Özel, "Made in Europe" oylamasına dikkat çekti
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında iç ve dış gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel, "Avrupa Birliği, yeni bir çalışma yapıyor kendi üyelerini koruyacak diğer ülkeler için de bir tehlikeli olacak bir oylamayı 4 Mart'ta yapacaklar. Made in Europe olmayan ürünlerin Avrupa'ya satışında zorluklar olacak. Dünya kadar işçimiz işsiz kalabilir. Avrupa Konseyi'nin kurucularındanız. Bizi dışarıda bırakamazlar. Bunun için CHP olarak, kurucu parti, ana muhalefet partisi ve Türkiye'nin birinci partisi olarak, mektup yazdık ve bizi dışarıda bırakmayın diye AB büyükelçilerine mektubumuzu temsil edeceğiz. Oylamanın olduğu güne kadar oradaki demokrat ve sosyalist gruplarla yoğun temaslarda olacağız ve var gücümüzle gayret göstereceğiz" dedi
TBMM'de, CHP grup toplantısında kürsüye çıkan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, gündeme ilişkin özetle şunları söyledi:
"Anadolu'da ve İstanbul'da eylemlere başladığımızda, kış gelince, yaz gelince nasıl olacak dediler. Doğru miting koşulları ve en fazla katılımı gösterir ancak biz eylem yapacağız dedik. 46 derecede de, eksi 4 derecede de eylem yaptık. 39 ilçe eylemimizi Ataşehir'de tamamladık ve cumartesi günü de Kocaeli İzmit'teydik. Operasyonlar sürdükçe eylemlerimiz devam edecek. İstanbul ve Anadolu'da eylemlerimize katılan milyonlar için Türkiye İttifakı'nın tüm demokratlarına teşekkür ediyorum.
Yarın 3. Bölge Mitingini, Bakırköy'de gerçekleştireceğiz ve 18 Mart akşamı da Saraçhane'de o tarihi gecede ayakta olacağız. Cumartesi günü Saadet Partisi'nin iftarına katıldık. Kötülük gözlerini öyle kör etmiş ki o masaya bakıp, 'Bu iftarı Saadet Partisi yapmadı İBB bütçesiyle yapıldı' dediler Bu çok üzdü arkadaşları. Kişiler kendinden biliyor işi.
İktidar öyle zor bir durumda ki karşımıza çıkmaktan korkuyor. Gelin Aydın'da sandığa ortaya koyalım diyoruz, topuklayıp kaçana karşı koyalım sandığı ortaya, CHP'den seçilip de sizin şantaj ve tehditle CHP'den kaçırmaya çalışıyorlar. O masada AK Parti'nin Genel Başkan Vekili vardı ama onlar 6'lı masayı gördük dediler. Vallahi iyilik kazanacak, kardeşlik kazanacak, o masadan düşmanlık çıkaranlar tarihe gömülecek.
Şu anda ÖTV, tırnak makasından, mutfak tüpünden, doğal gazdan alınıyor ama elmasta, pırlantada yok. Bugünlerde piyasaya gençlerin çok sahip olmak istedikleri bir cep telefonu çıktı fiyatı 108 bin TL. Devlet bir alışverişten elbette vergi alır ancak Türkiye'de 55 bin TL'si vergi, 53 bin TL de telefonun kendisi. İşte bunda yüzde 50 vergi var, KDV var, TRT bandrol ücretiyle birlikte 54-55 bin TL yapıyor. Acı acı tebessüm etmemiz gereken şey şu Tayyip bey, vergiden vergi alıyor. Bir cep telefonu alınırken aynı paraya devlet 3 kez daha vergi koyuyor ve verginin, vergisinin, vergisini alıyor.
Devlet vergi alır ama yollar yapar, köprüler yapar. Köprülerin satılmak üzere bir hazırlık yapıldığını hatırlatmak isterim. Şu ana kadar bir özelleştirme yapıldıysa yüzde 86'sı AK Parti döneminde yapıldı. Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan 100 özelleştirmenin 86'sını yaptılar.
Devletin yaptığı köprü şu an 59 lira, Tayyip beyin yaptığı köprü 959 lira. Bu köprüleri satmaya, 59 lira olan köprü geçiş ücretini 350 liraya çıkaracaklar. 5 yılda kazanılacak parayı almak için 25 yıllık kazancı bırakacaklar. Bunu soruyoruz geçen hafta sordum her şeye cevap veriyorlar buna cevap veremiyorlar. Köprülerin satılacağını duyanların oranı yüzde 35-40 bunu daha da paylaşmalı ve duyurmalıyız. Duyanların ise yüzde 90'ı, köprü ve otoyolların satışına karşı. O para bize lazım. Biz o parayla asgari ücreti yükselteceğiz oradan artan parayla esnafa destek olacağız. O parayla biz, ilk telefonunu, bilgisayarını alan gence, bu senin ilk telefonun deyip vergi almayacağız.
İktidar yaptıklarını gider ayak gösterir. Kış geçer kurt yediği ayazı unutmaz. Bu esnaf, bu emekli, bu çiftçi yaptıklarınızı unutmayacak. Sattılar sattılar doyamadılar. Şimdi Milli Parklara göz dikmişler. Uludağ ve Abant Milli Parkları hedefte. Şimdi buraları 49 yıllığına kiralayacaklar.
Bu ayın anketleri geldi, 7 anket geldi, Allah'a şükür hepsinde Türkiye'nin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi. AK Parti'nin gittiği görünüyor. Gözlerini Milli Parklara dikmişler. Abant'ı milletin elinden alıp yandaşa vermenin, Uludağ'ı yandaş vermenin ne anlamı var? Galata Kulesi'ni Cenevizliler'den kurtarmak vallahi AK Partililerden kurtarmaktan daha kolaydır. Bunlar istedikleri kadar satsınlar, millet bunları gönderip CHP'yi, Türkiye İttifakını getirdiğinde çatır çatır hepsini geri alacağız.
Önce geçiş garantili o otoyolları, köprüleri milletin malı haline getireceğiz. Gün gelecek CHP'de de balyoz operasyonu olacak, otobandaki tüm gişeleri kıracağız. Almanya'da gişe mi var. O gün geldiğinde o gişelerin hepsini biz kıracağız. Safları ayrıştırın ve sıklaştırın. Sandık gelecek, bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacak.
Soma Termik Santrali yıllardır para basıyordu. Devlet çalıştırırken filtresi vardı. Bunlar 2015'te burayı özelleştireceklerini söylediler. Elektriğin, kömürün alıcısı var parası peşin dedik. 10 kere basın açıklaması yaptık satmayın diye. Dinlemediler, Konya'dan işte işi yoğurt, çikolata olan bir şirket, kooperatif gelecek Soma şahlanacak dediler. Şimdi Soma'da 42 bin kişi soğukta, o şirket işi beceremedi. Pahalı diye devletin taktığı filtreyi takmadı millet kanser ve KOAH oldu. Türkiye Taş Kurumu 18 milyar alacaklı durumda şu an. Hepimiz alacaklıyız yani. Soma donuyor.
Soma'nın malı Soma'da kalsın şimdi kamulaştırsınlar diyor, bunu biz 11 yıl önce defalarca eylem ve açıklamaya yaparak söyledik. Madenler devletindir, santraller stratejik öneme sahiptir satılamaz. CHP iktidarında hiçbir baraj, santral satılmayacak. Düzgün işletmeyenlerin de tepesine binip hepsini geri alacağız.
Kimsenin fitreye, zekata ihtiyaç duymayacağı bir ülke inşa etmek için siyaset yapmalıyız. Çocukların belli bir yaşa gelene kadar din eğitimini aileleri veriyor. Milli Eğitim Bakanı çocukları çetelendirerek, sınıfta ayrımcılık yapacak. Bir kutuplaşma, kavga çıkartacak ve CHP gelince ezanı indirecek diyecek. Vatanı böldürecekler, bayrağı indirecekler dediler. Her çarşamba eylemimize bekleriz. Kutuplaşma yapıp CHP ile milleti korkutup yine 5 yıl daha milleti sömüreceğiz diyorsunuz ama bunların oyununa gelip bir seçim daha kaybedip bunları başımıza bela etmeyiz. Dini alet edip, din üzerinden siyasetle namazındaki, niyazındaki insanımızın inancını sömüren AK Parti'den kurtulup huzur içinde yaşayacağız.
Yarın biz iktidarız bugün başkası iktidar. Avrupa Birliği (AB) yeni bir çalışma yapıyor kendi üyelerini koruyacak diğer ülkeler için de bir tehlikeli olacak bir oylamayı 4 Mart'ta yapacaklar. Made in Europe olmayan ürünlerin Avrupa'ya satışında zorluklar olacak dünya kadar işçimiz işsiz kalabilir. Avrupa Konseyi'nin kurucularındanız. Bizi dışarıda bırakamazlar. Bunun için CHP olarak, kurucu parti, ana muhalefet partisi ve Türkiye'nin birinci partisi olarak, mektup yazdık ve bizi dışarıda bırakmayın diye AB büyükelçilerine mektubumuzu temsil edeceğiz. Oylamanın olduğu güne kadar oradaki demokrat ve sosyalist gruplarla yoğun temaslarda olacağız ve var gücümüzle gayret göstereceğiz.
Trump, Barış Kurulu diye bir şey kurdu ama aralarında Filistin yok. Oraya Casinolar, oteller yapacağım diyen Trump kurulun başında ve 41 ülke bu kurula girmeyi reddetti. Biz de gitmeyin dedik. Aklı başında dünyanın dev ülkeleri oraya gitmedi. Trump'a, muhtaç olan ülkeler kurula girdi. Sonra Trump, Netanyahu'yu çağırdı, kanlı ellerini tuttu. Filistin'in olmadığı sözde Gazze Barış Kurulu'na onları da kattı. Gazze'nin işgal planına Hakan Fidan ile Netanyahu'nun dışişleri bakını birlikte katıldı. Gazze'yi kana bulayanlarla, orada turizm tesisleri kuracağız diyenleri bu mübarek Ramazan'da milletimizin vicdanına havale ediyorum.
Geçen yıl 19 Mart'ta bir sivil darbeye kalkıştılar. Akşam diplomasını iptal edip, ertesi sabah terör soruşturması deyip aldılar. Ajan dediler, casus dediler. Bir uçak var dediler, uçak AK Partilinin çıktı. Kiralayan AK Partili çıktı. Sayıştay'ın yaptığı denetimlerin hepsinin sonu aynı bitiyor. AK Parti dönemine ait 56 tane kamu zararı tespit edildiği ve soruşturma raporu düzenlendiği, soruşturma izni verilmediği için de ilerleme sağlanamadığı yer aldı. CHP dönemine ilişkin yapılan denetimlerde ise kesinleşmiş bir zarar görülmemiştir ifadesi yer aldı. Bu denetimleri Hazine ve Maliye Bakanlığı yaptı, 1 kuruş zarar tespit edilemedi.
Erdoğan'ın temel savunması, devlet kasasından çıkmıyorsa suç değil diyor. 56 tane denetim sonucu suç bulunmuş. CHP döneminde ise bir tek şey bulunamamış. Bizden birinin cebine 1 Kuruş girmemiş ama garibanın lehine bir şey olmuş. İş adamı diyor ki, beni zorlayıp kreş yaptırdı. Kreşin içine bir şeyi zorla yaptırdım sözünden irtikap icat etmeye çalışıyorlar. Ama kamu zararı kesinlikle yok.
19 Mart'tan sonra ben meydanlara gidiyorum ya, üniversiteliler diplomasız Erdoğan diye bağırıyorlar. Dava açtılar bizim avukatımız da varsa diplomayı dosyaya sunun diyor. Onlar diyor ki diplomamız vardır. Sayın hakim de bunun üzerine diplomayı o zaman dosyaya sunun diyor. Hakimin tarafsız olmadığını iddia ediyorlar, hakimin tarafsız olmadığını belirterek hakimin reddini istiyorlar. Bizden bir diploma istiyorlarsa tarafsız olamaz diyorlar. Tayyip Erdoğan'a söylüyorum. Ben sana demişim ki diplomasız Erdoğan, sen de dava açmışsın. Hakim de diplomanı sormuş, varsa eğer diploman onu mahkemeye sunacaksın Erdoğan.
Bundan sonra milletin vicdanında Ekrem İmamoğlu'nun diploma davası düştüğü gibi bundan sonra Erdoğan'ın diploma davası milletin gönlünde görülmeye başlanacaktır. CHP'yi kuşatan bir şey varsa senden kurtulmak isteyen bu milletin evlatları kuşattı CHP'yi. 500 bin üye partiye geldi. Burayı bombalayan FETÖ'nün pilotlarının altına uçakları sen verdin. 17-25 Aralık'ta paralar fışkırdı, dokunulmazlıkla kurtulmuşsunuz.
Gel bakalım çıksın meydana seçmenler kuşatsınlar sandıkları versinler kararı senin mi bizim mi yönetmemizi istiyorlar. 2 Mart'ta milletimizin huzurundayız. Türkiye'nin en büyük propaganda ordusuyla, dünyanın en uzun seçim kampanyasını başlatacağız. 1000 günlük kampanyanın 350 günü geçti geriye kaldı 650 gün. Tüm saldırılara aldırış etmeden geleceğe, iktidara yürüyoruz. Vallahi uyuma, uykuna ne giriyorsa o ses doğru: İstanbul'u kazanan Türkiye'yi kazanacak.
Bursa'da meczubun biri, Bursa İl Başkanımıza dava açtı, Kurultay davası. Hepimiz birbirimizin şahidiyiz. Bunlar nerede bir meczup bulsa getirip dinliyorlar. Bütün gazeteler bugün mış, muş, müş olarak çıktı. Duydum diyor, görenden duydum diyor. Nerede gördün, yok görmedim, görenden duydum. Mahkeme artık belli, avukatlarımız karara gidiyor diyor. Bunu İBB davasıyla bağlayıp İstanbul'a yollayın diyorlar. O mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi, bu mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi. Bursa'da görülen davayı Ankara'ya yollamış, şimdi davayı İstanbul istiyor mu diye bakıyorlar.
İlk gün dediğimi söylüyorum sonuç alınacak bir şey olmadığından, aklı başında her CHP'li bu meczuplarla ilgilenmesin CHP'nin iktidar yürüyüşünü düşünün. Ben senin gidişinin önünde duramam sen de CHP'nin gelişinin önünde duramazsın Erdoğan."