'Osmanlı Sahnesinde Ermeni Kadın Oyuncular'
İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, Arka Oda Toplantıları 31 Mart Salı, saat 18.30'da Duygu Dalyanoğlu ve Doç. Dr. Esra Dicle'nin "Arşivin Sessizliğini Kırmak: Osmanlı Sahnesinde Ermeni Kadın Oyuncular" başlıklı söyleşisiyle devam ediyor
Suna ve İnan Kıraç Vakfı İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nün (İAE), mimarlık, tarih, kent çalışmaları, müzik ve sinema gibi farklı alanlarda İstanbul’a dair güncel araştırma ve tartışmaları bir araya getirdiği Arka Oda Toplantıları, “Arşivin Sessizliğini Kırmak: Osmanlı Sahnesinde Ermeni Kadın Oyuncular” başlıklı söyleşiyle devam ediyor. 31 Mart Salı, 18.30’da, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nün giriş katında gerçekleşecek söyleşide, Duygu Dalyanoğlu ve Doç. Dr. Esra Dicle bir araya gelerek Osmanlı İmparatorluğu’nda Batılı anlamda tiyatronun kurucu özneleri olan Ermeni kadın oyuncuların varoluş mücadelelerini tartışıyor.
On dokuzuncu yüzyılda Müslüman-Türk kadınların sahneye çıkmasının yasak olduğu bir dönemde, Osmanlı tiyatrosunun kurucu özneleri Ermeni kadın oyunculardı. Duygu Dalyanoğlu’nun doktora çalışmasına dayanan söyleşi; Arusyak Papazyan, Yeranuhi Karakaşyan ve Azniv Hraçya gibi isimlerin sahne deneyimlerini “ilahî yetenek” mitiyle açıklayan yaklaşımların ötesine geçerek, bu deneyimleri “bedenleşmiş emek” kavramı üzerinden yeniden ele alıyor. Bu bakış, oyuncuların yalnızca sahnedeki performanslarına değil, sahne arkasında ve gündelik yaşamda kurdukları üretim süreçlerine ve sanatçı kimliklerine de odaklanmayı mümkün kılıyor.
Arşivin dışında kalan hikâyeler
Söyleşi, Pera’da sahnelenen oyunların yarattığı etki alanından Gedikpaşa’da bugün var olmayan tiyatrolara, Edirne ve Tiflis turnelerinin açtığı yeni olanaklardan evlilik ya da annelik sonrasında arşivde görünmez hale gelen oyuncuların hikâyelerine uzanan geniş bir çerçeve sunuyor. Birincil tanıklıklar ve Ermenice süreli yayınlar üzerinden kurulan bu “karşı-arşiv” yaklaşımı, Osmanlı modernleşmesini kadın oyuncuların sahnedeki varlıkları ve bedensel eylemlilikleri üzerinden yeniden düşünmeye davet ediyor.
İstanbul Araştırmaları Enstitüsü giriş katında gerçekleşecek söyleşiye katılım ücretsiz...