Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

BIR dizinin başarısını reyting dışında ölçmenin bir yolu daha var, gündelik hayattaki yansımalarına bakmak.

Son dönemde bunu başaran çok yapım çıkmıyordu karşımıza. Ta ki ‘Çukur’ başlayana kadar.

Önce dizide kullanılan Çukur dövmesini sokaklarda görür olduk.

Sonra dizi için hazırlanan şarkılar dillere dolandı. Şimdi de “Çukur evimiz İdris babamız” (Çukur evimiz Yamaç babamız, versiyonu da var) sloganı futbolseverlere ilham oldu.

Bir grup lise öğrencisi, Kayseri deplasmanına giden Galatasaray kafilesini, “Galatasaray evimiz Fatih Terim babamız” yazılı pankartla karşıladı hafta sonu. Ben buna “sosyal reyting” diyorum.


Konu ‘Çukur’dan açılmışken bir de tüyo vereyim…

Önümüzdeki haftadan itibaren 6 bölümlük bir Vartolu ile yüzleşme serisi başlayacak.

İlk olarak Yamaç, Vartolu’nun kimliğini, yani kardeş olduklarını öğrenecek.

Heyecan dozunun her hafta daha da katlanacağı seride her bölümde Koçova Ailesi’nden yeni biri gerçekle yüzleşecek.

Bu yüzleşmelerle dizideki kritik bir düğüm çözülecek çözülmesine ama işler daha da sarpa saracak aslında.

Sonuçta Vartolu, İdris’in oğlu, Yamaç ve Selim’in kardeşi ama aynı zamanda Kahraman Koçovalı’nın da katili.

Anlayacağınız, ‘Çukur’ yine hepimizi içine çekecek!


***********

REKLAM HADİSE’Sİ

ONLINE alışveriş sitesi…

Telekomünikasyon…

Çorap…

Çikolata…

Madensuyu…

Tavuk…

Ve şimdi de mobilya…

Hadise’den bahsediyorum. Son dönemin reklamlarda en çok boy gösteren ismi kendisi. (Jüri üyesi olduğu programda, aralarda yer aldığı advertorial reklamları saymıyorum üstelik!)

Ne zaman reklamlar çıksa Hadise bir şekilde karşımızda beliriveriyor. Reklam oyunculuğu şarkıcı kimliğinin önüne geçti geçecek yani, o kadar!

Sizi bilmem ama ben hangi markanın yüzü olduğunu da karıştırıyorum artık.

Hadi diyelim Hadise, “akarken doldurmak” stratejisiyle hareket ediyor. Peki ya reklam verenler?

Yani bir marka, daha birkaç hafta önce farklı bir markanın yüzü olan bir isimle niye çalışır, anlamak mümkün değil.

Daha dün mutfakta tavuk dilimleyen ünlümüz, hop mobilya mağazasına ışınlanıveriyor. Koltukların arkasından tavuk mu çıkacak diye beklenti oluşuyor insanda!

Çorabı, online alışverişi, çikolatayı, telekomünikasyonu, madensuyunu, biraz zorlamayla mobilyayı falan anlıyorum da tavuk reklamında Hadise’nin oynaması zaten başlı başına tartışma konusu.

Ya Hadise’li reklamların etkisi gerçekten çok fazla ya da “sürümden kazanayım” diye kaşesini düşük tuttuğundan en hesaplı ünlü konumunda.

İşin star olmakla ünlü olmak arasındaki farkı gösterme tarafı da var.

Star olmak istiyorsanız her projeye evet demezsiniz misal. Tercih meselesi tabii.

Ezcümle, ortada bir alan razı-satan razı durumu olduğu kesin ama ben yine de “stratejik” açıdan uyarmış olayım.