Bitmeyen bağlar: Sevdiğimiz için mi kalıyoruz, alıştığımız için mi?
Kalp artık eskisi gibi atmıyorsa ama yine de gidemiyorsak, bunun adı aşk mı yoksa alışkanlık mı? Birçok insan, mutlu olmadığı ilişkilerde kalmaya devam ediyor. Peki bizi gerçekten tutan şey sevgi mi, yoksa yalnız kalma korkusu mu? İşte detaylar...
ABONE OLAşk bittiğinde gitmek neden bu kadar zor? Alışkanlık, geçmiş anılar ve toplumsal beklentiler, insanları istemedikleri ilişkilerde tutabiliyor. Peki unutamamak gerçekten sevgiye mi işaret ediyor?
Aşk, insanı hayata bağlayan, içimizi titreten büyülü bir güç olmalı. Peki ya o ilk kıvılcım zamanla sönüp yerini rutine, aşinalığa ve konforlu bir sessizliğe bıraktığında ne olur? Hâlâ derinden seviyor musunuz, yoksa sadece bildiğiniz bir düzene mi tutunuyorsunuz?
Birçok insan ilişkilerinde kalır; çünkü kalpleri hâlâ hızlı atmasa bile değişimden korkarlar, yalnız kalmaktan çekinirler ya da nasıl bırakacaklarını bilemezler. Eğer bu duygular size de tanıdık geliyorsa, yalnız değilsiniz.
Derin, besleyici bir sevgiyle, sadece “işe yaradığı” için sürdürülen bir ilişki arasında büyük bir fark vardır. Kendinize dürüstçe sorun: Bu ilişkide gerçekten istediğim için mi kalıyorum, yoksa alıştığım için mi?
Sağlıklı bir ilişki sizi yalnızca değişimin rahatsızlığından korumaz; aynı zamanda sizi değerli, görülmüş ve güvende hissettirir. Eğer yalnız kalma fikri, partnerinizi kaybetme fikrinden daha korkutucu geliyorsa, durup düşünmenin zamanı gelmiş olabilir.