Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Sıtma, hastalık yapan bir grup parazit olan plazmodiumların, dişi anofel sivrisinekleriyle insanlara bulaşmasıyla ortaya çıkan ateşli bir hastalıktır. Türkiye'de sırma olarak bilinen hastalık, dünyanın birçok yerinde malarya olarak adlandırılır.

Hastalığı ilk olarak ortaya çıkaran uygarlık Antik Mısırlılar'dır. Milattan Önce 460-370'li yıllarda Hipokrat, bataklık bölgelerde tekrarlayan ateş ve dalak büyüklüğüyle seyreden bir hastalığı fark etmiştir ve bu hastalığın dört farklı şekilde görülebileceğini duyurmuştur.

1984'te Manson, sıtma hastalığının sivrisinekler yoluyla yayıldığını ortaya çıkardı ancak malaria adı kullanılmaya devam etti. Eski çağlarda kitleler şeklinde ölümlere yol açan sıtma, günümüzde de halen tehlikeli bir hastalıktır.

Rusya'da Birinci Dünya Savaşı'nın ardından 5 milyon insan sıtma hastalığına yakalandı ve bunların 60 bin kadarı hayatını kaybetti. 1934'te ise Seylan'da 3 milyon sıtma hastasının 100 bin kadarı yaşamını yitirdi.

Amerika kıtasındaki ilk sıtma salgını 1938'de Breilya'da ortaya çıktı ve yüz bin sıtma hastasının 14 bini hayatını kaybetti. Bu gibi birçok bölgede binlerce insanın ölümüne sebep olan sıtma, Türkiye'de yaygın değildir ancak iklim koşullarına ve çevre kirliliğine bağlı olarak artış gösterebilecek bir hastalıktır.

SITMA HASTALIĞINDAN KORUNMAYA YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR

Sıtma hastalığından korunmak için yapılabilecek en büyük eylemlerden biri de sivrisineklerle mücadeledir. Sıtma ile mücadelede dünya tarihinde ilk büyük mücadele 20. yüzyıl başlarında Küba ve Panama bölgesinde başlatılmıştır. Yapılan geniş çaplı kök kazıma operasyonunda 1899'da Küba'da binde 999 olan hasta oranı, 1908'de binde 19'a kadar düşürülmüştür.

1939 yılında çok zehirli ve inatçı bir böcek öldürücü olan DDT'nin kullanılmasıyla hastalık bir kez daha büyük oranda engellense de bazı tip anofeller DDT'ye karşı direnç kazanmıştır. Direnç kazancının ardından yeni maddeler araştırılmıştır.

Günümüzde sıtma hastalığından korunmanın bir diğer yolu da su birikintilerinin temizlenmesi, bataklıkların kurutulması, nehirlerin ve akarsuların düzenlenmesidir.

Ülkemizde de sıtma ile mücadele özellikle 1926'dan itibaren ciddi bir surette devam etmektedir. Bu konuda 4871 sayılı kanun, sürdürülen çalışmaları yasa ile koruyarak disiplin altına almıştır.

SITMA HASTALIĞI KORUNMA YOLLARI

  • ● Endemik bölgelerde taramalar yapılarak sıtmalılar belirlenmeli ve tedavi edilmelidir.
  • ● Nüfus hareketleri kontrol edilmelidir.
  • ● Endemik bölgeye gidenlere profilaktik olarak haftada bir, 2 tablet (300 mg baz) chloroquine veya 1 tablet (25 mg) pirimetamin verilmelidir.
  • ● Bilinçli ve etkili sivrisinek mücadelesi yapılmalıdır. Bu amaçla insektisitlerle (DDT, Malation, Fenitritation, Popoxur, vb); şahsi korunma tedbirleri (Cibinlik, pencerelere tel, sinek kaçırıcı ilaçlar) ile erişkin sivrisineklere karşı tedbir alınmalıdır.
  • ● Larvalara karşı durgun sular ve bataklıklar kurutulmalı, nehir yatakları düzenlenmeli, özellikle pirinç ekimi bilimsel usullerle yapılmalı,
  • ● Ayrıca havuz ve göl gibi su birikintileri sık sık dalgalandırılıp, larvaların barınmasına elverişsiz hale getirilmeli,
  • ● Böyle su birikintilerinde larva yiyen Gambusia veya Respora cinsi balıklar yetiştirilmeli,
  • ● Kurutulamayan su birikintilerinde larvaların solumasına engel olmak için tedbirler alınmalıdır.