Trompetin dehası İbrahim Maalouf: Benim cennetim Lübnan’daki köyüm
Trompetin usta ismi İbrahim Maalouf, hakkında merak edilenleri Habertürk'e anlattı
ABONE OLİbrahim Maalouf ile 2 gün geçirdik. İlk gün İstanbul’da buluşup bir akşamüstü sohbeti gerçekleştirdik. İkinci günse Bursa’da önce Maalouf’un konserini dinledik, sonra sohbete devam ettik. Maalouf 2 gün sonunda ilk defa bu kadar döküldüğünü itiraf etti
Habertürk’ün en renkli katı bizimki; müziği, eğlencesi, şamatası hiç bitmez. Hele sevdiğimiz bir parça çıkmayadursun, işi gücü unutup başlıyoruz eşlik etmeye. Az çekmedi spor servisi bizden ama o maç günlerinin intikamı elbette alınacaktı.
Şefimiz Aysun Öz de en çok İbrahim Maalouf çalar, hepimiz ayrı severiz. Nasıl sevmeyelim, herkes onu “Trompetin dehası” olarak anıyor. Turneleri tıklım tıklım ama yaptığı müzik ne caz ne de blues, türü hiç belli değil. Bir çalıyor 4 tonlu trompetini insanı oynatıyor, bir çalıyor ağlatıyor. Nereden bile bilirdim ki 2 günümü onunla geçireceğimi!
Önce İstanbul’da buluştuk, sohbet ettik. Bir ara öyle aşka geldi ki eline kâğıt kalem alıp resim çizmeye başladı. Çizerken aklı epey daldı gitti, içini dökebildiği kadar döktü. Sonra da benim adımı yazıp armağan etti. Yaklaşık bir saatlik sohbet sonunda “Bursa’da görüşürüz” dediğimde “Gerçekten gelecek misin?” diye sordu, “Kaçırır mıyım?” dedim. Güldü, çok havasında olduğunu ve beğeneceğimi söyledi.