Dönmez, Bilecik'in Söğüt ilçesinde düzenlenen 738. Söğüt Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Yörük Şenlikleri'nde yaptığı konuşmada, vatan toprağının her bir karışında şehitlerin kanı, gazilerin yiğitliği ve anaların duasının olduğunu söyledi.

Söğüt'ün üç kıta ve yedi iklime hükmetmiş bir cihan imparatorluğunun doğuş yeri, ruhunun üflendiği yer olduğunu vurgulayan Dönmez, "O ruh ki Semerkand'ın, Buhara'nın feyziyle, Şam'ın, Bağdat'ın, Kahire'nin haşmetiyle, Mekke'nin, Medine'nin, Kudüs'ün maneviyatı, Saraybosna'nın mütevazılığıyla, Anadolu'nun irfanıyla inşa edildi." ifadesini kullandı.

Bakan Dönmez, Ertuğrul Gazi'nin Söğüt'ten yola çıkarak dünyaya dirlik ve düzen getiren bir çınarın tohumlarını attığını anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu çınar öyle kökleşti, öyle gürleşti ki sadece bulunduğu coğrafyada değil bütün İslam coğrafyası ve mazlum coğrafyalarda adaletin, barışın, huzurun simgesi oldu. İslam sancağının altında gölgelenmek, sükunet bulmak isteyenlerin umudu oldu. Söğüt ise bu milletin yüreği, sultanların obası, Alperenlerin ocağı, Hayme Anaların bucağı, erenlerin gönül sofrasıdır, canevimizde hilalimizdir. Gönül yurdumuzun payitahtı, Hakk'ın, hikmetin, güzelliğin pınar kaynağıdır. Bu nedenle Söğüt, sadece Türk tarihi için değil dünya tarihi için de bir köşe taşıdır. Burada yaşananlar tarihin tozlu sayfalarına gömülecek alelade olaylar olamaz."

"BU TOPRAKLARDA BÜYÜMEK BİZLER İÇİN BÜYÜK BİR İFTİHAR VESİLESİDİR"

Bu topraklarda hayat bulan her düşüncenin halen dipdiri yaşadığını ve milletin geleceğine yön verecek güce sahip olduğunu dile getiren Dönmez, Söğüt'ü milletin geçmişinin olduğu kadar bugünü ve yarınına malik anlamlı bir vatan parçası olarak nitelendirdi.

Dönmez, şunları söyledi:

"Bu topraklar Ertuğrul Gazi'den, Fatih'e ve Abdülhamid Han'a kadar cihana nam salmış yiğitlerin mayalarının yoğurulduğu topraklardır. Söğüt, Orta Asya'nın steplerinde başlayan, Malazgirt'te parlayan, İstanbul'un fethiyle şahlanan ve 'Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir' komutuyla efsaneleşen büyük bir hikayenin köşe taşıdır.
Kimimizin çocukluğu, kimimizin gençliği, kimimizin ise tüm hayatı işte bu topraklar üzerinde geçti. Ertuğrul Gazi ile aynı havayı teneffüs ettik, Osman Gazi ile aynı gökyüzünü seyrettik. Böylesi büyük bir tarihin doğuşuna tanıklık eden bu topraklarda büyümek bizler için büyük bir iftihar vesilesidir."

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, dün ecdada oynanan kirli oyunlar ve kurulan hain tuzakların bugün de sahnelenmeye çalışıldığına dikkati çekti.

İç karışıklık, düzmece taht kavgaları ve istihbarat ataklarıyla dün yok edilmeye çalışılan milletin, bugün de ekonomik saldırılarla hizaya sokulmaya çalışıldığının altını çizen Dönmez, "Malazgirt'te karşımıza dikilen, Kurtuluş Savaşı öncesi Anadolu'yu işgale kalkışan ve 15 Temmuz'da milletimize kasteden düşmanlarla, şer odaklarıyla mücadele içindeyiz." dedi.

Bu mücadelenin Kıbrıs'ta, Suriye'de ve dünyanın dört yanında süreceğini belirten Fatih Dönmez, şu değerlendirmede bulundu:

"Ateşten gömleği giymekten dün nasıl geri adım atmadıysak bugün de atmıyoruz, yarın da atmayacağız. Milli Enerji ve Maden Politikamızın bir sonucu olarak Akdeniz'de Fatih ve Yavuz sondaj gemilerimiz ile Barbaros Hayreddin Paşa ve Oruç Reis sismik arama gemilerimiz çalışmalarını sürdürüyor. Bölgede hem Türkiye'nin hem de KKTC'nin haklarını savunmaya devam edeceğiz. Uluslararası hukuktan doğan haklarımızı kimseye çiğnetmeyeceğiz. Her zaman söylediğimiz gibi varsa mutlaka bulacağız çünkü biz Türkiye'yiz. Bizim tarihi sorumluluğumuz var çünkü dünyadaki mazlumların gözü, kulağı Türkiye'den gelecek yardım elinde. İnanıyoruz ki bizler tarihe tekerrür değil tefekkür nazarından baktıkça aziz milletimizin varlığına kastedenler her zaman mağlup olacaklar, milletimizin çelikten imanı karşısında eriyip yok olmaya mahkum olacaklar."

"BU KALE HİÇBİR ZAMAN DÜŞMEYECEK"

Dönmez, Türkiye'nin vicdan ve merhametin köreldiği bir dünyada umudun adresi olduğu ifade ederek, "İnsanlığın tek kalesiyiz. Söğüt ruhuyla, Çanakkale aşkıyla, Sakarya Zaferi'yle bu ruh her zaman dinç kalacak, bu kale hiçbir zaman düşmeyecek Allah'ın izniyle. Bizler, kendi çıkarları uğruna gözlerini dahi kırpmadan milyonlarca insanın ölmesine, evlerinden ve yurtlarından sürgün edilmelerine seyirci kalan bir zihniyetin savunucuları olmadık. Gittiği her yeri yakıp yıkan, insanların hayatlarında onulmaz yaralar bırakan sömürgeci bir milletin mirasçıları da değiliz. Yüce bir dinin ve kadim bir medeniyetin temsilcileri olarak insanı eşrefi mahlukat olarak kabul eden bizler, tarih boyunca onun şan ve şerefine layık adil bir düzenin kurulması için çalıştık." diye konuştu.

Türkiye'nin şefkat elini Afrika çöllerinden Güney Amerika'ya, Hint Yarımadası'ndan Kuzey Buz Denizi'ne kadar her yere ulaştırdığını vurgulayan Dönmez, sözlerini şöyle tamamladı:

"Ertuğrul Gazi'nin torunları olarak yeniden dünya sahnesine çıktık. Bundan sonra da Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde bu sahnede başrolü oynamaya devam edeceğiz. Asla yorulmadan, kibre kapılmadan hizmete devam edeceğiz. Yolumuz daha çok uzun, hayallerimiz büyük, umudumuz çok. Türkiye için atmamız gereken çok adım var. Bunları da inşallah tek tek gerçekleştireceğiz. Şeyh Edebali'nin söylediği gibi 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' felsefesiyle vatandaşımıza hizmeti temel görev kabul ediyoruz. Bütün gayretimiz bugünün Türkiye'sinin yarından çok daha güçlü olmasıdır."