Kopenhag Üniversitesi bilim insanları, yanda bahsettiğim bilimsel makalelerinde, sağlıklı kişiler tarafından bu ürünlere verilen paraların boşa harcandığını iddia ediyor. Çok sayıda gönüllü üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda, bu ürünleri tüketen kişilerin ne bakteri floralarında ne de sağlık durumlarında bir değişiklik olduğunu göstermişler. Colorado Üniversitesi bilim insanlarından Catherine Lozupone de aynı fikri destekleyerek “Haplar ve piyasadaki yoğurtlarda bulunan birkaç çeşit bakteriyle bağırsağımızdaki yüzlerce çeşit bakteri desteklenemez. Paranızı çöpe atmayın” diyor.
Bütün bu tartışmaların karşısına çıkarak “Probiyotikler sağlığın geri kazanılmasında kullanılan çok güçlü destekleyici ürünlerdir” savunmasını yapan binlerce bilim insanı da var. Sanırım en doğru sözü Boston Hastanesi hekimlerinden Dr. Alessio Fasano söylemiş: “Tıp dünyasında ortada at yokken at arabası üretmek ve satmak adeta kural haline gelmiş. Biz hekimler buna alet olmamalıyız. Probiyotiklerle ilgili ‘İşe yarıyor’ teşhisi hâlâ bulutlarla kaplıdır. Probiyotikleri paramatik gibi görmek bilim etiğine yakışmıyor. Piyasa probiyotik haplarla doldu. Hangisi işe yarıyor, hangisi işe yaramıyor araştıran, bilen yok. ‘Probiyotik yoğurt’ demek bile moda olmuş. Probiyotik olmayan yoğurt mu varmış? Yoğurt adam gibi yoğurtsa probiyotiktir zaten. Fazla tartışmaya gerek yok.”