Ümraniyespor - Galatasaray maçı yazar yorumları
Spor yazarları, Süper Lig'in 3. haftasında Galatasaray'ın Ümraniyespor'u 1-0 mağlup ettiği maçı yorumladı
Galatasaray keşke Avusturya kampından dönmeseydi. Seferovic, Oliveira, Kerem, Yunus gibi ön plana çıkan ve ligi damga vurması gereken oyuncular düşük performanslarıyla şaşırtıyor. Kafası dalgın olan Kerem "Küskün" gibi oynuyor. Adana'da Balotelli'ye inanılmaz asistler yapan, müthiş gollere imza atan Yunus belki çok çalışıyor ama ayaklarına pranga vurulmuş gibi aynı gollük vuruşları yapamıyor.
Galatasaraylı oyuncular bireysel becerileriyle oynuyor. Neden? Çünkü Galatasaray'ın belirli bir oyun anlayışı yok. Oyuncular sistemsizlikten fazla pas hatası yapıyor, çok top kaybıyla oynuyor. Büyük takım bu kadar arıza yapamaz. Ayrıca Okan Hoca Kerem-Yunus ezberini bozmalı. Çünkü bu iki oyuncu maç içinde rakibin ezberini dağıtacak kanat değişikliği yapmayı akıl edemiyor. Kerem ile Yunus yerlerini garanti görmemeli ve Okan Hoca da bu ikiliyi rekabete sokmalı.
ALİ GÜLTİKEN
Futbolda başlayan 11 mi bitiren 11 mi daha önemli sorusunun aslında çok net bir cevabı yoktur. Bazen sahaya çıkan ilk 11, bazen de bitirenler skoru getirebilir. Önemli olan, takımın genel kabiliyetidir. Alternatifli ve yetenekli bir kadronuz varsa bunu her türlü kullanabilirsiniz. Galatasaray dün akşam Ümraniyespor karşısında başladığı 11 ile oyunu bir noktaya getirdi, bitirdiği 11 ile de maçı kazandı.
Kazanmanın dışında Galatasaray'ın oyun olarak da iyi bir yolda olduğunu görüyoruz. Topa sahip olarak oyuna hükmetmenin yanında, işin mücadele ve savunma yönünde de ilerlemeler var. Takımın kazanma iradesi dışarıya yansıyor. Bu enerjiyi hissediyorsunuz. Bunun devamı da doğal olarak beraberinde kazanmayı getiriyor... Galatasaray belki henüz istediği oranda pozisyon zenginliği yaratamamış olsa da ilerleyen haftalarda bu kadronun çok daha yaratıcı oyunlarını seyredeceğiz.
ATTİLA GÖKÇE
Galatasaray’da birbirini tanımayan, izlemeyen, aralarında henüz iletişim kuramayan, o nedenle uyumlu ve ortak güce erişemeyen (sinerji yaratamayan) oyuncular var. Ancak Mertens’in katılımıyla sinerjiyi yakaladılar. Takımdaki “son ütücü” Gomis de golünü attı.
Nelsson ve Abdülkerim ilk yarıda birer önemli pas yanlışları yaptılar. Topu kaybettiler. Boey ve Van Aanholt, hücuma katılan bek karakterleriyle topu kaybettiklerinde geriye dönemiyorlar.
Okan Buruk hocanın bir başka büyük derdi de, orta alandaki “Türk Triosu”… Yunus, Emre ve Kerem geçen yıl farklı takımların en iyileri arasındaydı. Bu yıl Galatasaray’daki buluşmalarında geçen yılın ışığını kaybetmiş gibiler. Evet, çizgiden içeri kat ederek pas üretip bireysellikten uzak durmaya çalışıyorlar ama Seferoviç’le uyumlu oldukları söylenebilir mi? Hayır.
Galatasaray terzinin elinden provasız çıkmış yeni elbise gibi… Kumaş güzel, terzi iyi ama son ütü yapılmamış, düğmeler eksik. Anlaşılan bu takımla hem zaman hem de puan kaybedecek Okan Hoca. Bir kez daha anlaşıldı ki, Okan Hoca, son ütücülüğü Gomis’e vermiş. İsabetli seçim... İsabetli şut… Hak edilen alkışlarla..
OSMAN ŞENHER
Galatasaray’da transferleri kim yaptı bilmiyorum. Süper Lig’in 3. haftası oynanıyor. Cim Bom’un futbolunda bir tık ilerleme yok. En önemlisi de büyük ümitlerle alınan, hazırlık maçlarında iyi bir performans ortaya koyan Seferovic, resmen şalteri indirmiş. Gol atmayacağım diye diretiyor.
Sonuçta nöbetçi golcü de olsa, Bafetimbi Gomis gol için yaratılmış. Ümraniye kalecisi Serkan Kırıntılı Galatasaraylı futbolcuların şut yağmuru karşısında kalesinde devleşerek gecenin yıldızıydı. Ama büyük golcü Gomis’in bazukası karşısında çaresiz kaldı.
Ümraniyespor ise mükemmel mücadele ediyor. Recep hocayı kutlamak lazım. Fenerbahçe, Antalyaspor ve Galatasaray ile başa baş oynadılar, ezilmediler. İlerleyen haftalarda daha da iyi olacaklarının sinyalini verdiler.