Giresun'da yürüme güçlüğü çeken eşi Fatma Topal'ın evde bakım hizmetinin uygulanmasını sağlamak amacıyla aile sağlığı merkezine giden Yusuf Topal, beyaz kod verilmesinin ardından polislerin biber gazı sıkıp ters kelepçe taktığı sırada fenalaşıp hayatını kaybetti. Topal'ın torunu Merve Saylam, "Yusuf Topal için adalet istiyoruz" başlıklı bir tweet atarak olaya tepki gösterdi. Ailenin avukatı Hicran Akkaya Şenol, doktor hakkında da suç duyurusunda bulunup şikayetçi olduklarını söyledi.

TORUNDAN TEPKİ: DOKTOR MÜDAHALEDE BULUNMADI

Habertürk muhabirleri Arzu Kaya ve Serdar Kulaksız'ın haberine göre dedesinin ölümünün ardından İstanbul'da yaşayan Merve Saylam "Yusuf Topal için adalet istiyoruz" başlıklı bir tweet atarak yaşanılanlara tepki gösterdi. Merve Saylam attığı tweette "Evet doktor görevini yapmadı. Dedem kalp krizi geçirirken çıkıp müdahalede bulunmadı. Elinde raporla giden dedeme anneannem için ilaç yazmadı. Tekrar söylüyorum amacım tüm sağlık kurumu çalışanlarını suçlamak değil. Duyarlı olmaya davet ediyorum" dedi.

GÖRME KAYBI ASKERDEYKEN OLMUŞ

Ailenin avukatı Hicran Akkaya Şenol ise sağlık merkezinde yaşanan olay sonrası hayatını kaybeden 82 yaşındaki Yusuf Topal'ın görme kaybı bulunduğunu, elindeki bastonu hem yaşlılığından hem de gözünün görmemesinden taşıdığını söyledi. Şenol, Topal'ın görme kaybının ise askerlik yaptığı dönemden kaldığını ifade etti.

İLK DOKTOR ODAISNIN İÇİNDE DİZ ÜSTÜ ÇÖKÜYOR

Avukat Hicran Akkaya Şenol, Yusuf Topal'ın hayatını kaybettiği olayı şöyle anlattı:
"Eşine ilaç yazdırmaya gitmiyor. Eşinin muayenesi için gidiyor. Diyor ki eve gel. Muayene et ilaçlarını yaz. Yani bu böyle yapılıyor. Bugüne kadar böyle yapıldı. Buna rağmen işlem yapılmıyor. Tüm camiayı suçlamıyoruz. Bir açıklama da yapmıyor. 'Ben ilaç yazamam' diyor. Bu vatandaşın hakkını arama hakkıdır. Anayasal hakkıdır. Hasta haklarını alma konusunda ısrar ediyor. Diyor ki 'tabii ki burada yazmayabilirsiniz. Buyrun eve gidelim evde bak hastaya.' Bunu yapmıyor. Bunun yerine zorla attırmayı tercih ediyor. Dedemiz ilk o odanın içinde dizlerinin üzerine çöküyor. Doktor odasında. Doktor ona bakmak yerine hasta yakınını dışarı attırmayı tercih ediyor."



BÜTÜN CAMİAYI BAĞLAMAZ

Bizim düşüncemiz münferit bir olaydır. Bütün camiayı bağlamaz. Bunun bir camiayı ilgilendirmediğini, hastamızı bugünlere getirenlerin de bir doktor olduğunu söylüyoruz. Fakat bu şekildeki aradaki bazı insanların o mesleği icra ederken gerekli özeni göstermemesi nedeniyle bu gibi sonuçların oluştuğunu ve kendi camialarına da zarar verdiğini düşünüyoruz. Bu bir süreç içeride başlıyor ve dışarı kadar devam ediyor. Tüm bunların stresini taşıyamıyor 82 yaşındaki yürek. En baştan en sonuna kadar bu süreç nedeniyle kalp krizi geçiriyor. Sıkılan gaz da üzerine tuz biber ekiyor. Hastaneye kalp krizi geçirmiş halde gidiyor.

"CANIMIZI YAKAN DİĞER OLAY SERBEST KALMALARI"

Canımızı yakan bir diğer olgu polis memurlarının serbest bırakılması. Bu soruşturmanın güvenli yürütülmesi için daha deliller toplanmamış olması ve bir ölüm olayı olması nedeniyle tutuklu yargılanma yapılması gerektiğini düşünüyoruz."

DOKTOR HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK

Doktor hakkında da suç duyurusunda bulunduklarını belirten avukat Şenol, "Evde bakım raporunu arıyorduk. Hastaneden geldi. Kıyafetleri ile birlikte bize teslim edildi. Onunla birlikte suç duyurusunda bulunduk. Bu konularda soruşturma izni isteniyor. Tabii ki kendisi hakkında şikayetçi olduk. Hastaya bakmıyorsunuz. Attırmak içinde kolluğu çağırıyorsunuz. İlliyet bağı hiç kesilmiyor arada. İçeride oturuyorsunuz yerlerde yatan bir insan var sağlık problemi geçirdiği, kalp krizi geçirdiği belli bir de dışarı çıkmıyorsunuz?"