Özgün: Dünyalar tatlısı down sendromlu bir çocuğun babasıyım
Ünlü şarkıcı Özgün, 21 Mart Down Sendromu Günü için sosyal medya hesabından duygusal bir paylaşım yaptı. Ünlü şarkıcının paylaşımı çok sayıda beğeni aldı
"KORKACAK ÇÜNKÜ 21 MART SABAHI..."
Sonra çocuğunun sınıfına bir down sendromlu ya da farklı gelişim gösteren bir çocuk yazıldığında itiraz edecek ya da rahatsız olacak. Parkta çekik gözlü ya da ensesi biraz kalın, belki alt dudağı sarkık, dili belki biraz gevşek bir çocuk görüp endişeli gözlerle apar topar çocuğunu uzaklaştıracak. 'Ayy acaba bulaşır mı benim oğluma?' diyecek ve korkacak. Korkacak çünkü 21 Mart sabahı arama motorundan o fotoğrafı kopyalarken altındaki yazıyı okumayacak, korkacak çünkü bu down sendromu da neymiş acaba deyip araştırmayacak. Korkacak çünkü insan bilmediğinden korkar.
Korkmazsa acıyacak. Acımazsa başını çevirecek, görmezden gelecek, yok sayacak. Down sendromlu çocuğun annesinin yanına gidip sözde teselli etmeye çalışırken daha da batıracak. 'Ay bu çocuklar da uzun yaşamıyorlarmış' diyecek, 'Allah kolaylık versin' diyecek. 'Doktor bize de riskiniz yüksek doğurma' dedi ama ben doğurdum bak, çok şükür maşallah sapasağlam diyecek. Diyecek biliyorum... Biliyorum çünkü duyuyorum, görüyorum.
Ben Ediz adında dünyalar tatlısı bir down sendromlu çocuğun babasıyım, inanın oğlum ne melek, ne eksik ne fazla. Ediz down sendromlu. Normal gelişim gösteren çocuklardan biraz daha yavaş öğreniyor bazı şeyleri.
"BAŞKA DÜNYADAN GELEN BİR CANLI DEĞİL"
Gözleri çekik tıpkı benim gibi, inatçı tıpkı ben, dediğim dedik biraz anne biraz ben, çok duygusal tıpkı annesi, rutinleri var aynı şeyleri aynı sırayla yapmayı seviyor aynı ben, yolları benden iyi biliyor aynı annesi. Aşık olacak, üzülecek, ağlayacak sinirlenecek. Tıpkı biz. Yani üzülmeyen, hep gülen, derdi tasası olmayan başka bir dünyadan gelen bir canlı değil. 'İnsan' bildiğiniz dünyalı bir insan, bir kromozomu fazla, o da bazı genetik farklılar doğuruyor.
"EDİZ HASTA DEĞİL"
Ediz hasta değil, yani bu durumun bir bulaşıcılığı ya da tedavisi yok ama yapılabilecek çok şey var. Önce sevgi, çaba, eğitim, eğitim, eğitim... Bıkmadan yorulmadan belki defalarca tekrar! Sonuç mu? Memur, yazar, oyuncu, model, üniversite mezunu, sporcu, müzisyen, garson, aşçı...