Prof. Dr. Emine Derviş, kistli aknelerin (sivilce) olabildiği kadar daha erken tedavi ettirmek gerektiğini belirterek, ''Bu tarz akneler için yapılacak birtakım tedavi yöntemleri var. Bunlar ileriye dönük olarak ne kadar erken yapılırsa kişilerin cildinde iz kalma olasılığı çok daha azalır'' dedi.
Prof. Dr. Derviş, yaptığı açıklamada, aknenin halk arasında ergenlik sivilcesi olarak bilinen bir hastalık olduğunu belirterek, hastalığın 13-14 yaş aralığındaki bireylerde olduğu kadar 30 yaş civarındaki bireylerde de görülebileceğini söyledi.
Bu hastalığın bir ergenlik hastalığı olmadığına dikkati çeken Derviş, ''Hastalığı aslında derideki yağ hücrelerinin fazla fonksiyonu diye özetleyebiliriz. Zeminde de genetik bir yatkınlık çoğu kişide. Yani bu kişileri sorduğunuz zaman çoğunun annesinde, babasında ve kardeşlerinde de benzer sorunların olduğunu görebiliriz'' dedi.
Derviş, aknenin genetik yatkınlığının dışında genç bireylerde hormonal faktörlerin etkisiyle oluşabileceğini ifade ederek, şunları kaydetti:
''Sıradan bir akne veya hormonal kökenli akneyi ayırt edebilmek için mutlaka bir uzmanın bu konuyu değerlendirmesi gerekir. Kişi yönlendirilirken de buna dikkat edilmesi lazım. Uzun süre kalan aknelerin en önemli etkisi fiziksel ve psikolojik bir zarardır. Uzun süren kistler, uzun süren akneler sonucunda vücutta iz kalıyor. Bir akne ne kadar uzun sürdüyse iz kalma riski o kadar fazladır. Özellikle kistlerle giden derin aknelerde. Kistli akneleri olabildiği kadar daha erken tedavi ettirmek lazım. Bu tarz akneler için yapılacak birtakım tedavi yöntemleri var. Bunlar ileriye dönük olarak ne kadar erken yapılırsa kişilerin cildinde iz kalma olasılığı çok daha azalır.''