Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
Yönetmelik tamam sıra sözleşmede
0:00 / 0:00

Daha önce sınırlı olarak uygulanan uzaktan çalışma pandemi ile dünya genelinde ve Türkiye’de zorunlu olarak yaygın bir şekilde iş yaşamına girdi. Pandemiden sonra da uzaktan çalışmanın kalıcı olacağı görülüyor. Bankacılık başta olmak üzere birçok sektörde bundan böyle uzaktan çalışma yaygın bir şekilde uygulanacak.

Uzaktan çalışmaya ilişkin ilk yasal düzenleme, 6 Mayıs 2016 tarihinde 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde yapılan değişiklikle hayata geçirildi. Kanunda öngörülen yönetmelik ise beş yıl sonra yayımlandı.

YAZILI SÖZLEŞME YAPILACAK

Yönetmeliğe göre, uzaktan çalışmaya ilişkin iş sözleşmeleri yazılı şekilde yapılacak. Sözleşmede işi tanımı, yapılma şekli, işin süresi ve yeri, ücret tutarı, ücretin ödenmesine ilişkin hususlar, işveren tarafından sağlanan araçlar, ekipman ve bunların korunmasına ilişkin yükümlülükler, işverenin işçiyle iletişim kurması ile genel ve özel çalışma şartlarına ilişkin hükümlere yer verilecek.

Gerekli olması halinde, uzaktan çalışmanın yapılacağı mekân ile ilgili düzenlemeler iş yapılmaya başlamadan önce tanımlanacak. Bu düzenlemelerden kaynaklanan maliyetlerin karşılanma usulü, işçi ile işveren tarafından birlikte belirlenecek.

İŞVERENCE TEMİN EDİLEN MALZEME VE İŞ ARAÇLARI İŞÇİYE ZİMMETLENECEK

İş sözleşmesinde aksi kararlaştırılmamışsa uzaktan çalışan işçinin mal ve hizmet üretimi için gerekli malzeme ve iş araçları işverence karşılanacak. Malzeme ve iş araçlarının kullanım esasları ile bakım ve onarım koşulları açık ve anlaşılır bir şekilde işçiye bildirilecek.

İş araçlarının işverence sağlanması halinde, bunların işçiye teslim edildiği tarihteki bedellerini gösterir liste yazılı olarak işçiye teslim edilecek. Söz konusu malzeme ve iş araçları bir anlamda işçiye zimmetlenecek.

İşin yerine getirilmesinden kaynaklanan mal veya hizmet üretimiyle doğrudan ilgili zorunlu giderlerin tespit edilmesine ve karşılanmasına ilişkin hususlar iş sözleşmesinde belirtilecek.

Uzaktan çalışmayı kabul eden işçilerin, kendilerine önemli sorumluluklar yükleyen sözleşmeyi imzalama aşamasında kapsamlı bir hukuki yardım alması gerekecek.

FAZLA ÇALIŞMAYI İŞVEREN YAZILI TALEP EDECEK

Uzaktan çalışmanın yapılacağı zaman aralığı ve süresi iş sözleşmesinde belirtilecek. İş Kanunu’ndaki sınırlamalara bağlı kalmak şartıyla taraflarca çalışma saatlerinde değişiklik yapılabilecek. Fazla çalışma işverenin yazılı talebi üzerine yapılacak. İşçinin fazla çalışmayı kabul etmesi halinde geçerlilik kazanacak.

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ EĞİTİMİ VERİLECEK

İşveren, işin niteliğini dikkate alarak iş sağlığı ve güvenliği önlemleri konusunda çalışanı bilgilendirmekle, gerekli eğitimi vermekle, sağlık gözetimini sağlamakla ve ekipmanla ilgili gerekli iş güvenliği tedbirlerini almakla yükümlü olacak.

Tehlikeli kimyasal madde ve radyoaktif maddelerle çalışma, bu maddelerin işlenmesi veya söz konusu maddelerin atıkları ile çalışma, biyolojik etkenlere maruz kalma riski bulunan çalışma işlemlerini içeren işlerde uzaktan çalışma yapılamayacak.

MEVCUT SÖZLEŞMELER UZAKTAN ÇALIŞMA SÖZLEŞMESİNE DÖNÜŞTÜRÜLEBİLECEK

Yönetmeliğe göre, işçi ile işveren arasındaki iş ilişkisi doğrudan uzaktan çalışma sözleşmesi ile kurulabileceği gibi halihazırda işyerinde çalışan işçinin iş sözleşmesi, işçinin ve işverenin anlaşması halinde, uzaktan çalışma sözleşmesine dönüştürülebilecek.

Uzaktan çalışmak isteyen işçi işverenden bu konuda yazılı talepte bulunacak. İşveren de 30 gün içinde yazılı olarak kabul edip etmediğini işçiye bildirecek. Talebin kabul edilmesi halinde uzaktan çalışma sözleşmesi yapılacak.

Uzaktan çalışmaya geçen işçi, yazılı olarak tekrar işyerinde çalışma talebinde bulunabilecek. İşveren talebi öncelikli olarak değerlendirecek. Ancak, işverenin talebi kabul etme mecburiyetine ilişkin yönetmelikte bir hüküm bulunmuyor.

Covid – 19 pandemisinde olduğu gibi uzaktan çalışmanın zorlayıcı nedenlerle işyerinin tamamında veya bir bölümünde uygulanacak olması halinde uzaktan çalışmaya geçiş için işçinin talebi ve onayı aranmayacak.

ILO SÖZLEŞMESİ ONAYLANMAYI BEKLİYOR

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO),4 Haziran 1996 tarihinde 177 Sayılı Evde Çalışma Sözleşmesini kabul etti. Sözleşmeyi henüz onaylamayan ülkeler arasında Türkiye de bulunuyor. ILO Türkiye Direktörü Numan Özcan, sözleşmenin 25. yıl dönümü dolayısıyla hazırlanan raporla ilgili etkinlikte, evde çalışanların insana yakışır işe geçiş yapmalarını sağlamak için sözleşmeye uymanın zamanının geldiğini belirtti.

177 Sayılı ILO Sözleşmesi, evde çalışanlar ve diğer çalışanlar arasında ayrımcılık yapılmamasını öngörüyor. Sözleşmeye göre, evde çalışanların istihdam ve meslekte ayrımcılığa karşı korunması, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması, ücret ödenmesi, sosyal güvenlik haklarının korunması, eğitime erişim, asgari yaş, analığın korunması gibi konularda iç mevzuatta yasal güvenceler sağlanmalı.

ILO’nun sözleşmeyle ilgili 184 sayılı tavsiye kararında ise ilk kez eve iş verildiğinde işçinin adı, çalışma zamanı, ücreti gibi konularda işverence yetkili makamlara bilgi verilmesi, iş müfettişlerince gerektiğinde denetim yapılması önerildi.

İş kanunlarında işçiler için öngörülen minimum yaş sınırının evde çalışanlara da uygulanabilir olması gerektiği belirtilen tavsiye kararında, evde çalışanların sendikal örgütlenmelerine olanak sağlanması, toplu pazarlığı teşvik edici önlemler alınması gerektiği kaydedildi.

İŞÇİ İŞVERENDEN HANGİ GİDERLERİ KARŞILAMASINI İSTEYEBİLİR?

Tavsiye kararında, evde çalışanların enerji ve su kullanımı, haberleşme, makine ve teçhizatın bakımıyla ilgili ortaya çıkan giderler gibi işleriyle bağlantılı maliyetleri işverenden talep edebileceği belirtildi.

İşçilerin ücretlerinin güvence altına alınması, hatalı mal veya bozulmuş malzemeler gerekçesiyle ücretlerde haksız kesintilere karşı işçilerin korunması, mevcut sosyal güvenlik hükümlerinin evde çalışanları da içerecek şekilde genişletilmesi, analığın korunması konusundaki ulusal yasa ve düzenlemelerin evde çalışanlara da uygulanması, iş sözleşmesinin feshinde diğer işçilere tanınan haklardan yararlandırılmaları gibi önerilere yer verildi.

SÖZLEŞMENİN ONAYLANMASI NEDEN İHTİYAÇ HALİNE GELDİ?

Son yıllarda dünyada tüketiciler, satın aldıkları mal veya hizmetlerin insan onuruna yakışır şekilde üretimi, üretim esnasında çocuk işçi çalıştırılmaması, işçilerin emeklerinin karşılığını alabilmesi konularında hassasiyet gösteriyorlar. Tüketicilerin bu hassasiyeti devletleri de harekete geçirdi. Örneğin Almanya, 1 Ocak 2023’ten itibaren kademeli olarak yürürlüğe girmek üzere Tedarik Zinciri Yasası çıkarmaya hazırlanıyor. Yasa yürürlüğe girdiğinde Alman şirketleri, tedarikçilerinin çocuk işçi çalıştırması, mülteciler gibi zorla işçi çalıştırması, adil olmayan ücret politikası, uluslararası sözleşmelerde tanımlanan çalışma ve çevre koruma kurallarına aykırı hareketleri gibi durumlardan sorumlu tutulacaklar. Almanya benzeri uygulamaların yaygınlaşması bekleniyor.

Türkiye’nin 177 Sayılı Sözleşme gibi uluslararası sözleşmeleri onaylayıp, iç mevzuatını buna uygun hale getirmesi, Almanya başta olmak üzere Avrupa Birliği’ne ihracatta Türk tedarikçi şirketlerine rekabet avantajı da sağlayacak.

Bu haberin seslendirmesi Voiser tarafından yapılmıştır.