Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

M. Fatih ÇITLAK / GAZETE HABERTÜRK

“Acaba cimrilik edenlere fazla mı yükleniyoruz?” diye düşünüyor bazen insan... Bilhassa dini ve ahlaki söylemlerde cimri kimselerin ve cimriliğin yerilmesi niçin bu kadar sıkça karşılaşılan bir durum?

Öyle ya... Bu kadar günah ve kabahat varken, nekeslik ve cimrilik... Yani biraz tuhaf...

Günümüzde, bu kötü ahlakın masum veya hafif görülmesinin asıl sebebi ise “cimri” tarifinin neleri içine aldığını bilmemekle alakalı...

İnsanlara sorsanız “Cimri kimdir?” diye, size “Elinde imkânı olduğu halde ihtiyacını görmeyen, kendisinden talep edileni saklayan, pinti” cevabını alırsınız çoğunlukla.

Evet... İmkânı, fırsatı varken hayır ve güzellik yapmayan herkes az veya çok cimridir.

Çoluk çocuğuna muhabbetini vermeyen, ilminden istifade edilmeyen, vatan-millet için bir şeyler ortaya koymayan, insanları barıştırmayan, derde derman olmayan, fırsat elindeyken kulluk, hizmet etmeyen herkes cimri kıvamındadır aslında.

Hazret-i Mevlânâ mealen buyurur: “En cömert; nefsinden, canından verendir. Abdest almak, namaz kılmak, helal için çalışmak, ibadet etmek cömertliktir. Bunları yapmaktan yüz çevirmek ise pintiliktir, cimriliktir.”

Güler yüzlü olmamak bile cimriliktir bazen... Bazen de sözle bile hürmeti çok görüp yapmamaktır. Efendimiz (SAS) “En cimri(lerden biri de) ismim yanında zikredilir, anılır da bana salât ü selâm etmez” buyurmadı mı? Demek ki hak söz söylememek, hak sözü tasdik etmemek de cimrilik sayılıyor mana âleminde...

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ