Hayali Palyaço Sendromu
Birkaç aydır ABD'den "Kadın ve çocuklara dadanan korkunç palyaço" haberleri geliyor. Bunlar çocukları kandırıp ormana kaçırmaya çalışıyor, kadınları palalarla kovalıyor. Peki böyle bir furya var mı, orası şüpheli. Kriptozooloji; "Palyaço fobisini depreştiren bir söylence kitlesel histeriye yol açmış olabilir" diyor
ABONE OLÜnlü fastfood’cu, çocukların pek bayıldığını sandığı palyaçosu Ronald’ı şu sıralar ortalıktan çekmiş. Biz buradaki dükkânlarda zaten Ronald ile müşerref olmuyoruz da, ABD sınırları içindeki zinciri kastediyorum. Nedeni; geçen ağustosta patlak veren palyaço paniği. O gün bugündür, tam 40 eyalette görünüyor kötü palyaçolar. Zifiri karanlıkta mezarlıklarda takılan, aniden far ışığına tutulup kaybolan palyaçolar... Efsane alıp yürüyor. Ve global bir etkiyle oradan Kanada, İngiltere ve Avustralya’ya yayılıyor.
“Çocukların bayıldığını sandığı” dedim, çünkü çocukların palyaçolardan hazzetmediğine dair kuvvetli kanıtlar var. İngiltere’de bir çocuk hastanesinde araştırma yapılıyor, çocukların palyaçolu dekorasyonu hiç de eğlenceli bulmadığı, hatta bazılarının korktuğu anlaşılıyor. İki ayrı İtalyan araştırmasında ise sonuç farklı; sevecen, cici palyaçolar çocukların iyileşmesine katkıda bulunmuş.
Ancak palyaçolarda karanlık, ürkütücü dozun ağır bastığı kesin. Facebook’ta palyaço nefretine adanmış “I hate clowns” sayfasında 481 bin like var. Stephen King’in It’indeki Pennywise’dan, Testere’deki o palyaço çehreden ben de nefret ediyorum ama esas mesele “Koulrofobi”, yani palyaço korkusu. Gerçi bazı psikologlara göre böyle fobi olmaz, çünkü fobiler gündelik yaşamı çekilmez hale getiren arızalar. Oysa palyaçolarla karşılaşma ihtimali pek yüksek değil.