Necdet Çalışkan

ABD merkezli uluslararası danışmanlık kuruluşu McKinsey & Company, dünya genelinde işlerin geleceği ve yetenek dönüşümü alanındaki çalışmalarına Türkiye’yi de ekledi. McKinsey Türkiye’nin McKinsey Global Enstitüsü iş birliği ile hazırladığı “İşimizin Geleceği: Dijital Çağda Türkiye’nin Yetenek Dönüşümü” raporu yayımlandı. Raporda, otomasyon, yapay zekâ ve dijital teknolojilerle birlikte yaşanan değişimin Türkiye’de işgücü üzerinde gelecek 10 yılda yaratacağı etkiler incelendi.

800 meslek ve 2000 iş aktivitesinin 18 yetkinlik bazında otomasyon potansiyelinin analiz edildiği çalışmaya göre Türkiye’nin gelecek 10 yıl içerisinde otomasyon, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin yaratacağı ekonomik fayda ve sosyal değişimler ile 3.1 milyon iş artışı yaratma potansiyeli bulunuyor. Raporda dikkat çeken noktalar şöyle:

- 2030 yılına kadar yüzde 20-25’lik bir otomasyona geçiş durumunda, Türkiye’de 7.6 milyon iş kaybolacak, otomasyonla gelen yeni fırsatlarla 8.9 milyon yeni iş oluşabilecek. Ayrıca, başta teknolojiyle ilgili alanlarda olmak üzere, şu anda olmayan, tamamı yeni 1.8 milyon iş oluşturulabilecek.

- Bu yeni işlerden öne çıkanlar ise şunlar olacak: İnsansız Hava Aracı Operatörlüğü, Yapay Zekâ İş Geliştirme Sorumlusu, Artırılmış Gerçeklik Yolculuğu Geliştiricisi, Yapay Zekâ Destekli Sağlık Teknisyeni, Kişisel Marka Danışmanı, Deneyim Tasarımcısı, Dijital Terzi, Sanal Küratör.

- 2030’a kadar Türkiye’deki şu anki mevcut mesleklerin yüzde 2’si otomasyon sonucu tamamen ortadan kalkacak. Yüzde 60’ında yapılan işin üçte birinden fazlası otomatize hale gelecek. Bugün yapılan işlerin yüzde 30’u 10 yıl sonra yapılmayacak. Meslekler genel olarak ölmeyecek ama değişecek.

'TARIM' TOPLUMUNDAN, 'SATIŞ' TOPLUMUNA...

- Türkiye’de otomasyona bağlı olarak 2030’a kadar işgücünde yüzdesel olarak en büyük artış yüzde 39 ile “Sağlık, Bakım ve Sosyal Yardım” alanında, en büyük azalış ise  yüzde 45 ile “İdari İşler ve Destek Hizmetleri”nde yaşanacak.

- Sektörel bazda en çarpıcı bir diğer değişim ise şu olacak:  2018 rakamlarına göre işgücünde en büyük sektör olan “Tarım, Ormancılık, Balıkçılık ve Avcılık” alanında tam zamanlı çalışanların sayısında 2030’a kadar 600 binlik bir azalış bekleniyor. Tarım sektörü yüzde 11’lik bu azalışla en fazla işgücünün olduğu sektörler sıralamasında 1.’likten 3.’lüğe gerileyecek. 2030 yılında gelindiğinde Türkiye’nin işgücü bakımından en büyük sektörü, gelecek 10 yılda 1 milyon 250 binlik istihdam artışı yaşanması beklenen “Perakende, Satış ve Servis” olacak. 

- Türkiye'de işgücünde bulunan 21.1 milyon kişinin mevcut mesleğinde teknolojiden tam olarak yararlanması için yetkinliklerini geliştirmesi gerekecek. 

- 5.6 milyonun mevcut mesleğindeki rolü değişecek. 2 milyon kişi ise tamamen yeni bir meslek edinmek durumunda kalacak. İşgücüne yeni katılacak olan 7.7 milyon kişinin de yeni yetkinliklerle eğitilmesi gerekecek.

- Türkiye’de öngörülen yetenek dönüşümü gerçekleştiği takdirde (yüzde 20-25’lik bir otomasyona geçiş) 2030’da temel yetkinliklerle yapılan işler yüzde 10, fiziksel yetkinliklerle yapılan işler yüzde 8 azalırken; teknoloji yetkinlikleriyle yapılan işler yüzde 63, sosyal yetkinliklerle yapılan işler de yüzde 22 artacak.

- Çalışanların teknoloji yetkinlikleri ile sosyal yetkinliklerini geliştirmeleri büyük önem kazanacak. Duygusal zekâ, yaratıcılık, yeniden öğrenme, girişimcilik, empati kurma, ileri iletişim ile teknolojiyi kullanma, ileri veri analizi ve teknoloji geliştirme gibi yetkinlikler ön plana çıkacak.

‘TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ BUNA BAĞLI’

“İşimizin Geleceği: Dijital Çağda Türkiye’nin Yetenek Dönüşümü” raporunun tanıtımına katılan McKinsey EEMA Bölgesi Yönetici Ortağı Özgür Tanrıkulu, “Toplam yaklaşık 15 milyon kişiyi, 10 yıl içinde bu değişime hazırlayabilecek miyiz? Türkiye’nin geleceğini de bu belirleyecek” dedi.

Araştırmanın sonuçlarını paylaşan McKinsey & Company Türkiye Ülke Direktörü Can Kendi ise “Türkiye’nin yeni çağın fırsatlarını doğru kullanması ve dijital teknoloji yatırımlarını zamanlı şekilde hayata geçirmesiyle 2030 yılına kadar 3 milyondan fazla yeni iş yaratma potansiyeli bulunuyor. Ancak bu potansiyeli gerçekleştirmeye yönelik olarak ülke genelinde ve farklı sektörler için stratejik çalışmalar hayata geçirilmeli” diye konuştu.

Dijitalleşme ve yetenek dönüşümünü hızlandıracak merkezi koordinasyon mekanizmalarını etkinleştirmenin önemine dikkat çeken McKinsey & Company Ortağı Pınar Gökler Özsavaşcı da şunları söyledi: “Türkiye’de şirketlerin stratejik işgücü planlarını ve kapsamlı yetenek dönüşüm programlarını oluşturmaları ve yeni nesil çalışma modellerine geçmeleri gerekli. Devlet ve kamu kurumları ise ülke genelinde stratejik işgücü planlaması yaparak önceliklerini ve vizyonunu çizmeli.”