Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Ümran AVCI/GAZETE HABERTÜRK

Almanya’da 2009’dan beri müziğin farklı dallarında eserler üreten besteci - söz yazarlarına verilen ve ‘Müzik Oscar’ları’ olarak kabul edilen GEMA Vakfı Alman Müzik Yazarları Ödülü’ne (Deutsche Musikautorenpreis) bu yıl Ensemble için müzik dalında Zeynep Gedizlioğlu aday gösterildi. Geçen perşembe günü açıklanan ödül her ne kadar Enno Poppe’e gitse de bu ödüle aday gösterilmek başlı başına önemli bir başarı. Son yıllarda eserleri dünyaca ünlü sanatçılar ve topluluklarca pek çok önemli konser organizasyonu ve festivalde seslendirilen Zeynep Gedizlioğlu, bu adaylıkla Alman Müzik Yazarları Ödülü’ne aday gösterilen ilk Türk bestecisi unvanını aldı.

‘ADAYLIK, ÖDÜLÜ ALMAK KADAR KIYMETLİ’

Televizyon ve tiyatro sanatçısı Şahika Tekand’ın kızı olan ve müzik yaşamını Almanya’da sürdüren Zeynep Gedizlioğlu, 2012 yılında da Ernst von Siemens Müzik Vakfı Bestecilik Ödülü’nü kazanmış ve 2014’te de ülkemizde Andante Dergisi’nin düzenlediği Donizetti Klasik Müzik Ödülleri’nde ‘Yılın Bestecisi Ödü- lü’ne değer görülmüştü. “Adaylığın kendisi neredeyse ödülü almak kadar kıymetli, prestijli” diyen Gedizlioğlu, “Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nı bitirdikten sonra eğitimime devam etmek üzere 24 yaşımdan sonra geldiğim bir ülke Almanya. 2016’nın sonunda 15 yılı dolduracağım. Benimkisi amaç edinilmiş bir yurtsuzluk ve amaç edinilmiş bir yaşam filozofisi olarak gelmedi. Hayat şartları onu gerektirdi. Farklılıkları, benzerlikleri, aynılıkları tecrübe etmek insanı adeta eğitiyor” diye konuştu.

Şimdilerde 14 kişi ve büyük orkestradan oluşan çok büyük bir müzik topluluğu için bir beste çalışması içinde olduğunu da belirten Gedizlioğlu, “Besteleri havaalanı ve kütüphanelerde yapıyorum. Klişe bir fikir vardır bin anda bir hezeyan gelecek, yanında kırmızı şarap duracak o hezeyanla her şeyi bir anda yazacağım. Bunun böyle olmadığını artık sadece ben değil benim gibi birçok besteci, çalışan da bilir. Yazmak da böyle bir şey. Yoğunlaşmakla ilgili. Bu da kesinlikle terbiye etmesi gereken, disipline olmak gerekiyor. O disiplin ve kafadaki sükûnetle delirebiliyor insan” dedi.