Dünün en çok konuşulan haberi HABERTÜRK’ün sürmanşetindeki “muhafazakâr” aile danışmanı Sibel Üresin’in söyledikleriydi. Üresin şöyle diyordu: “Erkek, bir başkasıyla imam nikâhı yapacağı zaman karısından izin almak zorunda değil. 4’üncü kadına kadar imam nikâhıyla evlenebilir. Ancak 2., 3. ve 4. eşler suiistimal ediliyor. ‘Boş ol’ dendiği zaman kadın ortada kalıyor. Bu nedenle çokeşlilik yasalaşmalı. Yasanın çıkması demek, erkeğin mal varlığına ortak gelmesi demek. Çokeşlilik dinimizde var. Herkes yapamaz ama yapana ‘Niye yaptın?’ diyemezsiniz, şirke girer. Kuran’da var.” “Zengin, kariyerli, parası olan ve cinsel gücü fazla olan erkek çokeşliliği seçebiliyor. Hiçbir kadın fakir bir adamın ikinci karısı olmaz. Erkek, daha cilveli, daha çok gülen, cinsel anlamda kendisini mutlu eden kadına koşuyor. Erkek olsam, çokeşli olurdum.”
Çirkinleşmemeye çalışıyorum ama...
Çok çirkin şeyler yazmamak için kendimi çok zor tutuyorum. Ama bir yandan muhafazakâr bir kadının hayata nasıl baktığının ipuçlarını da çıkarıyorum bu açıklamalardan. Mesela bu sözlerde sürekli maddi durum ve cinsel performans göndermeleri var. Demek ki zengin ve yatakta yüksek iktidara sahip erkek makbul bu hanımefendi için. Sözleri arasında sevgi, aşk, mutluluk gibi kelimelerin yer almıyor olması çok ilginç. “Her şey mal mülk, her şey para pul, dostlukmuş sevgiymiş ara bul” şarkısını mırıldanıyorum ve şaşkınlığımı bir türlü üzerimden atamıyorum. Empati yapmaya, bu kadının nasıl bir kültürde yaşadığını, nasıl bir baskı altında kaldığını ve erkeklerin dünyada cenneti yaşamak için kurdukları derme çatma düzeni nasıl böylesine içselleştirebildiğini anlamaya çalışıyorum. Sevdiğinin sırayla her gece başka bir kadının kucağında uyumasının onu hiç mi sarsmayacağını düşünüyorum. Ama hemen aklıma yine şarkı geliyor sinsice: “Her şey mal mülk...” Cingöz gülüşü ile kelimelerini seçmeye çalışmadan yaptığı açıklamalarını acaba kadınlar için de öngörüyor mu diye düşünüyorum. Sevgili Sibel, bilmem hatırlar mısın üzerinde yaşadığım ülkenin adı Türkiye Cumhuriyeti. İçinde İslam dinine bir gönderme yok. Bir de nezih, sizin Başakşehir gibi bol aktiviteli bir Anayasamız var. Onun bir de 10. Maddesi var. Üşenmedim koydum bak buraya. E bizimki hizmet yarışı:) O madde şöyle diyor: