Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar Bilgi

Aynı şarkıyı defalarca dinlediğimizde “neden hâlâ sıkılmadım?” diye kendimize sormuşluğumuz vardır. Aslında bunun cevabı tek bir nedene bağlı değil; beynimizden duygularımıza, alışkanlıklardan anılara uzanan epey katmanlı bir hikâye bu.

BEYNİN TANIDIK OLANA OLAN ZAFİYETİ

Beynimiz sürprizleri sevdiğini iddia etse de aslında tanıdık olana bayılır. Aynı şarkıyı tekrar tekrar dinlediğimizde, beyin “bunu biliyorum” hissiyle rahatlar. Bu duruma psikolojide mere exposure effect denir: Bir şeye ne kadar çok maruz kalırsak, onu o kadar çok sevmeye başlarız. Melodiyi, ritmi ve hatta şarkının hangi saniyede patlayacağını bilmek, beynimiz için güvenli bir alan yaratır.

DOPAMİN: MÜZİĞİN GÖRÜNMEZ ÖDÜLÜ

Sevdiğimiz bir şarkı başladığında beynimiz dopamin salgılar. Ama işin ilginç tarafı şu: Dopamin en çok şarkının en sevdiğimiz kısmı gelmeden hemen önce zirve yapar. Yani nakaratı bilmek, o anı beklemek ve tahmin etmek beynimiz için küçük bir ödül oyunudur. Aynı şarkıyı tekrar dinlemek, bu ödülü tekrar tekrar kazanmak gibidir.

DUYGUSAL BAĞ VE ANILARIN GÜCÜ

Bazı şarkılar sadece seslerden ibaret değildir; bir yaz akşamını, bir yolculuğu, bir insanı ya da bir dönemi taşır. Aynı şarkıyı defalarca dinlemek, o ana geri dönmenin en kolay yoludur. Özellikle duygusal yoğunluğu yüksek dönemlerde beynimiz yeni müzik keşfetmek yerine, bildiği ve hissettirdiği duyguyu kontrol edebildiği şarkılara yönelir.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ