Ozan Dolunay, HT Magazin'den Arif Hür'ün sorularını yanıtladı.

Bugüne kadar rol aldığı, ‘Tatlı Küçük Yalancılar’ ve ‘Kiralık Aşk’ gibi diziler sayesinde gençlerin dikkatini çekmeyi başaran Ozan Dolunay’ı yakın bir zamanda SHOW TV’de başlayacak ‘Darısı Başımıza’da Ozan karakteriyle izleyeceğiz. Bir tutam aşk ve bol kahkaha vaadiyle ekranlara gelecek dizide Dolunay, yüksek duvarları olan, katı bir işadamını canlandıracak. ‘Darısı Başımıza’da, gönlünü külkedisine kaptıracak Ozan Dolunay ile dizi üzerinde başlayan sohbetimiz, kendisi hakkında merak edilen ve bilinmeyenlere kadar uzandı...

‘Darısı Başımıza’ ekranlara gelmek için gün sayıyor. Fragmanlar dönmesine rağmen hem karakteriniz hem de dizi kapalı kutu. Ozan nasıl biri?

Ozan; hali vakti yerinde, aslında güzel bir hayat yaşayan, çapkın, cesur ve yapım şirketinde işadamı bir karakter. Bu yaşına kadar özel hayatında travmalar nedeniyle kadınlara ve hatta çevresindeki herkese karşı bile kendisini kapatmış, iletişim kurmakta problemler yaşayan, duvarları olan birisi.

Ozan, kısa vadede kırılma yaşayabilecek mi?

Evet. İş gezisi için İzmir’e gider. Orada tesadüf eseri bir kadınla tanışıyor. O kadın da Ozan’ı etkiliyor. İşte bu noktada karakterimin taşıdığı negatif özellikler bir bir kırılıyor. Gün sonunda Elif Doğan’ın hayat verdiği Öykü karakterine ilgi duymaya başlayan Ozan, büyük ölçüde tabularını yıkma konusunda önemli adımlar atmıştır. Ancak senaryomuzda bazı noktalarda ciddi bir çatışma ortamı doğacak ve hikâyemiz dallanıp budaklanacak. Öykü, olayların odak noktasında yer alacak. İçinde tatlı tesadüflerin yer aldığı, aşkın bolca olduğu ve enerjinin yüksek olduğu bir iş ortaya çıkardığımızı söyleyebilirim.

Ozan’ın hangi özellikleri sizi cezbetti?

Hayatta belli dersler alıp, tokatlar yedikten sonra kendisini kapatmış bir karakterin kendini açabilmesi gayreti hayatın içinden biri olmaya çalışıp kendini yeniden dış dünyayla barışık hale getirme çabası, yaşadıkları ve yaşayacakları beni etkiledi.

‘Darısı Başımıza’da erkeklerin kadınlara oranla daha tutucu ve kontrollü olduklarına da tanıklık edeceğiz. Öyle değil mi?

Erkekler zincirlerini kadınlara oranla daha zor kırıyor. Bu yaşayış ve ataerkil bir toplum olmamızla alakalı aslında. Kadınlar pek çok konuda daha net ve dobra. Kadınlar, yetişirken duygularını daha rahat gösterebiliyorlar. Duygusal olmak kadın için kötü bir şey olarak görülmüyor ama erkekler için görülüyor. Erkekler, duygusallık kanalını kapattıkları zaman hissetmemeye doğru gidiyor ki bu hiç doğru bir şey değil.


En büyük hayallerinden birinin beyazperdede boy göstermek olduğunu belirten Ozan Dolunay, “Sinema projesinde rol almayı arzuluyorum. Senaryo ile ilgili bir kısıtlamam yok, ama özellikle kendime uzak karakterleri deneyimlemek istiyorum” deyip ekledi: “Şimdiye kadar dizilerde hep temiz çocuk rollerini oynadım, birazcık kirlenebileceğim ters köşe bir karakter oynamak isterim.”

‘Örnek alınmak besleyici olur’

Diziyle birlikte özellikle genç kızların size karşı ilgisinin artması muhtemel. Ozan karakteri ile gelecek olan popülerlik sizi ne kadar alakadar ediyor?

İzleyicinin ekranda görüp beğendiği bir kişi olup, bu vesileyle sahneye koyduğumuz Killology oyunu ile tanışmalarına vesile olabilirsem çok mutlu olacağım. Daha önce rol aldığım diziler de oldukça takip edilen projelerdi ve o dönemlerden de fan kitlelerim olmaya başlamıştı. İlgi duyulmak değil de örnek alınmak benim için daha besleyici olur. Fiziksel görüntüm kadar oyunculuk performansımı da beğenmeleri önemli.

‘Killology’ neyi anlatıyor?

Güven Murat Akpınar ve Serkan Altunorak ile birlikte sahnelediğimiz üç kişik bir oyun. Bir baba, oğlu ve onun oğlunun oynamayı çok sevdiği bilgisayar oyununun yapımcısı var. Monologla ilerleyen oyun, sevgisizliğin insanları ne tür vahim noktalara sürüklediğini konu ediniyor.

‘Pilot olmak istiyordum’

Makine mühendisliği okurken oyunculuğa geçişiniz nasıl oldu?

Mühendislik, hayallerim arasında değildi, çocukken savaş uçağı pilotu olmayı istiyordum. Maskeler, jetler falan bana havalı geliyordu. Henüz 10 yaşındayken, o uçakların bombalar taşıdığını ve savaşların bir parçası olduğunu öğrendikten ve savaşların ne kadar yıkıcı eylemler olduğunun bilincine vardıktan sonra bu hayalimden vazgeçtim. Sonra bir süre basketbol oynamaya ağırlık verdim. Lise eğitimimi tamamlamak için gittiğim Amerika’da bile okul takımında oynadım. Ancak içimde hep bir tiyatro tutkusu vardı.

Bu tutkunuz nasıl gerçeğe dönüştü?

Yakın dostum, oyuncu arkadaşım Oktay Özkan’ın payı büyük. Kendisi okuldan mezun olduktan sonra kaydolmak için bir tiyatro arıyordu. Birkaç yeri gezdikten sonra Craft Tiyatro Atölyesi’ne kaydoldu. Onunla birlikte ben de kaydoldum.

Bu gelişmenin size en büyük kazanımı ne oldu?

Makine mühendisliği bölümünde eğitim aldığım için karşılaştığım olaylara karşı daha mantıksal yaklaşıyordum. Tiyatroya başladıktan sonra hayatın duygulardan oluştuğunu, duyguları göstermenin ayıp olmadığını anladım.


‘Keyifle çalışıyoruz’

Sete giderken nasıl motive oluyorsunuz?

Bazı zamanlar insanlar sorumluluklarının ya da birtakım koşulların altında ezilerek zorunluluk psikolojisi ile işe giderler. Bir an önce iş bitse de dönsek tavrında olabilirler ki bu her sektörde çalışanların hissedebileceği bir psikoloji. Ancak ben hiç öyle değilim. Sete güle oynaya, heyecanla, çok büyük bir keyifle gidiyorum. Oyuncu arkadaşlarımı, tüm set ekibimizi çok seviyorum. Biz çok büyük bir sinerjiyi yakalamış, keyifle çalışan bir ekibiz.

Duygusal bir tarafınız var mıdır?

Eskiden duygusallığını pek yansıtmayan daha mekanik biriydim sanırım. Sistem ve düzenin yaşattıklarından kaynaklı herkes biraz böyle haliyle. Ancak acı çekmenin de mutlu olmak kadar doğal bir şey olduğunu fark ettikten sonra aydınlanma yaşadım.

‘Duvarların arkasına saklanmamalı’

Darısı Başımıza’da Ozan’ın duvarları var. Bu zararlardan korunmak için iyi bir şey midir?

Yarattığımız duvarlar zarar gelmesini engeller ama yarar gelmesini de engeller. Panjur gibi bir şey değil bu. İnsanlar duvar örünce mutluluk duygusundan da mahrum kalabiliyor. Zarar görüp gerçeklerin farkına varmak da insanları geliştiren bir şey.

Biraz çılgınlık herkese lazım mıdır?

Çılgın insanlara deli deniyor ama deli olmak güzel bir şey. Sıradan olmaktansa deli olmayı herkes bir noktada tercih eder. Bence insanlar delirmeli! Ama aklını yitirip kontrolden çıkmaktan bahsetmiyorum tabii ki. Tek düze düşünüp yaşamaktansa, olaylara farklı açılardan bakmak ve farklılık yaratarak duygularını yansıtmaktan bahsediyorum.

Darısı Başımıza’da Ozan Dolunay’a, Elif Doğan, Devrim Yakut, Açelya Topaloğlu, Nergis Kumbasar, İbrahim Kendirci, Sevinç Erbulak, Burak Can ve Ulvi Alacakaptan gibi isimler eşlik edecek.

 

GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

Sen de Düşüncelerini Paylaş!
2000
adblock
Adblocker kullanıyorsunuz.

Değerli okurumuz,
Farkında olarak veya olmayarak Adblocker (Reklam Engelleyici) kullanarak sitemizi ziyaret etmektesiniz. Habertürk olarak size en hızlı, en doğru ve en tarafsız haberleri sunmak için büyük bir ekiple çalışıyor ve yılda yüz binlerce haber üretip beğeninize sunuyoruz. Bizim de bu kapsamda maliyetlerimizi karşılayabildiğimiz tek gelir kalemimiz, internet reklamları.

Elimizden geldiğince bu reklamların sizi rahatsız etmemesi için azami özen göstermeye çalışıyoruz.

Bu kapsamda AdBlock (Reklam Engelleme) aracınızda haberturk.com alan adını beyaz listeye almanızı, veya bu alan adında engelleyiciyi kapatmanızı ve tüm internet sektörünün sağlıklı gelişimi için Adblock aracınızı kaldırmanızı rica ediyoruz.

Bunun karşılığında gösterdiğimiz reklamları okuma deneyiminizi rahatsız etmeyecek şekilde azaltacağımıza söz veriyoruz.