Dün bir yazı yazdım ve dedim ki "Spor Bakanlığı ile beIN Sports arasında görüşmeler sürüyor, beIN ikna oldu ve yarın aşırı bir gelişme olmazsa hafta sonu maçlar şifresiz yayınlanacak."

Bugün bu saat oldu bir açıklama gelmedi. Ben de sorumlu olduğum, imzamı attığım yazı gereği fikri takibimi yaptım. Efendim durum şu:

TFF Başkanı Nihat Özdemir, konuyla ilgili ricasını beIN'e iletmiş ama karşılık bulamamıştı. Bunun üzerine bakanlık devreye girdi ve hafta sonu oynanacak maçlarla ilgili beIN'den şifresiz yayın ricasında bulundu. Konu ağırlıklı olarak özellikle 2 büyük maçı (Trabzonspor-Başakşehir ve G.Saray - Beşiktaş) kapsasa da bakanlık tüm hafta sonunun şifresiz geçirilmesi konusunda ricacı oldu. beIN, hem seyircisiz oynama kararından, hem kaçak-korsan yayının yüzde 65'lere tırmanmasından yakınıp belli maddi karşılıklar ve uzun vadeye yayılan imtiyazlar istedi. Bakanlık, maddi kaybın karşılanacağını söyleyince bir anlaşma sağlandı. Bunun üzerine ben de dünkü yazımı yazdım. Lakin, bugün (cumartesi) beIN uzun vadeli bir takım imtiyazlarda ısrarcı olmayı sürdürdü. Bu aşamada görüşmeler belli oranda çıkmaza girdi ve cumartesi maçları şifresiz yayınlanmadı. Ancak iki taraf arasında görüşme trafiği sürüyor ve yarınki maçlar için (özellikle 2 büyük maç) şifresiz yayın ihtimali devam ediyor. Evvelki yazımda da dediğim gibi, olağanüstü günler yaşıyoruz. Eğer beIN ve Spor Bakanlığı arasında hala süren görüşme trafiği kesilmezse, aşırı bir takım gelişmeler olmazsa yarın 2 büyük maçın şifresiz yayınlanma ihtimali sürüyor. Zaten böylesine mühim bir konuda ne bakanlığın ne de beIN'in aksi yönde bir açıklama yapmaması görüşmelerin devam ettiğini, aslen bir takım anlaşmaların da olduğunu ama işin son raddede bir kaç noktada takıldığını doğruluyor. Şahsi fikrim yarın öğlen saatlerinde beIN'in bir açıklama ile tüm pazar maçlarını değil ama 2 büyük maçın ikisinin birden, en azından derbinin şifresiz yayınlanacağını bildireceği şeklinde.. Yine olmayabilir mi? Elbette olmayabilir. O zaman da neden olmadığını yazarız.

☆☆

Gelelim F.Bahçe - Konya maçına. Sadece şunu söyleyebiliriz. Skrtel - Roman - Reyes - Serdar Aziz - Sadık - Rami - Falette... Ali Koç yönetimi tam 7 tane net stoper ile çalıştı ve dünkü maça 2 defansif orta saha ile çıktı.

Fenerbahçeliler ligde kalan maçlarda bir şey beklemesin. Bu takım 2 maç ya kazanır ya kazanamaz. Bir tek Trabzonspor kupa yarı finali 2. maçında takım oynayacaktır. Gerisinde ligden kopan oyuncular topluluğu bu kadar oynar. Tolga değil de Garry sol önde oynadığında takımın sol kanadı koridora döndü. Hasan Ali de artık kendine gelmeli. Bu sene bir katkı veremedi. Genel kötü gidişat oyuncu grubunun değerini de düşürdü tabi. Normalde gelecek yıllarda da kullanılabilecek isimler 'çöp' muamelesi görmeye başladı.

15-16 dakika 9 kişi kalmış takıma hala ortalar yapan bir takımda oyun zekası da yok demektir zaten. Pas denememeleri 2'ye 1 yapmamaları ve herkesin kahraman olma sevdasıyla uzaktan şut denemesi tam anlamıyla psikolojik iflasın göstergesiydi.

F.Bahçe yönetimi seneye kadro planlamasında tek bir haya dahi yapmamalı. 3 defans oyuncusu (2 bek 1 Alfa Stoper) Orta alana bir net 8 numara ve kesin 2 golcü kanat forveti. Bunlar olursa bu takım iş yapar. Gerisi laf-ı güzaftır.