Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Gülenay BÖREKÇİ / HT CUMARTESİ

Henüz 20'yi yaşlarının ortalarında olan Saro Dadyan, tarihçi. Ama hikâyesi enteresan. İlkokul yıllarında ilk bilgisayarı geldiğinde padişahların biyografilerini yazıp resimlerini biriktirmeye başlamış. Sonra işletme okumuş, çeşitli kurumların finans departmanlarında çalışmış. Kafasında Osmanlı'daki Ermeni aristokrasisi üzerine çalışmak fikri varmış. Osmanlıca öğrenip üniversiteye dönmüş, bu kez tarih okumak üzere. "Tüm bu anlattıklarım üç-dört sene içinde oldu" diyor. Tarihi seçtikten sonra maddi manevi birçok mücadele vermesi gerekmiş. "Neyse ki şanslıydım, karşıma hep doğru insanlar çıktı. En büyük şansım da Murat Bardakçı ile tanışmak" diye anlatıyor.

Onunla röportajımızın sebebiyse yayıma hazırladığı ve hem eski hem yeni Türkçe olarak basılan bir kitap: Sultan Abdülhamid Midhat ve Mahmud Paşaları Nasıl Katlettirdi? Jöntürklerin 1896'da Cenevre'de yayımladıkları bu risalenin yazarı, Sultan Abdülhamid'in Taif Kalesi'ne hapsettiği mahkûmlardan. Midhat ve Mahmud Paşaların üç yılı aşkın bir zaman Taif'te yaşadıklarına ve öldürülmelerine bire bir tanık olmuş biri. Saro Dadyan'a ilk sorum, bu risalenin bulunuş ve yayınlanış macerasına dair...

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ