Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Mesut Özil'in Fenerbahçe'ye transfer olacağı yönündeki haberler gündeme bomba gibi düştü! Futbolseverlerin yakından tanıdığı Türk asıllı Alman yıldızın başarılarla dolu kariyerini ve hayatındaki dönüm noktalarını hatırlayalım...

Mesut Özil, 15 Ekim 1988'de futbol dünyasından Schalke 04 ile tanıdığımız Gelsenkirchen'de doğdu. Ailesi Zonguldak'tan işçi olarak Almanya'ya giden Mesut, henüz 7 yaşındayken futbola başladı. Çeşitli takımların altyapılarında ter döken Mesut, 17 yaşına geldiğinde Schalke 04'e transfer oldu.

5 MİLYON EURO'YA WERDER BREMEN'E GİTTİ

O sıralarda şampiyonluk yarışı içinde olan lacivert-beyazlı takımla ilk Bundesliga maçına 18 yaşındayken, 12 Ağustos 2016'da Frankfurt karşısında çıktı. Hamit - Halil Altıntop kardeşler ile takım arkadaşı oldu. 7'si ilk 11'de olmak üzere 19 karşılaşmada sahada yer buldu. Takımı sezonu 2. sırada tamamladı. Schalke macerası çok uzun sürmedi. 2007/2008 sezonunun ilk yarısında ligde 11, Şampiyonlar Ligi'nde 4 maçta forma giydi. Devre arasında kendisini asıl göstereceği takım olan Werder Bremen'e 5 milyon euro bedelle transfer oldu.

Mesut Özil'in Kadıköy'deki ilk maçı... (2009) Werder Bremen formasıyla UEFA Kupası finalinde forma giydi.

DİEGO RİBAS VE KRUSE İLE TAKIM ARKADAŞIYDI

Werder'de ilk Bundesliga golünü 26 Nisan 2008'de Karlsruher karşısında attı. Ligde 12, UEFA Kupası'nda 2 maçta şans buldu. Schalke'nin ardından Werder Bremen ile yine Bundesliga'da 2.'lik yaşadı. Toplam 5 asistle sezonu tamamladı. Takımın en önemli yıldızı, daha sonra Fenerbahçe formasıyla da izleyeceğimiz Diego Ribas'tı. Yine Fenerbahçe'de izlediğimiz Max Kruse, kendisi gibi 19 yaşında bir yıldız adayı olarak Werder Bremen kadrosunda yer alıyordu.

Ertesi sezon (2008/2009) ligde işler iyi gitmese de Mesut takımın değişmezleri arasına girdi. Kendisini daha sonraları öne çıkaracak olan asist özelliğini ortaya koydu. 47 resmi maçta 23 asist yaptı ve 5 gol attı. O sezonun asıl hikayesi UEFA Kupası'nda yaşandı. Werder Bremen, finale kadar yükseldi. Final Fenerbahçe'nin stadı Şükrü Saracoğlu'nda oynandı. Lucescu'nun Shakhtar'ı Mesut'lu Werder Bremen'i uzatmalarda gelen gol ile 2-1 mağlup etti. Mesut Kadıköy'den üzgün ayrıldı ancak parlak futbol kariyeri önünde onu bekliyordu.

2009/2010 sezonu öncesinde takımın yıldızı Diego Ribas, 25 milyon euro karşılığında Juventus'un yolunu tuttu. Trabzonspor formasıyla tanıdığımız Marko Marin, henüz 20 yaşındayken 9 milyon euro karşılığında Diego'nun yerine transfer edildi. Mesut, Diego'nun ayrılmasıyla skor yüküne daha çok katkı vermeye başladı. 46 maçta 10 gol ve 29 asiste imza attı. Artık Avrupa'nın önemli takımlarıyla adı anılıyordu. Werder Bremen sezonu 3. sırada bitirdi. Avrupa Ligi'ne dönüşen UEFA Kupası'nda bu kez son 32 turunda veda ettiler. Almanya Kupası'nda ise Bayern'e finalde kaybettiler.

REAL MADRİD SERÜVENİ BAŞLADI

İstikrarlı performansı Mesut'u futbol kariyerinin kırılma noktasına götürdü. 2010 Ağustos'unda kariyerinin en büyük imzasını attı. 15 milyon euro karşılığında İspanyol devi Real Madrid'in oyuncusu oldu.

Barcelona-Real Madrid rekabetinin en ateşli olduğu dönemde Guardiola yönetiminde Messi - Iniesta - Xavi önderliğindeki Katalanları durdurmak isteyen Real Madrid önemli yıldızları kadrosuna topluyordu. Jose Mourinho'nun istediği oyuncular arasında Mesut Özil de vardı. Ronaldo, Kaka, Xabi Alonso, Higuain, Benzema'nın yanına o sezon eklenen yıldızlar Alman Milli Takımı'ndan Khedira ile Mesut ve Portekiz'de parlayan Di Maria oluyordu. Guti, uzun yıllar Real Madrid'de oynadıktan sonra Beşiktaş'ın yolunu tutarken Mesut onun yerini almak için eflatun-beyazlı takıma katıldı.

27 GOL, 80 ASİST

Mourinho ile başlayıp Mourinho ile bitecek 3 yıllık Real Madrid kariyerinde 1 La Liga şampiyonluğu, 1 İspanya Kral Kupası ve 1 İspanya Süper Kupası şampiyonluğu yaşadı. 159 resmi maça 27 gol ve 80 asist sığdıran Mesut, 2013'te kulüple yaptığı sözleşme görüşmelerinde istediğini alamayınca rotasını İngiltere'ye kırdı. O dönem için bir Alman oyuncuya ödenen en yüksek bonservis bedeliyle (47 milyon euro) 2013'ün Eylül ayında Arsenal'in oyuncusu oldu.

Mesut Özil için toplam 70 milyon Euro bonservis bedeli ödendi.

 ADA'NIN YOLUNU TUTTU

Arsenal Menajeri Arsene Wenger'in yoğun isteğiyle takıma katılan Mesut için Ada macerası çok iyi başlamadı. 2. devre yaşadığı sakatlık nedeniyle 2 aya yakın süre formadan uzak kaldı. Ligde 26 maçta forma giyebildi. 5 gol ve 1 asistlik kendisi adına silik diyebileceğimiz bir performans sergiledi. Ertesi sezon yine sakatlık başına dert oldu. Diz sakatlığı nedeniyle Ekim ayından yeni yıla kadar sahalardan uzak kaldı.

Sezonu 22 lig maçında 4 gol ve 6 asistle bitirdi. Takımdaki durumu yavaş yavaş sorgulanır hale gelen Mesut, 2015/2016 sezonunda eski haline kavuştu. Ligde yalnızca 3 maç kaçırdı. Toplam 45 resim maçta 8 gol ve 20 asistle oynadı. 2016/2017'de de çıkışını sürdürdü. 44 resim maçta 12 gol ve 14 asistle takımın skor yükünü çeken isimlerin başında geldi. 2017/2018'de sallantılı bir dönem girdi. Takımdaki kaderi tartışılırken birçok önemli kulüple yine adı anıldı. Şubat 2018'de taraflar, sezon sonunda bitecek olan sözleşmeyi uzatma kararı aldı. Mesut, bu kontratla Arsenal tarihinin en çok kazanan futbolcusu oluyordu.

İNİŞLİ ÇIKIŞLI ARSENAL KARİYERİ

Ancak 2017/2018 sezonu sonunda Mesut'un Arsenal kariyerini yavaş yavaş sona götürecek süreç başladı. Uzun yıllardır Arsenal'i çalıştıran Arsene Wenger görevinden ayrıldı. Wenger'le kötü giden birkaç sezondan sonra Unai Emery dönemi başladı. İspanyol hoca da şampiyonluk kotasına yaklaşamadı. Takım kötü giderken Mesut da eski performansına yaklaşamadı. 42 maçta 6 gol ve 4 asistlik performans sergiledi. 2019 sonunda Emery dönemi de bitti. Yine bir İspanyol isim takımın başına getirildi: Mikel Arteta. Takımda bir değişim yaratmak isteyen Arteta'nın yıldızı Mesut'la barışmadı. 12 maçta forma giyen Mesut sadece 1 gol ve 1 asiste imza atabildi. Sakatlık problemi de yaşayan Mesut ile Arsenal arasındaki ipler koptu. Avrupa'dan birçok devin yanında ABD ekipleri ve Fenerbahçe ile ismi defalarca anıldı. 2020/2021 sezonu başlarken Mesut, takımının Premier Lig kadrosuna dahi yazılmadı. Kalan 1 yıllık kontratını tamamlamasını beklerken takımdan uzakta kaldı.

ÇOCUKLUK HAYALİNE ARTIK ÇOK YAKIN

Sonuç olarak Arsenal ile yol ayrımına gelen Mesut'un yolu, taraftarı olduğunu hiç saklamadığı Fenerbahçe'ye düşmüş görünüyor. 32 yaşındaki yıldızın İngiliz ekibiyle yollarını ayırıp sarı-lacivertli formayı giyeceği konuşuluyor.

MİLLİ TAKIM

Alt yaş kategorilerinde Almanya forması giyen Mesut Özil'in hangi milli takımı seçeceği merak konusuydu. Mesut, alt yaş kategorilerinde olduğu gibi Almanya ile devam kararı aldı. İlk kez 11 Şubat 2009'da Almanya A Milli Takımı'nda oynadı.

Almanya ile 3 Dünya Kupası ve 2 Avrupa Şampiyonası'na gitti. 2010'da dünya 3.'lüğü, 2014'te Dünya Kupası kazanılırken takımın önemli aktörleri arasındaydı. 2014 Dünya Kupası'ndaki performansı ona Real Madrid'in kapılarını açtı. EURO 2012 ve EURO 2016'da ise Almanya ile yarı finali gördü.

Mesut Özil, 2010'da Almanya'nın Türkiye'yi 3-0 yendiği maçta attığı gole sevinmemişti.

IRKÇI SALDIRI SONRASI ALMANYA MİLLİ TAKIMI'NI BIRAKTI

2018 Dünya Kupası ise onun Almanya Milli formasına veda ettiği turnuva oldu. Mayıs 2018'de Londra'da Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kabul edilen Mesut'un fotoğrafı Almanya'da oyuncuyu hedef haline getirdi. Dünya Kupası'nda gruptan çıkılamayınca fatura Mesut Özil'e kesildi. Turnuvanın ardından Mesut, eleştirilerden sıkılıp, milli takımı bıraktığını açıkladı. Mesut, "Alman Futbol Federasyonu'ndaki üst düzey yetkililerinin bana karşı tutumları, benim Türk kökenime saygı duymamaları ve beni bir politik propagandaya dönüştürmeleri, artık yeter dedirtti. Kazandığımızda 'Alman', kaybettiğimizde 'göçmen' oluyorum. Türklüğüm'e saygı göstermemeleri artık bardağı taşıran son damla oldu" ifadelerini kullandı. Tartışmalar uzun bir süre devam ederken Mesut'un menajeri 2020 yazında Almanya Futbol Federasyonu'nun tavırlarından dolayı Mesut'tan özür dilediklerini açıkladı.

AMİNE GÜLŞE İLE EVLENDİ

Mesut Özil, 7 Haziran 2019’da 2014 Türkiye Güzeli Amine Gülşe ile İstanbul’da evlendi. 30 Mart 2020’de Amine-Mesut çiftinin kızları Eda Özil dünyaya geldi.

NE DEDİLER?

JOSE MOURINHO

"Mesut, oyun görüşü ve verdiği kararlarla takım arkadaşları için işleri çok kolaylaştırıyor."

Jose Mourinho, 2020 sonunda çalıştığı en iyi oyunculardan 11'i açıkladı. Portekizli çalıştırıcı; Cech, Zanetti, Carvalho, Terry, Gallas, Makelele, Lampard, Ronaldo, Hazard, Mesut ve Drogba'yı seçti.

ARSENE WENGER

"Mesut Özil, yönetilmesi zor bir oyuncu değil. O yaratıcı bir oyuncu ve bir sanatçı. Bu tip oyuncular biraz hassas olur. Onlara en uygun ortamı hazırlamak gerekir."

"Ona hayranım. Kendisinin en önemli özelliği pas zamanlaması. Saniyenin binde birinde düşünüp, pası göndermesi gereken yere atıyor. Ona topu şuraya gönder demeden, hatta daha cümlenizi bile bitirmeden topu istediğiniz yere gönderebilir. Bir senfoni orkestrasında çalan ve her zaman en doğru anda en doğru notayı basan bir müzisyen gibi. Çok nadir bulunan bir özellik. Kimisi çok geç, kimisi çok erken, kimisi de hiç vermez o pası. Fakat Özil'in pas zamanlamasındaki keskinlik çok zor bulunur."

(Arsenal'deki durumuyla ilgili) "Kendisi daha otuzlarının başında olan inanılmaz yetenekli bir oyuncu ama oynayamıyor. Süre bulamadığı için de zor bir dönemden geçiyor. Oynamak istiyor fakat takımdan zorla uzaklaştırılıyor."

MOHAMED ELNENY

"Mesut Özil, Fenerbahçe'yi çok seviyor. Sürekli bahsediyor. Fenerbahçe marşları söyleyerek beni kızdırıyordu."

GRANIT XHAKA

"Mesut Özil çok pozitif bir insan, yükseklerde gezmiyor, her konuda yardımcı oluyor ve idmanlarda çok çalışıyor. Futboldan gerçekten zevk alıyor. Onun yeteneklerini tartışmak yersiz."

GUTI HERNANDEZ

"Çimler üzerinde sanki yüzüyor. Topu istediği zaman, istediği yere ve nasıl isterse öyle atabiliyor. Alman kafası ve Türk kanı onu çok özel bir kişilik yaptı. Özil, sahada topu aramıyor, takım arkadaşını arıyor ve bu yüzden top gelince iyi oynuyor. Futbolda hiçbir şeyi önceden söylemek olmaz ama çok değil birkaç yıl sonra Avrupa ve dünyanın en yetenekli futbolcusu olabilir."