Edebiyatımızın 'dokunulmazlar'ı kimler?
Kitap Zamanı, yeni sayısında 'dokunulmazlar'a el uzattı
ABONE OLBir süre önce Şavkar Altınel, Notos dergisinde Oğuz Atay'ın "sığ ve yapay" olduğunu yazınca edebiyat dünyası hareketlenmiş, Altınel, bazı Oğuz Atay hayranları tarafından cüretkârlıkla hattâ İngiliz casusluğuyla suçlanmıştı. Bu olay "edebiyatımızın dokunulmazları" kavramını akla getirdi.
Zaman Gazetesi'nin kitap eki 'Kitap Zamanı', yeni sayısını 'dokunulmazlar'a ayırdı. Edebiyatımızda gerçekten bir tür "dokunulmazlık" taşıyan, eleştirilemez, hak ettiğinden daha fazla itibar gören yazarlar/eserler var mı? Varsa böyle bir yaklaşımın sebepleri neler? Şairler, yazarlar, eleştirmenler yanıtladı...
GÜRSEL AYTAÇ
'Tartışılmayacak eser yoktur'
Edebiyat tarihine geçmiş yazarlarımız için edebiyat dergilerinin özel sayı hazırlamaları memnuniyet verici bir etkinlik. Bunu daha da genişleterek dünya edebiyatının klasikleri için de yapmak, edebiyatımızın ve dünya edebiyatının Türkiye'de iki binli yıllarda nasıl alımlandıklarını belgelemek demektir ki hiç de azımsanacak bir şey değildir. Ama bu, bence söz konusu yazarın kişilik özellikleri üzerine ileri geri söz etmek demek olamaz, olmamalıdır. İncelenmesi, bugünün ölçütleriyle yeniden değerlendirilmesi gereken, eserin kendisidir ve "değerlendirme" de eserde ele alınan konuların, ortaya atılan fikirlerin yanı sıra "nasıl"ı, biçim ve üslubu değerlendirecek tarzda olursa bir anlam taşır. Tartışılmayacak eser tabii ki yoktur, ama eleştiren kişi, ister sıradan bir okur, ister bir edebiyat uzmanı olsun, ele aldığı esere kendi açısından bakışını ortaya koyarsa "alımlama" belgesi sunmuş demektir ve dergilerimiz özel sayılarında bunu gözettiği sürece etkinlikleri faydalı olacaktır düşüncesindeyim. Edebiyatımızda kimin "hak ettiğinden fazla ilgi gömıüş" olduğu, kimin değerinin bilinmediği, ancak bu tür incelemelerin ışığında, zamanın eleyicilik etkisi içinde ortaya çıkacaktır. Alımlamalarda dönemin siyasal, etik ve estetik anlayışının rolü yadsınamaz.