne kadar zor olursa olsun işlerin daha da kötüye gidebileceğini hatırlatıyor.

        14

        6. Mutter Müzesi- Philadelphia, Pennsylvania, ABD

        1858’de insanları panikletmek ve kıvrandırmak için açılan Mutter Müzesi, patolojik örnekler ve tıbbi anormalliklerin bir koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor. Katil ve epilepsi hastalarının gerçek beyinleri, sahiplerinin nasıl öldüğünü gösteren bir duvar sırası iskelet, Chang ve Eng adlı siyam ikizlerinin alçısı ve 2 metre 28 santimlik dev bir adama ait bir iskeletle bu müze birçok insanın derilerinin altına nüfus edebilir.

        15

        Paris’teki Dupuytren Müzesi gibi burada da içi sıvı dolu kavanozlarda uzaylıya benzeyen insanlar, en garip ve en rahatsız edici hastalık ve deformasyonlara sahip insanların fotoğrafları var.

        16

        Kusmamaya özen gösterin zira The Great Balloon filminde oynamış bir özel gösteri aktöründen çıkarılan 18 kiloluk dışkıyla 2.74 metrelik kalın bağırsak da burada sergilenenler arasında. “Iyyk” etkeni Mutter Müzesi’nin kesinlikle ana teması.

        17

        7. Lombroso ‘nun Kriminal Antrolopoloji Müzesi- Turin, İtalya

        1898’de kriminal fizyonomist Cesare Lombroso tarafından yaratılan İtalya’nın Antropoloji Müzesi 400’den fazla insan iskeletine ev sahipliği yapıyor. Lombroso anormal davranışlarla suça eğilimin birinin iskeletinin şekli ve boyutunda gizli olduğu fikrine takılmıştı.

        18

        Askerler, siviller, suçlular ve delilerden kafatasları topladı ve onları parçalara ayırdı. Koleksiyonu ayrıca bütün iskeletler, beyinler, tahlil fotoğrafları, antik araçlar ve gerçek suçlarda kullanılmış silahlardan oluşuyor. Buraya girenlerin korkuları havada asılı kalıyor. İsterseniz Dr. Lombroso’nun kendisiyle de görüşebilirsiniz. Kendisi cam bölmesinde mükemmel bir şekilde korunmuş olarak sergileniyor.

        19

        8. Ortaçağ İşkenceleri Müzesi - San Gimignano, İtalya

        Ortaçağ’a neden Karanlık Çağ denildiğini merak ediyor musunuz? İnsanlığın sadistik yanını keşfetmeye hazır olun ve “adalet” ya da cezalandırma adına ne kadar vahşi olabileceklerini görün. İtalya, San Gimignaro’daki Ortaçağ İşkenceleri Müzesi (Medieval Torture Museum) saf sadizmin 100’den fazla korkutucu, acı verici alet koleksiyonuyla bunu keşfetmenizi sağlıyor.

        20

        13. yüzyıl yapımı Devil's Tower (Şeytan Kulesi) zindanlarına konumlanmış müzenin dar koridorlardan geçerken, bir zamanlar insanları acımasızca ikiye ayırmak için kullanılan giyotine bakarken, vahşi bir İspanyol askerinin zina yapan bir kadının göğsünü koparırken ve kurbanın çenesinin altına yerleştirilmiş ve keskin sivri çivilerle uykuya dalmasını engelleyen “kafirin çatalı”na bakarken, işkence edilmiş antik ruhların inlemelerini neredeyse duyabilirsiniz.

        21

        Asıl tamamiyle dehşete düşüren Maiden of Nuremberg’i görmelisiniz; yontulmamış bıçaklarla kaplı kanatlı kapıya sahip tabut benzeri bu alet, kapılar her açılıp kapandığında içindeki kurbanı vahşice yavaş yavaş ikiye bölüyordu. Bu müze sadece Karanlık Çağ’ın karanlık tarafını göstermiyor aynı zamanda insan ruhundaki dipsiz kötülüğü açığa çıkarıyor.

        22

        9.Meguro Parazitolojikal Müzesi - Meguro, Japonya

        Değişken varlıkların korkusuna varın! İşkence aletleri ve iskeletler çoğu insanı korkutmak için yeterli olsa da bazen en korkunç şeyler hemen yanımızdadır. Japonya’daki Parazitolojikal Müze’ye bir ziyaret, çevrenizdeki her şeye karşı paranoyak bir şekilde midenizin bulanmasını sağlayacak.

        23

        Parazitler zararsız birçok kaynakta bulunabilir; yiyecekler, su ya da sadece yürümek ve nefes almaktan. Kaçıp saklanabileceğiniz hiçbir yer yok.1953’te açılan müze, dünyanın içi iğrenç parazitlerle dolu olan tek müzesi. Koleksiyondaki 45,000’den fazla nesneyle yaklaşık 300 tanesini tek seferde gösteriyor. Cam kavanozlardaki şu en kötü görünüşlü böceklere, kurtlara, ürkütücü sürüngenlere ve yanlış zamanda yanlış yerde bulunsaydınız nasıl vücudunuzu işgal edeceklerine bakın!

        24

        Yaşayan bir insandan çıkarılmış 8.8 metrelik gerçek bir tenyayı görün. Cesedi korunmuş hayvanların vücutlarının nasıl parazit işgaline uğradığını görün; dili parazit tarafından yenilmiş kaplumbağa gibi… Testisleri parazit işgaline uğramış adamın gövdesi kadar geniş ve dizlerine kadar büyümüş dev testisinin fotoğrafı müzenin en tüyler ürperten parçalarından. Müzede asla unutamayacağınız bazı fotoğraflar daha var.

        25

        10. Capuchin’lerin Yer Altı Mezarlığı- Palermo,İtalya

        En marazi ve ürkütücü kabristanlardan biri İtalya’nın Palermo kentinde 16. Yüzyıldan kalma bir mezarlıktaki manastırın altında bulunabilir. Capuchin’lerin Yer Altı Mezarlığı; 17. ve 19. Yüzyıl arasında ölmüş 8,000’den fazla insanın mumyalanmış vücuduna sahip. Yüzlerce yıl öncesine ait bedenler labirent gibi odaların duvarlarında, sessizce asılı şekilde sergileniyor.

        26

        Tozlu ve gri görünmelerine karşın yaşadıkları dönemin en iyi kıyafetlerini giymişler. Birçoğu bu kıyafetlerin arada bir değiştirilmesini talimat veren vasiyetler bırakmış. İçi boş göz çukurları ve açık ağızlarıyla asılı duran bu mumyalar dar mezarlığı ziyarete gelenlerle adeta alay ediyor.

        27

        Yaşamlarındaki statü ve sınıf farkına göre bölünmüş olan mumyalarda erkekler kadın ve çocuklardan ayrı yere asılıyken, rahip, keşiş, proseför ve hatta bakireler kendi bölmelerine sahip. Bu heybetli mezarlıkta zikzaklar çizerken tüyleriniz diken diken olacak.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ