Türk Devlet aklının yeni fazı: Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan ittifakı
Türk Devlet aklının ve yeni dış politika hamlelerinin en önemlilerinden birini de Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan savunma ittifakı oluşturuyor. YPG/SDG'nin Suriye'de geriletilmesi ve tek parça Suriye konusunda Şam yönetiminin güçlendirilmesinin ardından Türk dış politikasında tarihi nitelikte bir adım daha atılıyor. Bir NATO üyesi olan Türkiye, bu ittifak anlaşması yapılır ve hayata geçirilirse, bölgesel güvenliğini NATO'ya bırakmamış olacak. Bülent Aydemir'in haberi...
ABONE OLBugüne kadar ulusal güvenliğini sağlamada, terörle mücadelede yalnız bırakılan Türkiye, bu bölgesel ittifakla özellikle vekâlet savaşlarına karşı önemli bir güç elde etmiş olacak.
Suudi Arabistan ve Türkiye ile yaklaşık bir yıldır süren görüşmeler sonucunda üçlü bir savunma anlaşması taslağı hazırlandığı ancak nihai uzlaşma henüz sağlanamadığı için imzalar atılamadı.
Türkiye–Suudi Arabistan–Pakistan hattının büyük stratejik önemi bulunuyor. Bu hamle Türkiye’nin dış politikada attığı rota düzeltme adımlarının da bir parçası.
Bu üç ülkenin birlikte hareket etmesinin; coğrafya, askeri kapasite, nüfus ve nükleer caydırıcılık bileşimi açısından çok güçlü bir çarpan etkisi yaratacağı ifade ediliyor.
Bu ittifak hayata geçirilir ve sağlıklı işlerse; Doğu Akdeniz - Kızıldeniz - Hint Okyanusu hattı ilk kez ABD/NATO dışında ama Batı ile çatışmayan bir güvenlik mimarisiyle birbirine bağlanmış olacak. Ayrıca; İran–İsrail–Hindistan eksenine karşı dengeleyici bir blok oluşacak.