Brezilya'dan ithal edilen 25 bin büyükbaş hayvanı taşıyan Nada isimli gemi, Mersin Limanı’na ulaştı. Türkiye ile Brezilya arasındaki canlı hayvan ticareti anlaşması uyarınca canlı hayvan taşıyan Nada adlı gemide, 25 bin büyükbaş hayvanın sağlıksız koşullarda taşındığı, hayvanların boğazlarına kadar dışkı ve idrar içinde olduğu, yedikleri yemlere dışkı ve idrar bulaştığı iddia edilmiş, Brezilya’daki yerel bir mahkemenin yasaklama kararına rağmen gemi 1 ay önce yola çıkmıştı.

Mersin açıklarına önceki gün ulaşan gemi, 22 Şubat’ta Mersin Limanı’na giriş yaptı ve büyükbaş hayvanları indirmek için başvuruda bulundu.

Mersin Barosu, gemideki hayvan taşıma koşullarıyla ilgili olarak Mersin Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu ancak savcılık görevsizlik gerekçesiyle işlem yapmadı.

Avukatların ve hayvan hakları aktivistlerinin gemide tespit yapma planı gerçekleşmedi. Bağımsız Hayvan Hakları Topluluğu Hayvan Hakları İzleme Komitesi aktivistleri ve CHP Mersin Milletvekilleri, geminin Mersin Limanı’na girdiği saatlerde basının karşısına geçerek, canlı hayvan ticaretiyle ilgili uyarılarda bulundu.

Bağımsız Hayvan Hakları Topluluğu Hayvan Hakları İzleme Komitesi’nden Zülal Kalkandelen, “Türkiye’nin ucuz et politikası hayvanlara işkence, insanlara hastalık ve çevreye felaket olarak dönüyor” dedi.

"HAYVANLARA ELEKTROŞOK UYGULANDIĞINA DAİR KANITLAR VAR"

Kalkandelen, “Nada’ya istiflenen bu hayvanların yaşadığı eziyet, daha başlangıçta Brezilya içerisinde TIR’larla yaptıkları yolculuklarla başlıyor. Gemiye zorla bindirilen hayvanlara elektroşok uygulandığına dair kanıtlar var” diye konuştu.

Canlı hayvan ticaretinin tamamen yasaklanmasını istediklerini belirten Kalkandelen, hayvanların sağlıksız koşullarda taşınmasının halk sağlığını da tehdit ettiğini ileri sürdü. Kalkandelen, Brezilya’daki bağımsız teknik ekibin raporunda, hayvanların aç ve susuz bırakılmaması, acı ve hastalığa maruz bırakılmaması, doğal davranışlarını engelleyecek fiziksel ortamda tutulmaması, hayvanlara korku ve stres yaşatılmaması şeklindeki 5 evrensel kurala Nada gemisinde uyulmadığının belirtildiğini kaydetti.

Konunun uluslararası bir krize dönüşmek üzere olduğunu iddia eden Hayvan Hakları İzleme Komitesi Koordinatörü Veteriner Hekim Burak Özgüner de “Brezilya’da adli makamları harekete geçirdiği kadar Türkiye’de de adli makamları harekete geçirmek zorunda çünkü hem insan sağlığını tehdit etmekte hem hayvan sağlığını tehdit etmektedir. Bu gemi işkence, zulüm gemisidir, aynı zamanda hastalık gemisidir” ifadesini kullandı.

"KONU TÜRKİYE'NİN TARIM VE HAYVANCILIĞIYLA İLGİLİ"

CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar, konunun ülkenin tarım ve hayvancılığını yakından ilgilendirdiğini belirterek “Limandaki işlemle ilgili bilgi sahibi değiliz. Tarım Müdürlüğü, Çevre Bakanlığı temsilcileri gemideki durumla ilgili bilgilerinin olmadığını söylüyor. Görülüyor ki hayvanlar buraya geliyor, bir yandaş tarafından satılıyor, o zengin oluyor ama bizim hayvancılarımız yoksul oluyor” ifadesini kullandı. CHP’li Serdal Kuyucuoğlu da “Hükümetin yanlış tarım politikaları nedeniyle Türkiye et ihtiyacını dışarıdan karşılamakta ve hem hayvanlara eziyet edilmekte hem de Türk çiftçisi mağdur edilmektedir” dedi.