Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Özel Röportajlar "15 yaşından beri bana Angelina derler"

        HT MAGAZİN / Mehmet ÇALIŞKAN - ÖZEL RÖPORTAJ

        Güneş Emir aslında 'Deniz Yıldızı'nı izleyenlerin hiç de yabancısı olmadığı, hatta fanatizm ölçüsünde hayranları olan bir isim. 'Deniz' karakterin canlandırdığı dizide 500 bölüm rol alan Emir, medyatik olmamasına rağmen çok sayıda hayranı olan oyunculardan. Genç oyuncuya bunun nedenini ve hakkında merak ettiklerimizi sorduk.

        Kariyer planlamanızdan söz edelim...

        Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı'ndan 2011'de mezun oldum. Mezun olduktan sonra en büyük hayalim olan hayatım boyunca oyunculuk yapmak üzerine yola çıktım. Kariyer planlamamamı tiyatro sahnesi mutlaka olmalı şeklinde yaptım. Elbette sinema filmleri, dizilerde ve oyunculuğumu sergileyebileceğim başka projelerde yer alabilirim. Planlamamın özü aslında oyunculuğumun önüne hiçbir şeyin geçmemesi üzerine kurulu.

        Bir gazetede gördüğünüz ilan üzerine 13 yaşında oyunculuk kursuna başladınız. Ya o ilanı görmemiş olsaydınız...

        13 yaşımdan önce oyunculuk hayallerim yoktu. Ailem beni sık sık tiyatro oyunlarına götürürdü. Hiç unutmuyorum 13 yaşımdayken Hadi Çaman Tiyatrosu'nda 'Kelebekler Özgürdür'ü izledik. Sahnede Tolga Çevik ile Sevinç Erbulak vardı. 'Kelebekler Özgürdür' beni gerçekten büyüledi. En en koltukta oturuyordum, oyunu izledikten sonra tiyatro kursuna gitmek istedim. Ne var ki annem beni vücudumun şekillenmeye başladığı dönem olduğu için spor kurslarına göndermek istiyordu ama ben tiyatro kursu tutturmuştum. O günlerden birinde o ilanı gördüm. Kursa başladıktan sonra oyunculuktan başka bir iş yapamayacağıma karar verdim. O ilanı gömeiş olsaydım da .. oyununa büyülenmiş olmam beni başka bir şekilde oyunculukla buluşturacaktı.

        Fatih Altaylı'nın 'Teke Tek'inde Ali Poyrazoğlu sizi 'Çok güzel bir kız. Çok benzediği Angelina Jolie'den bile güzel' şeklinde öve öve bitiremedi. Angelina Jolie'ye benzemek hoşunuza gidiyor mu?

        15-16 yaşından beri Angelina Jolie'ye benzetiliyorum. Öyle 'Aman aman Angelina'ya benzetiliyorum" diye ortalıkta gezmiyorum. Güzel bir kadına benzetilmek güzel bir duygu, gurur okşayıcı ama ben Güneş Emir olarak anılmak çok daha güzel, öyle daha çok mutlu oluyorum.

        Medyatik değilsiniz ama çok sayıda hayranınız var. Bunu nasıl başardınız?

        Ben Ankara'da okudum. Orada 'İşini yap, işinden sonra normal hayatına dön' mantığı vardır. Bizi sahnede veya televizyonda izlemiş insanlara oturup yemek yiyebilirsiniz, çay içebiliyorduk. Sanıyorum bunun etkisi söz konusu.

        İstanbul'da zorlanıyor musunuz?

        Zorlanmak değil de daha dikkatli yaşıyorum. Çünkü özel hayatımda özgürlüğümün kısıtlanması hiç hoşuma gitmiyor. Özel hayatıma kısıtlama gelirse kendimi çok mutsuz hissediyorum. İş hayatımda da böyle aslında. Kendimi var olacağımı hissetmediğim işlerde yer almıyorum. Bir takım maskelerle, kurallarla yaşamamak için daha özenli ve dikkatli seçimler yapıyorum.

        Medyatik olmaktan neden bu kadar ürküyorsunuz?

        Bunu ürkme olarak tanımlamayalım. Rol aldığım 'Deniz Yıldızı'nda sabahtan gecenin körüne kadar çalışıyordum. Geri kalan az zamanımı kendimi geliştirmeye, eğitmeye harcıyordum. Benim zaten 'medyatik alan yaratayım düşüncesi yokki. Kendime ne kadar yetiştirebilirsem, eğitebilirse oyunculukta o kadar uzun süre var olacağıma inanan biriyim.

        Dizi furyasının yaşandığı bir dönemde siz kendinizi tiyatro sahnesine attınız. Dizide çok daha fazla para kazanmak varken neden tiyatro sahnesindesiniz?

        Günlük bir dizide 500 bölüm oynadım. Birk daha günlük dizide rol almam. Çünkü bu alanda yapmam gerekeni yapmışım. Artık haftalık bir dizide ustalarla birlikte kamera karşısına geçmek isterim. Bir oyuncunun sahneden uzak kalması bir sporcunun idman yapmaması gibidir. Sahneden uzak kalan oyuncu televizyonda da sinemada da kendini belli ediyor. Bütün hocalarım böyle söyler.

        Sektörde 'Bu kız idmanlı. İyi bir projede iyi bir rol verelim' mantığı var mı?

        Yapımcılar, böyle düşünüyor mu bilmiyorum ama en azından kendime olan güvenim artıyor ve her daim hazırlıklı oluyorum. 'Deniz Yıldızı'ndan önce birçok diziden ve filmden teklif gelmişti ama ben kendimi henüz hazır hissetmediğim için 'hayır' demiştim. O dönemlerde ekran piyasasına girmek beni korkutuyordu. Sektörde popülerliliğin artık ön planda olmadığını hissedebiliyor, hatta görebiliyorum. Çünkü artık izleyiciler idmansız oyuncusu çok iyi anlayıp 'Ben bu role inanmıyorum' diyerek rol aldığı diziyi izlemiyor. Sonuç olarak da o diziler yayından kaldırılıyor. Böylelikle yapımcılar idmanlı oyuncuları dikkate almaya başladılar.

        Neyden korkuyordunuz?

        Hazır değilken kamera karşısına geçmek çok tehlikeli. 17-18 yaşlarında hazır olmamalarına rağmen dizilerde ve filmlerde rol alanların bir balon gibi patladığını çok gördük. Şöhret ve paradan oluşan o ışıklı dünya insanın başını döndürebilir, hayallerinizden, planlarınızdan uzaklaşabilirsiniz. Bu dünya çok zor bir dünya.

        Şöhret sizi hiç mi ilgilendirmiyor?

        Oyunculuğumun dilden dile dolaşacak kadar şöhretli olmasını çok isterim. Bunun dışındaki şöhretle hiç ilgilenmiyorum. Hatta hiç istemiyorum. İşimle ilgili çok büyük hırsa sahibim ama oyunculuğumun dışındaki nedenlerle parmakla gösterilen biri olmaktan hep kaçındım.

        Ulaşamadığınız biriyle tanışa imkanınız olsa o kim olurdu. Ondan ne öğrenmek isterdiniz?

        Türkan Şoray, Şener Şen, Yıldız Kenter. Robin Williams, Sean Pean, Maryl Strep'in olmasını çok isterdim. Oturalım sabahlara kadar bana ne istiyorlarsa anlatsınlar. Okulda Ejder Akışık bazen ders yerine bir anısını anlatırdı. İnanın o anılar öylesine yararlı olurduki. Bu sanatçıların bana anılarını anlattığını düşüncenize. Ne kadar keyifli, ne kadar öğretici olurdu.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ