Kurumsal hayatı bırakıp organik tarım üreticisi oldular
İstanbul'daki özel şirketlerde çeşitli görevlerde bulunan 7 kadın yönetici, istifa kararı alıp İzmir'in Seferihisar ilçesindeki Beyler köyünde organik tarım işine girişti. Onarıcı tarım hedefi ile yola çıkan 7 kadın girişimci, yüksek katma değerli organik tarımsal üretime katkıda bulunmayı hedefliyor. Sınırlı Sorumlu Seferihisar Kadın Üretim Girişim ve İşletme Kooperatifi'ni kuran kadın girişimciler, ürettikleri ürünleri tanıtmak ve pazarlamak için Doğal, Organik ve Sağlıklı Ürünler Fuarı Exponatura'ya da katıldı
İstanbul'da çeşitli şirketlerde çalışan üst düzey kadın yöneticiler, kurumsal iş hayatını bırakıp İzmir'in Seferihisar ilçesindeki Beyler köyünde organik tarımsal üretim yapmaya başladı.
Onarıcı tarım hedefi ile yola çıkan 7 kadın girişimci, şehirde kazandıkları birikim ile köyde yüksek katma değerli organik tarımsal üretime katkıda bulunmayı hedefliyor.
Süreç içerisinde üretimlerini artıran kadın girişimcilerin, güç birliği amacıyla Sınırlı Sorumlu Seferihisar Kadın Üretim Girişim ve İşletme Kooperatifi'ni kurarken, ürettikleri ürünleri tanıtmak ve pazarlamak için Doğal, Organik ve Sağlıklı Ürünler Fuarı Exponatura'ya da katıldı.
'SIFIR ATIK BİLİNCİ İLE ÇALIŞIYORUZ'
Sınırlı Sorumlu Seferihisar Kadın Üretim Girişim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Tuba Karahanoğlu, İstanbul'da 22 yıl özel sektörde üst düzey yöneticilik yaptıktan sonra istifa edip eşi ve çocuğuyla Seferihisar Beyler köyüne yerleştiğini anlattı.
Karahanoğlu, "Önce arazimizi aldık ve onarıcı tarım yapmak hedefiyle yerel tohum üreten üreticiler ile çalışmaya başladık. 3 üretici ile başlayan üretimimiz, bugün 24 üretici ile devam ediyor. 3 yıllık deneyimimiz sonucunda ticari ve insani ilişkilerimiz gelişti. Son olarak geçen ay kooperatifimizi onarıcı tarım hedefiyle yola çıkmış arkadaşlarımız ile kurduk" diye konuştu.
Kozmetikten uçucu yağlara, ilikli kemik suyundan işlenmiş sebze ve meyve konservelerine kadar geniş bir yelpazede üretim yaptıklarını anlatan Karahanoğlu, sıfır atık bilinci ile çalıştıklarını ve her ürünün atığının bir başka ürünün ham maddesine dönüştüğünü söyledi.
Bir üründen birden fazla ürün geliştirdiklerini belirten Karahanoğlu, "Üzüm çekirdeklerini çıkartıyoruz. Çekirdekleri ham olarak satıyoruz, öğütülmüş olarak satıyoruz. Çekirdeğin yağını çıkartıp yağını satıyoruz ve çekirdeğin dip yağından da sabun yapıyoruz. Hedefimiz, sıfır atık ile maksimum verimi sağlamak ve kendi içimizde ham madde döngüsü ihtiyacını karşılamak. Bundan sonra alacağımız üyeler de bu döngüye uyum sağlayabilecek üyelerden oluşacak" dedi.
'ÜRETİCİLİĞİ YÖNETİCİLİĞE TERCİH EDERİM'
Tuba Karahanoğlu, onarıcı tarım hedefiyle yola çıktıklarını vurgulayarak, "Köylülerle süreç içerisinde diyalog geliştirdik. Bizim çabamızı ve çalışmalarımızı gördükten sonra bu meseleye inançları arttı. Köylülerimize, komşularımıza saf bir hayal satmadık. Ayakları yere basan ve yüksek gelir sağlayabilecekleri bir üretim döngüsünü anlattık. Şehir hayatından gelen bağlantılarımız ile birçok sorunu aştık. Geldiğimiz noktada, üreticiliği yöneticiliğe tercih ediyorum" diye konuştu.
Katma değerli üretim yapmak için çeşitli inovatif geliştirme çalışmalarında bulunduklarını ifade eden Karahanoğlu, "Ahlat meyvesi vardır. Biz bu meyveyi toplamaya başladık. Daha sonra bu meyvenin ununu satmaya başladık. Anneler, bu ürüne çok fazla ilgi gösterdi. Daha fazla ne yapabiliriz diye düşündük. Kooperatiften bir arkadaşımız fıstık ezmesi üretiyordu. Şimdi, artık ahlatlı fıstık ezmesi üretmeye başladı. Sağlıklı barlar yapıyordu, artık ahlatlı barlar yapmaya başladı" dedi.