Azrail’den vekâlet alan veba, Avrupa’dan Orta Asya’ya sıçrayıp milyonları katletti
Bundan çok eski devirlerde yaşanan salgınlara baktığımızda, insanlığın "mahşerin dördüncü atlısı" denen kolera, çiçek, frengi ve veba gibi hastalıklarla daimî bir mücadele içerisinde olduğunu görürüz. Avrupa'da 1346 ile 1353 yılları arasında hüküm süren ve "kara ölüm" diye bilinen veba salgını, o devirlerde 75 milyonluk olan kıt'anın 25 milyonunun canını almıştı
ABONE OLTarih boyunca birçok amansız hastalıkla mücadele ettik ve bu hastalıkların çoğu insanoğlunun azmi karşısında ortadan kalktı. Bugün geçmişte yaşanan salgınların çoğunun ismini bile bilmiyoruz fakat bir zamanlar “kara ölüm” denen ve bir geldi mi hiçbir canlıyı sağ bırakmayan vebayı hâlâ ürpererek hatırlıyoruz.
İnsanlık, yüzyıllar boyunca “mahşerin dördüncü atlısı” olan kolera, çiçek, frengi ve veba gibi hastalıklarla mücadele etti. Günümüzün korkutan hastalıkları ise, ne kadar ölümcül olurlarsa olsunlar, artık vebanın sebep olduğu ölümlere, deliliklere ve dramlara yol açmıyorlar.
Tarihin en büyük veba salgını, 1346 ile 1353 yılları arasında yaşandı. Mikrobu taşıyan pireler, Moğollar ile beraber İpek Yolu boyunca o zamanların bilinen dünyasını dolaştı, Çin’in, Hindistan’ın ve Asya’nın çeşitli yerlerinde salgınlar yarattı.
Veba, 1346’da İpekyolu kervanları vasıtasıyla o dönemde Rusya’nın hâkimi olan Tatarlar’ın arasında yayıldı. Tatarlar, vebaya Kırım’daki Kefe Kalesi’ni ellerinde tutan Cenevizliler’in sebep olduğuna inandıkları için kaleyi kuşattılar ama orduları hastalıktan perişan olunca, Cenevizliler’i cezalandırmak maksadıyla vebadan ölen askerlerin cesedlerini mancınıklarla kaleye fırlattılar. Cenevizliler cesedleri hemen denize attılarsa da hastalığın kendi aralarında da yayılmasına engel olamadılar.