Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Ebru AYAZ / HABERTURK MAGAZİN

Rock'çı Özge Fışkın, İstanbul serüvenine başladığı yer olan Roxy sahnesinde HT MAGAZİN’e konuştu. Evliliğinin çok iyi gittiğini söyleyen şarkıcı, ülkemizdeki sanatçıları ise imkânsızlıkların tetiklediğini ve zorluklardan beslenildiğini anlattı.

‘İmkÂnsızlıklar yaratıcılığı tetikliyor’

Rock müziğin sevilen isimlerinden Özge Fışkın, bir müzisyende olması gereken temel öğeleri özgünlük ve gerçekten bir şey ifade etmeye çalışmak olarak sıralıyor. 20 yıldır müzikle uğraşan Fışkın, “İmkânsızlıklar yaratıcılığı tetikliyor” diyor.

Türk rock müziğinin sevilen isimlerinden Özge Fışkın’la İstanbul serüvenine başladığı Roxy sahnesinde buluşup müzikten evlilik hayatına kadar her şeyden konuştuk... 

Bir müzik yarışmasında jüri üyesisiniz. Bundan bahsederek başlayalım.

Evet ‘Rocco ile Roxy Müzik Günleri’nde jüri üyesiyim. Aynı zamanda eski bir yarışmacıyım. 2000 yılında Ankara’dan yeni geldiğim zamanlarda bu yarışmaya katılmıştım. Kariyerime odaklanıp motivasyonumun artmasına neden oldu. Çok önemli bir yarışma. 

Yarışmayı tanımlarsak nasıl bir organizasyon?

Her yıl 150 başvurunun 16’ya indirgendiği bir müzik yarışması. 29 Şubat’a kadar başvuru yapılabiliyor. Yarışma mayıs ayında olacak. Dereceye girenler önemli bir adım atmış oluyor. n Bir müzisyende olması gereken kriterler nedir sizce? Birden çok şey var ama özgün olması ve gerçekten bir şey ifade etmeye çalışıyor olması çok önemli. Birbirine benzeyen şeyler olabiliyor ama kalıcı olabilmek için en başından bu öğeler olmalı.

"ÇIKIŞ NOKTASI ÜRETMEK OLMALI"

O öğeler doğuştan mı olur yoksa zamanla geliştirilebilir mi?

Her ikisi de geçerli. Önemli olan kişinin yeteneğini nasıl yöneteceğine karar vermesi. Ben 20 senedir müzikle uğraşıyorum, kendi bahçemi oluşturabileceğimi düşündüm. Özgünlüğü oluşturmak için donanım gerekli. Çok çalışmak, iyi okumak, halihazırda kendi yaşıtlarının ya da geçmişin ürettiği müzikleri ve teknolojiyi takip etmek lazım. Bu ülkede sanatla uğraşmak çok kolay bir şey değil. Çıkış noktanız üretmek olmalı. Çok tüketen bir nesle döndük. Dirayetli olmak gerekir.

Bu yarışmaya girip çıkış yapan isimler kimler peki?

Teoman, Hayko Cepkin, Aylin Aslım, Replikas gibi birçok isim var. Ülke sadece İstanbul’dan ibaret değil. Başka şehirlerde de kendi müziğini yapmak için uğraşan müzisyenler var. Kendimden hatırlıyorum bu yarışmaya girmeden önce büyük heyecan hissetmiştim.

‘Evde vakit geçirmeyi severim’

Artık herkes kendini televizyonda göstermek istiyor.

Bu, biraz daha geneli kapsayan bir şey. Ama bu yarışmada sadece performans değil, yaratıcılık da var. Kendi müziklerini yapan kişiler var. Artık müzik türleri birbirinin içinden geçmeye başladı. Keskin çizgilerle birbirinden ayrılmıyor. Dolayısıyla bu yarışma sadece rock müziğin platformu değil. 

Eskiden düzenlenen ses yarışmalarında birinci olan hem albüm yapıyor hem de oyuncu oluyordu. Bu yarışma da bu tatta bir organizasyon mu?

Bahsettiğiniz dönemle bu dönem çok farklı. Tüketim söz konusu. İnsanlar uzun saatler çalışıyorlar, gerginler. Müziğe vakit ayırabilmek için fedakârlık yapmaları gerekiyor. Müzikle uzun süredir uğraşan insanlar bile zorlu yollardan geçiyor. Ama elbette başlangıç için sağlıklı bir platform. 

Size dönersek günlük hayatınızda neler yapıyorsunuz?

Şu sıralar çok yoğunum. 3’üncü solo albümüm çıkalı 1 yıl olacak. Ağırlıklı olarak provalar oluyor. İş güç dışında evde vakit geçirmeyi çok seven biriyim. ‘aşktan bahsedecek hal kalmadı’

Dansçı mısınız aynı zamanda?

Değilim, Eurovision’da dans ettim ama profesyonel geçmişim yok. Sertab Erener’in bana verdiği bir sorumluluktu o. Son dakikada ekibe dahil oldum. Günde 5-6 saat provayla dans ettim. Benim için müthiş bir tecrübe oldu.

Biyoloji okumuşsunuz bildiğim kadarıyla. Müziğe geçmeye nasıl karar verdiniz?

Kendimi bildim bileli sanatın birkaç dalına ilgim vardı. Müzik konusunda evdekilerle hemfikir olamamıştım ama şu an çok mutlular. Kendi müziğimi yapabilmek için özel derslerle kendimi eğitmeye çalıştım.

Ülkemizde sanatçılar en çok neden besleniyor?

Her şeyden. İmkânsızlıklar yaratıcılığı tetikliyor. Ülke şartlarının zorluğundan ve süratten besleniyor herkes. Rahat rahat uzanıp şöyle aşktan meşkten bahsedecek halimiz kalmadı. 

Müziğin maddi olarak getirisi oluyor mu son dönemde?

Kişi sanatsal bir şey yapacaksa bu kaygıyla yola çıkmıyor. Tabii ki hayatını idame ettirebilmek için bir getirisi olmalı. Şu an bir geçiş dönemindeyiz. Önemseyen insanlar albüm almak için uğraşıyor. Elbette sayıları az. Ama yaratıcı açıdan bence hiç kısır bir dönemde değiliz.

"EVLİLİK KISMET MESELESİ"

Evliliğiniz nasıl gidiyor?

Çok iyi gidiyor, erken yapılmamış bir evlilik olduğu için gayet aklı başında bir şekilde karar aldık.

Geç evlenmek daha mı doğru sizce?

Şimdi biraz yaşlar kaydı ama çok erken bir araya gelip uzun yıllardır evliliğini sürdüren arkadaşlarım da var. Ben kendi adıma konuştum. İnsanın tecrübe kazanması gerekiyor, ne kadar yaşanmışlık olduğuna bağlı. Evlilik biraz da kısmet meselesi. Bu kelimeyi çok kullanan biri değildim ama bir şey oluyorsa oluyor, olmuyorsa olmuyor.

Peki evlilik aşkı öldürüyor mu?

Kesinlikle hayır. Mesele evli olmak değil. Her türlü ilişkiyi sağlıklı halde sürdürebilmek için, insanın önce kendisiyle olan ilişkisini gözden geçirmesi gerekiyor. Kadınlar ne istediğini bilmeden belli bir yaşa geliyor. “Şöyle olsun, şunu okumuş olsun” diyoruz ama karşımızdaki insanın huyuyla ilgili hiç tahammül edemeyeceğimiz tarafları olabilir. İnsan kendisine öfkeliyken karşısındakine pek şefkatli davranamayabiliyor. Ben de yaşadım bunu.

"SERTAB'DAN ÇOK ŞEY ÖĞRENDİM"

Sertab Erener’le beraber çalıştığınız dönem sizin için nasıl geçti?

2000-2005 yılları arasında beraber çalıştık. Çok şey öğrendim. Benim back vokalistlik deneyimim yoktu, aklımdan geçen bir şey de değildi. Kendisi çok önemsediğim, saygı duyduğum bir isimdi. Ozan Doğulu vasıtasıyla bir araya geldik. Çok kısa süre içerisinde de anlaştık. 

Türkiye’de son dönemde çok beğenerek dinlediğiniz kimler var?

Yeni isimlerin hepsini takip ediyorum, pek çok isim var. Yaptıkları işleri çok cesur buluyorum. Mesela Mabel Matiz, Ceylan Ertem, Gaye Su Akyol, Adamlar ve Büyük Ev Ablukada.

BAKMADAN GEÇME