UYARI GELDİ! Çekirge istilası Türkiye'ye gelecek mi? Çekirge istilası nerede?
Dünyayı kasıp kavuran koronavirüsten sonra bir de çekirge istilası başladı. Afrika'da başlayan çekirge istilasının Türkiye sınır komşuları olan İran ve Irak'ta da ortaya çıktı. Birleşmiş Milletler (BM) çekirge istilası için uyarıda bulundu. Peki Çekirge istilası nerede? Çekirge istilası Türkiye'ye gelecek mi? İşte çekirge istilasına dair tüm ayrıntılar...
MUĞLA'DA GÖRÜLMÜŞTÜ
2012 yılında Fethiye'nin Eşen beldesine bağlı Dodurga köyü ve çevresi geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da çekirgelerin istilasına uğramıştı.
Dodurga köyü ve çevresindeki 500 dönümlük alandaki çekirge istilası köy halkı tarafından hayretle karşılanmıştı. Oldukça büyümüş vaziyetteki çekirgeler, köyde ne bulduysa talan ederken, Fethiye İlçe Gıda Tarım Hayvancılık Müdürlüğü Ekipleri, bölgede ilaçlama çalışması başlattı. Traktörden yapılan ilaçlama çalışmasına köy halkı da katılmıştı.
Yollardan ekili alanlara adeta bir karınca topluluğu gibi akın eden çekirgeler, Dodurga Köyü merkezine doğru ilerlediler. Fethiye İlçe Gıda Tarım Hayvancılık Müdürlüğü'nden 4 kişilik ekip, çekirge istilasına köylüler ile beraber 'dur' demeye çalıştılar.
Dodurga Köyü Muhtarı Rasih Mete ve Çukurincir Köyü Muhtarı Servet Yılmaz, "Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da arazilerimizi çekirgeler istila etti. Her yıl ilaçlama yapılmasına rağmen bu yıl daha fazla şekilde aynı bölgede çekirge istilasına uğradık. Bu yıl çekirge istilasından korktuğumuz için arazileri boş bırakmıştık. Yeşil olarak ne varsa yine mahvediyorlar. Biz ekili olmadığı için önemsememiştik. Ancak geçen yıldan daha fazla şekilde ortaya çıktılar. Fethiye İlçe Gıda Tarım Hayvancılık Müdürlüğü Ekipleri, ilaçlama çalışmasını sürdürüyorlar. Bu çekirge istilasına kesin önlem alınmasını istiyoruz" demişlerdi.
ÇEKİRGE İSTİLASI TÜRKİYE'YE GELECEK Mİ?
Çekirge istilası için resmi makamlarca henüz açıklama gelmedi. Şu an için Türkiye'de tehlike görülmüyor.
ÇEKİRGE İSTİLASI KUR'AN'DA GEÇİYOR MU?
Çekirge İstikalası Kuran-ı Kerimde Araf suresinin 132 ve 133. ayeti kerimelerinde geçiyor.
Daha önce (130. âyette), kuraklık sıkıntısından söz edilmişti. Anlaşıldığına göre bu bir ilk uyarıydı. Ne var ki Firavun ve çevresi, bundan ders alacakları yerde, inkâr ve inatlarını daha da pekiştirdiler; bu uğurda bütün sıkıntılara katlanmaya hazır olduklarını açıklayarak âdeta Allah’a karşı meydan okudular. Yüce Allah da onları 133. âyette özetle bildirilen felâketlere mâruz bıraktı.
Kur’ân-ı Kerîm’de Firavun ve Mısırlılar’ın inkârları, İsrâiloğulları’na karşı haksız tutumları ve onları serbest bırakmamaktaki ısrarları yüzünden başlarına türlü felâketler geldiği özetle anlatılmış; ibret alınması için bu kadarı yeterli görülmüştür. Tevrat’ta ise, Firavun’u İsrâiloğulları’nı serbest bırakmaya mecbur etmek için, daha çok Hârûn’un değneği vasıtasıyla gerçekleştirilen ve İsrâiloğulları’na isabet etmeyen çeşitli felâket mûcizelerinin gerçekleştirildiği bildirilmiştir. Mısırlılar’ın hayat damarları olan Nil sularının kana dönüştürülmesi, bütün ülkenin ve evlerin kurbağalarla dolup taşması, önce tatarcık, ardından at sineği (kımıl) istilası, hayvanların kırılması, insanların ve hayvanların vücutlarını çıban kaplaması, dolu felâketiyle dağdaki insanların ve önceki felâketlerden artakalan hayvanların kırılması, büyük bir çekirge sürüsünün yeri göğü kaplaması şeklinde sıralanan mûcizelerden hiçbiri Firavun’u yola getirmeye yetmemiş; o, her felâket vuku bulduğunda, Mûsâ’ya kendilerini bu felâketten kurtarması halinde İsrâiloğulları’nı serbest bırakacağına dair söz vermiş; fakat felâket geçince sözünden dönmüştür. Nihayet “Rab,... Mısır diyarında bütün ilk doğanları vurdu... Ve Mısır’da büyük feryat vardı; çünkü içinde ölü olmayan bir ev yoktu.” Artık bu son felâket üzerine Firavun, erkeklerinin sayısı 600.000’i bulan İsrâiloğulları’nın 400 yıldır kalmakta oldukları Mısır’dan çıkmalarına izin verdi.