Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Politika Bakan Gürlek, Behçet Oktay ve Uğur Mumcu'nun aileleriyle görüştü

        Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2009 yılında Ankara'da park halindeki otomobilinde başından silahla vurulmuş halde bulunan eski Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay'ın ve 1993'te suikastla hayatını kaybeden gazeteci-yazar Uğur Mumcu'nun aileleriyle görüştü.

        Ankara'da 2009 yılında park halindeki otomobilinde başından silahla vurulmuş halde bulunan eski Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olayla ilgili yürütülen soruşturmada, Oktay'ın kendi silahıyla intihar ettiği değerlendirilerek takipsizlik kararı verildi.

        Ancak Oktay'ın ailesi, ölümünde Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) rolü bulunduğunu öne sürerek, dosyanın yeniden ve kapsamlı şekilde incelenmesini talep ediyor. Bu kapsamda Adalet Bakanı Akın Gürlek, Behçet Oktay’ın, oğlu Burak Oktay ve kız kardeşi Şule Oktay ile Adalet Bakanlığı'nda görüştü.

        Behçet Oktay kimdir?

        Eski Özel Harekât Daire Başkanı Behçet Oktay, 17 Temmuz 1957'de Malatya'nın Hekimhan ilçesinde doğdu. Polis Koleji ve Polis Akademisi'nden mezun olduktan sonra çeşitli illerde görev yaptı. 1997 yılında Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Daire Başkanı olarak atandı ve Polis Özel Harekât teşkilatını kuran üç isimden biri olarak gösterildi.

        Türk Silahlı Kuvvetleri Altın Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası'na layık görülen Oktay, 25 Şubat 2009'da Ankara'da aracının yanında ölü bulundu.

        REKLAM

        Görüşmede, dosyaya ilişkin taleplerin ve ailenin şüphelerinin ele alınması bekleniyor.

        MUMCU'NUN AİLESİYLE GÖRÜŞTÜ

        Bakan Gürlek, talep üzerine 6 Ağustos Perşembe günü (bugün), 24 Ocak 1993'te Ankara'da evinin önünde bombalı suikastla hayatını kaybeden araştırmacı gazeteci-yazar Uğur Mumcu'nun ailesiyle bir araya geldi.

        Oktay'ın ailesiyle yapılan buluşmanın ardından saat 11.30'da Adalet Bakanlığı'nda başlayan kabulde, Uğur Mumcu suikastına ilişkin dosyadaki son durum ve yürütülen yeni çalışmaların ele alınması bekleniyor.

        Uğur Mumcu kimdir?

        Uğur Mumcu, 22 Ağustos 1942'de Kırşehir'de doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olduktan sonra gazetecilik ve yazarlık yaptı. Araştırmacı gazeteciliğiyle tanınan Mumcu, siyaset, hukuk ve devlet yapısına ilişkin yazıları ve kitaplarıyla kamuoyunda tanındı.

        Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993'te Ankara'da Karlı Sokak'taki evinin önünde, otomobiline yerleştirilen C-4 tipi plastik bombanın patlaması sonucu yaşamını yitirdi. Ölümünün ardından ailesi tarafından 1994 yılında Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı kuruldu.

        AKIN GÜRLEK'TEN BEHÇET OKTAY MESAJI: SONUNA KADAR PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ

        Adalet Bakanı Akın Gürlek, Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Dairesi Eski Başkanı Behçet Oktay’ın şüpheli ölümüyle ilgili “Karanlık bir nokta kalmayacak. Sonuna kadar bu işin peşini bırakmayacağız. Suçlu varsa da bunu çıkartmak devletin görevi” dedi.

        Bakan Gürlek, “FETÖ’nün radarındaydı” dediği Oktay’ın oğlu ve kız kardeşini kabul etti.

        Adalet Bakanı Akın Gürlek, 25 Şubat 2009’da Ankara Dikmen'de park halindeki aracında kanlar içinde bulunan ve ölümü kayıtlara ‘intihar’ olarak geçen Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Dairesi Eski Başkanı Behçet Oktay’ın oğlu Burak Oktay ve kız kardeşi Şule Oktay ile Bakanlıkta bir araya geldi.

        Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının karanlık kalmış, henüz aydınlatılmamış cinayetlerin ortaya çıkarılması için yaptığı çalışmaları hatırlatan Bakan Gürlek, “Bu konuda da özellikle ailelerimizle görüşme yapıyoruz. Çünkü sizin gözlemleriniz, ilk olay anında gördükleriniz, bilgileriniz sıcağı sıcağına çok önemli. Bu konuda toplantılara önem veriyoruz. Tekrardan başınız sağ olsun” diye konuştu.

        “FETÖ’NÜN RADARINDAYDI”

        Bakan Gürlek, olayın gerçekleştiği tarihte Oktay’ın FETÖ’nün radarında olduğunun altını çizerek, “Çok önemli. O tarihlerde Sayın Müdürümüz, FETÖ’nün radarındaydı. Vazifesini yaptığı dönem, örgütün tam palazlanmaya başladığı zaman 2009 yılı” dedi.

        Özellikle 2007 -2010 arasındaki olayların, çok ayrıntılı incelendiğini belirten Bakan Gürlek, “Hrant Dink, rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu cinayeti. Daha sonra da rahmetli Behçet Oktay'ın ölümünden dolayı bu tarihlere iyi bakıyoruz. Özellikle burada bir FETÖ'nün parmak izi çıkabilir mi? Çünkü genelde bir organize eylem olabiliyor” şeklinde konuştu.

        “OLAYDA ŞÜPHELİ HAREKETLER VAR”

        Olayda şüpheli hareketlerin olduğunu söyleyen Bakan Gürlek, “Özellikle olay tarihindeki bir bölgesel baz istasyon çalışması yapılması gerekiyor. Genişletilmiş. Yani telefon sinyalleri kimler bulunuyor? Gerekirse geçmiş örnek kamera görüntülü var mı? Kimler irtibatlı? Onlara bakmak lazım. Müdahale eden ilk olaya müdahale eden kimler? İşte görevli polisler kimler o tarihteki” dedi.

        “FARKLI BİR GÖZLE DOSYALARI TEKRAR İNCELİYORUZ”

        Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığında görev yapan personelin teknik ve profesyonel olduğunu ifade ederek, “Yani zaten bu birim kurma amacımızın da biz özellikle ayrı bir bakış açısıyla, ayrı bir gözle dosyada henüz aydınlatılmamış ya da ortaya çıkarılmamış teknik delilleri ortaya çıkartmak. Tabii şu an günümüz teknolojisi gelişti. Daha fazla, daha farklı yöntemlerle inceleme yöntemimiz var. Arkadaşlarımız çalışıyor. Burada daire başkanımız var. Altındaki hakimlerimiz var. Savcılarımızla, Ankara Başsavcılığımızla da irtibatta” diye konuştu. Bakan Gürlek, kurulduğu tarihten bugüne kadar daire çalışmaları neticesinde 27 dosyada 30 failin bulunduğunun altını çizdi.

        “EN UFAK AYRINTIYI BİLE DEĞERLENDİRİYORUZ”

        En ufak bir ayrıntıyı bile değerlendirdiklerini dile getiren Bakan Gürlek, “Ama burada özellikle o tarihteki atmosfere bakmak lazım. Yani rahmetlinin öldürüldüğü ya da işte intihar eyleminin gerçekleştiği tarih 2009 tarihi. O tarihteki Türkiye atmosferine bakmak lazım. Yani burada kim menfaatine olacak bu eylem?” dedi.

        “SONUNA KADAR BU İŞİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”

        Bakan Gürlek, dosyayı en ince ayrıntısına kadar takip edeceklerini ifade etti. Bakan Gürlek şu ifadeleri kullandı: “Özellikle biz devlet olarak yanınızdayız. Özellikle sonuna kadar bu işle mücadele edeceğiz. İnşallah burada karanlık bir nokta kalmayacak. Sonuna kadar bu işin peşini bırakmayacağız. Suçlu varsa da bunu çıkartmak devletin görevi.”

        “FETÖ’NÜN GAZETELERİ OKTAY’I ERGENEKON’A DAHİL ETMEYE ÇALIŞTI”

        Oktay’ın kız kardeşi Şule Oktay dönemin Taraf ve Zaman gazetelerinin Ergenekon soruşturmaları sürecinde Behçet Oktay’ı gündeme taşıdığını belirterek,” İbrahim Şahin'e yakın Başkan neden alınmadı, Ergenekon şeyine dahil edilsin diye” sürekli mobbing haberler yapıldığını ifade etti.

        DOSYA APAR TOPAR KAPATILDI

        Olay günü eve gelip yemek yemeyi planlayan Behçet Oktay’ın son anda bir yemek organizasyonu gittiğini ifade eden Şule Oktay, “ Gece saat 3’te kapımız çaldı. Behçet Oktay intihar etti diye. Saat 4’te bizim biletlerimiz alındı. Apar topar uçağa bindirildik. Birinci haftasında yeğenlerim çağırılmış. Soruşturma bitti. Yani dosyada hiçbir inceleme yapılmadı, bizim bilgimize dahi başvurulmadı. 2 adet cep telefonu var bunlara yer verilmedi. Kasasının anahtarı alınmış götürülmüş. Telefonla görüşmeler yapılmış. Dosyayı kapattılar” dedi.

        Şule Oktay, “Ağabeyim sağ eliyle çay bile karıştırmazdı” diyerek Behçet Oktay’ın her iki elinde de barut artığı bulunduğunun kayıtlara geçirilmesinin şüphe uyandırıcı olduğunu belirtti.

        “SİLAHTAKİ MERMİLER BABAMA AİT DEĞİL”

        Behçet Oktay’ın oğlu Burak Oktay da silahtaki mermilerin hiçbirisinin babasına ait olmadığını dile getirerek, “Babam hep aynı mermileri kullandı. Yedek şarjör olan mermiler aynı ama silahtaki mermiler babamın mermileri değil” dedi.

        "KOMŞULARIMIZ HEP FETÖ'CÜYDÜ"

        Oturdukları lojmandaki komşularının çoğunun daha sonra FETÖ’den firari olduğunu belirten Burak Oktay, “Mesela buna babamın korumaları da şahit. Ondan sonra zaten bu oturduğumuz lojman itibari bütün konuşlarımız FETÖ'den firariler. Babamı Hizbullah militanı diye dinlemeye aldırdılar. Firari Recep Güven ‘kendisini öldürttü’ yorumunu yaptı” diye konuştu.

        BAKAN GÜRLEK: HİÇBİR HUSUS KARANLIKTA BIRAKILMAYACAKTIR

        Görüşmenin ardından sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Gürlek, şunları kaydetti:

        "17 yıl önce şüpheli şekilde hayatını kaybeden eski Özel Harekât Daire Başkanı Behçet Oktay’ın oğlu Burak Oktay ve kız kardeşi Şule Oktay ile Bakanlığımızda bir araya geldik.

        Başta FETÖ bağlantısı iddiası olmak üzere, olaya ilişkin tüm şüpheler yeniden ve kapsamlı biçimde incelenecek; hiçbir husus karanlıkta bırakılmayacaktır.

        Behçet Oktay’ın şüpheli ölümünün bütün yönleriyle aydınlatılması ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için süreci yakından takip edeceğiz.

        Olayda kimin dahli bulunursa bulunsun, gerçeğin ortaya çıkarılması için bu meselenin sonuna kadar takipçisi olacağız.

        Merhum Behçet Oktay’a bir kez daha Yüce Allah’tan rahmet; ailesine ve sevenlerine sabır ve metanet diliyorum."

        GÜRLEK: TABİİ BİR CİNAYET VAR

        Adalet Bakanı Akın Gürlek, 33 yıl önce otomobiline yerleştirilen C-4 tipi plastik bomba sonucu öldürülen Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu'nun eşi Güldal Mumcu ve oğlu Özgür Mumcu ile aile avukatlarını Adalet Bakanlığı’nda kabul etti.

        Bakan Gürlek, Uğur Mumcu dosyası ile ilgili olarak, “Özellikle rahmetlinin bakmış olduğu dosyalar, olaylar, ele aldığı yazılardan dolayı bir kesimin radarına girdiğini düşünüyoruz. Bu konuda devlet sonuna kadar kararlıkla mücadele edecek. Burada tabii bir cinayet var. Bu cinayetin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

        Ortada bir suç varsa mutlaka bir fail olacağını belirten Bakan Gürlek, “Devlet de bu faili ortaya çıkarmak zorunda. Geçmişte yaşanan bu şekilde dosyaları ele aldık. Yani ortaya çıkarılmamış cinayetler. Bunlar eski tarihli 15, 20, 25 yıllık cinayetler var.

        Bizim bu büronun kuruluş amacı bu mücadelede sonuna kadar kararlılıkla mücadele etmek, üzerine gitmek, karanlık noktalar varsa, o zaman gözden kaçan deliller varsa onları ortaya çıkartmak” dedi.

        “KARANLIKTA KALAN BAZI OLAYLAR VAR”

        Yargılama sürecini hatırlatan Bakan Gürlek, “Burada da biliyorsunuz bir yargılama var. Ama tabii henüz karanlıkta kalan bazı olaylar var. İşte tam aydınlığa kavuşmayan olaylar var” diye konuştu. 1993 yılının Türkiye için karanlık bir dönem olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, “Uğur Mumcu bu ülke için gerçekten önemli bir değerdi, önemli bir kalemdi” ifadelerini kullandı.

        “BİR KESİMİN RADARINA GİRDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ”

        Dosyada ismi yer alan ve yurt dışına kaçan zanlıların peşinin bırakılmayacağının altını çizen Bakan Gürlek, “Bir şahıs şu an firari. Onu elbette kırmızı bülten çıkarttık, getirilmesi için bütün iletişim kanalları da kullanıyoruz. Ama onun haricinde de bazı şüphelendiğimiz konular var.

        Özellikle rahmetlinin bakmış olduğu dosyalar, olaylar, ele aldığı yazılardan dolayı bir kesimin radarına girdiğini düşünüyoruz. Bu konuda devlet sonuna kadar kararlıkla mücadele edecek” şeklinde konuştu.

        “DEVLET MUKTEDİR, SAMİMİYETLE BU SÜRECİ YÜRÜTECEĞİZ”

        Bakan Gürlek, “Eski Türkiye'de şahıslar maalesef devlet kurumlarının bazen önüne geçmiştir. Ama her zaman devlet muktedirdir. Bunu hiçbir zaman unutmayın. Devlet her zaman bir olay isterse ortaya çıkartır. Şu an biz samimiyetle bu süreci yürüteceğiz. Çözdüğümüz olaylar da oldu” dedi.

        “KARARLILIKLA MÜCADELE DEVAM EDECEK”

        Bu tür dosyalarda sonuna kadar kararlılıkla mücadele ettiklerini dile getiren Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının çalışmalarından bahsederek, “İçinizi ferah tutabilirsiniz. Buradaki arkadaşlarımızın hepsi teknik arkadaşlar, alanında uzman arkadaşlar. Sizler de zaten sürekli olarak irtibata geçebilirsiniz. Yeni bir belge, yeni bir delil öğrendiğiniz zaman telefonlarınızı alın bu konuda.

        Yani biz bu büroyu kurarken dedik ki; burada kim olursa olsun yani bir devlet, bir cinayet varsa bunun faili bulmak zorunda. Faili kaçtıysa da bunu peşini bırakmamak zorunda. Yani bu devletin temel görevi. Yani o Oğuz Demir İran'a gitti, Avusturya'ya gitti. Mutlaka bunu devlet iade etmek zorunda. Yani bizim en azından onun peşinde olduğumuzu hissettirmemiz lazım. Yani orada rahat olmaması lazım” şeklinde konuştu.

        Cinayette karanlık kalan noktalara vurgu yapan Bakan Gürlek, “Karanlık kalan noktalar varsa, başka birileri varsa onları da ortaya çıkartmak zorundayız. Yani devletin temel görevi bu. Yani bu konuda da biz kararlıyız” dedi.

        GÜLDAL MUMCU: “ARKASINDAKİ GÜÇLERİ BİLMEK İSTİYORUZ”

        Görüşme için Bakan Gürlek’e teşekkür eden Güldal Mumcu, “Sağ olun. Tabii ki biz arkasındaki güçlerin kim olduğunu, kimlerin bunları koruduğunu bilmek istiyoruz” dedi.

        Uğur Mumcu’nun oğlu Özgür Mumcu’da, “Bir takım failler var. Bunun arkasındaki bağlantılar. Devletin bunu ortaya çıkartma iradesi göstermesi bizi sadece memnun eder” diye konuştu.

        Görüşmede Bakan Gürlek aile avukatlarının dosya hakkındaki görüşlerini de dinledi. Güldal Mumcu görüşmede, 10 yıl önce kaleme aldığı kitabını Bakan Gürlek’e takdim etti.

        ÖNERİLEN VİDEO
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ