3.CELSE SONA ERDİ
Duruşmaya, tutuklu sanıklar Esenyurt Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Adnan Acar ile Esenyurt Belediye Personeli Ali Fırat Baycan'ın savunmasının alınmasının ardından yarına kadar ara verildi.
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında, 5'i tutuklu 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu toplam 33'ü tutuklu 200 sanığın yargılanmasının üçüncü günü sona erdi.
Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısında bulunan 1 numaralı salonda görülen duruşmada, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ile başka tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu.
Duruşmaya, tutuklu sanıklar Esenyurt Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Adnan Acar ile Esenyurt Belediye Personeli Ali Fırat Baycan'ın savunmasının alınmasının ardından yarına kadar ara verildi.
Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Daka da savunmasında, “Aziz İhsan Aktaş, Yusuf A. ve Akın Kumanlı ile herhangi bir rüşvet ilişkisine girmedim. Herhangi bir iş ilişkimiz olmamıştır. Aziz İhsan Aktaş, Beşiktaş Belediyesi’ndeki alacaklarını tahsil etmek amacıyla rüşvet verdiğini iddia etmiştir. Akın Kumanlı ifadesinde, Utku Caner Çaykara’nın seçim çalışmaları için bana toplamda 5 defa para verildiğini ve bu paraların toplamının 5,5 milyon olduğunu aynı zamanda 16 araç teslim ettiğini iddia etmiştir. Ben, hiçbir para almadığımı söylememe rağmen tutuklanmışken, bana para verdiğini söyleyen Kumanlı ifade vermesinin ardından elini kolu sallayarak savcılıktan ayrılmıştır. Kumanlı'dan hiçbir zaman para almadığımı, kimseyle böyle bir ilişki içerisinde olmadığımı söylemek isterim. Aziz İhsan Aktaş ile Akın Kumanlı’nın iddialarına yönelik sundukları deliller banka dekontlarıdır. Bu dekontlarda benim adım geçmiyor, gerçek olup olmadığı dahi bilinmiyor. Gerçekliği araştırılmadı. Adımın dahi geçmediği bu dekontlarla benim ne alakam olabilir. Bu iki kişi arasındaki para transferleri bana yüklenmeye çalışılıyor. Babamı cezaevinde kalp krizinden kaybettim, yasını dahi tutamadım. Bu görevi kabul etmemi en çok babam istemişti. Ben bunun acısını ölene kadar unutmayacağım başkanım. Babamı son bir kez görememiş ve sarılamamışken, üzerime suçu atan kişilerin bir gün dahi cezaevinde kalmaması yaramı daha da kanatmaktadır. Ben ise bu insanların ifadeleriyle 8,5 aydır tutukluyum. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Avcılar Belediye Başkanı tutuklu sanık Utku Caner Çaykara savunma yapmak için kürsüye çıkarken annesi gözyaşlarına hakim olamadı. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Çaykara'nın annesinin yanına gidip sarılarak teselli etti.
Utku Caner Çaykara savunmaya başlamadan önce bugüne nasıl geldiğimiz anlatmak istiyorum diyerek, “Bugüne kadar geldiğimiz sürede neler yaşandı kronolojik olarak sizlere bahsetmek istiyorum; zira üzerime atılı bu suçlara dayandırılarak nasıl kurgulandığının daha iyi anlaşılabilmesi için bu kronoloji çok çok önem arz etmektedir. Bugün 29 Ocak 2026 tarihi. Size Kasım 2024 tarihinden bahsetmek isterim. Kasım 2024 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından belediyemize bir yazı geldi ve bugün eylem 20-28’de yargılandığımız ihale dosyaları istendi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2024 tarihinde biz bugün eylem 20-28 kapsamında yer alan her iki ihale dosyasını da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na ilettik. Ardından geçen süre zarfında bu dosyanın ilk operasyonu 13 Ocak 2025 tarihi dahil hakkımızda hiçbir gelişme yaşanmadı, hiçbir beyan verilmedi” dedi.
31 Mayıs 2025 tarihine geldiğimizde ise şafak operasyonuyla mali şube ekipleri tarafından evimde arama yapılarak gözaltına alındım diyen Çaykara, “Burada ve anlatmak isterim: üç gün boyunca belirsizlik içerisinde narkotik deposunda bulunan nezarethanede uyuşturucu kokuları içerisinde bekletildim, hiçbir soru sorulmadı; gün aşırı götürüldüğümüz sağlık kontrolleri sırasında dakikalarca çevik kuvvet eşliğinde tek sıra halinde bekletildik. Bir prodüksiyon uygulanarak her açıdan görüntülerimiz çekildi. Tabii biz süreci daha bilmediğimiz için o dönemde ne olduğunun farkında bile değiliz ama sonrasında gördük ki en azılı suçlulara bile yapılmayan muamele yapılmış. Ailelerimizi derinden üzen, toplumu derinden sarsan bu görüntü de maalesef basına servis edilmiştir; daha ifademiz bile alınmamıştır.” dedi. “3 NİKAH KIYDIKTAN SONRA AZILI BİR SUÇLU OLDUM” Kamu adına çalışmış, 3 nikâh kıymış bir insan olarak uyudum diyen Çaykara, “Ertesi günü azılı bir suçlu olarak uyandım. Bu süreçte bizlere ve ailelerimize yapılan bu muamele derinden üzmüştür. Söylenecek çok şey vardır ama söyleyeceğim tek şey: Allah hiç kimseye bu durumu yaşatmasın.” dedi.
"Gözaltının üçüncü günü ve ertesi günü savcılıkta bana Aktaş tarafından verilen etkin pişmanlık ifadesi soruldu" diyen Utku Caner Çaykara, “İfade şu; huzurunuza aynen okumak isterim: Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Alican, Abacı kardeşlerim ve akrabalarımdan Beşiktaş Belediyesi’ndeki birikmiş hak ediş ödemelerini alabilmeleri karşılığında Cumhuriyet Halk Partisi Avcılar Belediye Başkan adayı Utku Can Çaykara’nın seçim çalışmalarında kullanılması için para ve araç vermiştir. Ben de hem Vatan Emniyet’te hem de savcılıkta seçim adaylarının süreç açısından çok yoğun ve yıpratıcı geçtiğini, seçim kampanyalarının yüzlerce binlerce partili vatandaşın dahil olduğu kampanyalara dönüştüğünü, seçimi de bıçak sırtı götürdüğümüzü, kazanıp bile kazanmayacağımızın belli olmadığı bir dönemde böyle bir konuya dahi bir bilgim ve dahil olmadığını ifade etmeme rağmen çıkarıldığım sulh ceza mahkemesinde, sözlerimin başında ifade ettiğim gibi kanunen işleyemeyeceğim bir suçtan, o tarihte kamu görevlisi olmamama rağmen başka bir belediyenin hak edişleriyle alakalı hukuksuz şekilde tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderildim” dedi.
"İcbar suretiyle irtikap suçundan Silivri Cezaevi’nde geçirdiğimiz üç aylık sürede haziran, temmuz, ağustos hakkında ve dosya kapsamında hiçbir gelişme yaşanmadı" diyen Çaykara, “Ardından eylül ayına geldiğimizde adli yıl açılışında bu dosyanın iddianamesinin eylül ayında açıklanacağı duyuruldu. Ardından Avcılar Belediyesi’ne ihaleye fesat operasyonu yapıldı; 5 memurumuz gözaltına alındı, dördü adli kontrolle serbest bırakıldı, 1’i tutuklandı. Savcılık o süre zarfında son aşamasında ihaleye fesat operasyonu şüpheli olarak geçmeme rağmen herhangi bir aşamada ifademe başvurmadı.” şeklinde konuştu.
"Herkes gibi süreci kamuoyundan ayrıntılarıyla öğrenmek durumunda kaldım" diyen Çaykara, “Sayın Başkan, ayrıntıları öğrendiğimde ise dosyanın Eylül 2025 tarihinde gerçekleştirilen son operasyonunun, Kasım 2024 tarihinden beri savcılık masasında bekletilen ihale dosyaları olduğunu gördüm. Ardından ihaleye fesat operasyonu tamamlandı ve yine dosya kapsamında hakkımızda hiçbir yeni gelişme yaşanmadı. İhaleye fesat ve rüşvet iddialarıyla bugün karşınızda yargılanıyorum. Şimdi Sayın Başkan, bu kronoloji ve olayların gerçekleşme tarihlerini sizlere neden anlattım? Bakın, biz Kasım 2024 tarihinde bizzat İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na dosyaları iletmemize rağmen dosya kapsamındaki ayrıntılara baktığımızda nisan ayında bu dosyaların bilirkişiye gönderildiğini görüyoruz; yani 11 Mayıs’tan önce, etkin pişmanlık ifadesinden önce savcılık makamı bu ihaleleri biliyordu. Buna rağmen adımın geçtiği etkin pişmanlık ifadesi, biraz önce okuduğum bu ifade yeterli görüldü ve bu ifadeye itibar edildi; ben işleyemeyeceğim bir suçtan tutuklandım.” ifadelerini kullandı.
Çaykara savunma esnasında 33 yaşında belediye başkanı olduğunu ve 8 aylık evliyken tutuklandığını sık sık dile getirdi. Çaykara savunmasına devam ederken, notlarını değiştirdiği esnada eşinin mektubunu buldu. Savunmasında duraksayan Çaykara, ardından gülümseyerek, “Kusura bakmayın eşimin dün gönderdiği mektup araya karışmış” dedi.
Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Önder Gedik, Beltaş Yönetim Kurulu Başkanlığı'na Mayıs 2024’te atanana kadar Beşiktaş Belediyesi’nde CHP Meclis Üyesi olarak görev yaptığını belirtti. "Hastanenin satışından maddi menfaat temin etmem mümkün değildir" diyen Gedik, “Usulsüzlük iddialarını reddediyorum. Satış işlemi Beltaş’ın borçlarının ödenmesi için yapılmıştır. Ozan İş, bana hastanenin satışının yapılması gerektiğini söyledi ve bu satıştan Rıza Akpolat’ın bilgisinin olduğunu tarafıma bizzat bildirdi.” dedi.
Ozan İş ile arasında geçen konuşmanın ardından Rıza Akpolat’ı teyit etmek için aradığını belirten Önder Gedik, “Akpolat bana söz konusu satıştan bilgisinin olduğunu, satış işlemi tamamlandıktan sonra meclis üyelerine bilgi vereceğini söyledi. Sonrasında kendisi meclis üyelerine bilgi verilmişti. Ozan İş ve Mustafa Mutlu satış işlemlerini yönetmiştir. Satış ihale yoluyla gerçekleşmiştir.” dedi. İhale sürecini takip etmediğini söyleyen Gedik, satış günü Aziz İhsan Aktaş ile tanıştığını belirterek, “Satıştan elde edilen 70 milyon, Beşiktaş Belediyesi maaş ödemesinde kullanılmak üzere gönderildi. 400 milyon ise Beltaş’ın borcu için belediyeye aktarılmıştır.” ifadelerini kullandı.
Mahkeme başkanı Oğuzhan Gül, tutuklu sanık Önder Gedik’e soruşturma aşamasında verdiği ilk ifadede Rıza Akpolat’ın satıştan bilgisi olmadığını söylediğini belirtti. Ancak ikinci ifadesinde “Rıza Akpolat’ın bilgisi vardı” dediğini hatırlattı, “Hangi ifadeniz geçerli” diye sordu. Gedik, Akpolat’ın bildiğine dair beyanının geçerli olduğunu söyledi.
Rıza Akpolat’ın avukatı, Önder Gedik’e soruşturma aşamasında vermiş olduğu ifadede herhangi bir baskısı ve tehdidin olup olmadığı soruldu. Gedik, “Hayır bir baskı olmadı.” Cevabını verdi.
Mahkeme heyeti alınacak önlemler için toplantı yaptığı için duruşma geç başladı. Mahkeme Başkanı Oğuzhan Gül savunmalara başlamadan önce kısa bir açıklama yapmak istediğini söyledi.
Başkan Gül, “Biz yargılamayı sağlıklı ve düzgün bir şekilde yapmak istiyoruz. Duruşma disiplinin bozulması en çok da sanıkları etkiliyor. Biz titiz çalışan bir heyetiz, bilirsiniz anlamışsınızdır zaten. Sakin ve sessiz bir ortamda bizim sanıkları can kulağıyla dinlememiz gerekiyor. Ben savunmaları alırken notlar alıyorum, arkadaşlarım da dahil. Burada hareketlilik olunca bizim de dikkatimiz dağlıyor, sanıkların da dikkati dağılıyor. Ses ve görüntü kaydı suç. Defalarca söyledik. Bu arada izleyicilerin yüzde 98’i iyi niyetli bunun farkındayız, dünkü karardan vazgeçmemizin nedeni de bu. Duruşma salonunda çok fazla hareketlilik olmasın, sanıkların ve heyetin dikkati dağılıyor. Dikkat edelim lütfen.” dedi.
(İHA) ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi'ne (NASA) ait araştırma uçağı, mekanik arıza nedeniyle iniş takımlarının açılmaması sonucu gövde üzerine iniş yaptı
Şifreniz eposta@email.com adresine başarıyla gönderildi.
Lütfen gelen kutunuzu veya spam (önemsiz) klasörünü kontrol edin.
Kişisel verileriniz, Aydınlatma Metni kapsamında işlenmektedir. “Üye ol” veya “Sosyal Hesap” butonlarından birine basarak Üyelik Sözleşmesi’ni, Rıza Metni’ni, Çerez Politikası’nı okuduğunuzu ve kabul ettiğinizi onaylıyorsunuz.