Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar
Gülenay BÖREKÇİ/ HT PAZAR

Bir şey oldu, daha doğrusu Gabriel Garcia Marquez hepimize bir şey yaptı! Sihir aracılığıyla hakikate, hakikat aracılığıyla hayale âşık olduk onun sayesinde. "Büyülü gerçekçilik" denen Güney Amerika'ya has yazınsal tür onunla başlamadı belki ama onunla birlikte en güzel örneklerini verdi... Gazeteci olarak başlamıştı yazmaya, edebiyata geçtiğinde gezgin ozanların dilini ödünç aldı. Bir takma adı olan pek az sayıda edebiyatçıdan biriydi. Okuru onu çok uzun zaman "Gabo" diye tanıdı.

Başka tuhaf şeyler de vardı onunla ilgili... Dünyanın öte tarafında yazdığı bir roman, mesela Kırmızı Pazartesi, fena halde uzun yıllar sonra bu coğrafyada işlenen bir cinayeti, mesela Hrant Dink cinayetini andırabiliyordu. İşte Gabo o kadar gerçek, sahici; o kadar bu dünyanın taşının, toprağının, insanının, katilinin, kurbanının dilinden anlayan bir yazardı... (Hatırlayın; Kırmızı Pazartesi'de işleneceğini herkesin bildiği ama engel olmak için kimsenin bir şey yapmadığı, yapamadığı bir cinayetin öyküsü anlatılır.)

"Hücreme Latin Amerika güneşi doğdu"

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ