Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Selin PİŞKİNER / HT CUMARTESİ

Türkiye Jokey Kulübü’nün Fransız Jokey Kulübü ile geçen ay ortaklaşa düzenlediği “France Galop/ FRBC Koşusu”nu izlemek üzere Deauville’e gittiğimde bu büyük organizasyonda Türk atçılığının uluslararası arenadaki yerini de görme imkânı bulmuştum. Atın bir tutku işi olduğunu öğrenmiştim. Ve hatta geleceğin yarış atlarının daha doğmadan şeceresini bilip takip etmenin nasıl bir mutluluk olduğunu, onu yetiştirirken gösterilen özeni... Türkiye Jokey Kulübü gerek yurtiçi gerek yurtdışında birçok önemli yarışa katılıyor, dereceler alıyor. Bazen de uluslararası yarışlara ev sahipliği yapıyor. Bunlardan biri geçtiğimiz hafta İstanbul’da yapıldı. Dünyaca ünlü celebrity atlar Uluslararası Yarış Festivali bünyesinde Veliefendi Hipodromu’na geldi. Dubai Emiri Sheikh Mohammed bin Rashid Al Maktoum’un sahibi olduğu, dünyanın en önemli yarışçılık organizasyonlarından olan Godolphin Ekürisi’nin safkanları da Uluslarararası Yarış Fesivali kapsamında koştu.

Organizasyonun bir diğer ayağı ise Fransız, Alman, İtalyan, İsviçreli, Türkiye’den amatör kadın jokeylerdi. Her biri farklı meslekten ve ortak tutkuları atlar olan kadınlar aynı zamanda amatör birliği teşvik etmek üzere 1955’te kurulmuş FEGENTRI üyeleri. Turnuvanın ilk gününde Alman amatör kadın binici Michelle Blumenauer koşuyu kazanırken İsveçli Josephine Chini 2’nci, İrlandalı Sheila Ahern ise 3’üncü oldu. Turnuvanın ikinci gününde ise koşuyu Fransız Marie Rollando kazandı. Koşunun 2’nciliğini Alman Michelle Blumenauer, 3’üncülüğü ise İsveçli Josephine Chini aldı.

Bugüne kadar koştuğu 136 koşunun 18’inde 1’inci olan Michelle Blumenauer, “Yarış atlarıyla büyüdüm. Benim için atlarımız, ailemizin bir parçası gibi. FEGENTRI sadece yarış anlamında değil, hayatımın diğer tüm alanları için bir deneyim” sözleriyle duygularını ifade etti.

İkinci günün birincisi Marie Rollando ise bugüne kadar 160 yarışta koşmuş asıl mesleği sigortacılık olan bir at tutkunu. Atların dünyasına meraklı olduğunu anlatan Rollando, atların işinden ve hayatta karşılaşabileceği zorluklardan kaçmasını sağladığını anlatıyor: “Atlarla kendimi rahatlamış hissediyorum ve denge buluyorum. Sanırım hayatımın geri kalanını atlarla geçireceğim. Onlarsız yaşayamayacağımdan eminim. Gerçek mücadeleleri severim. Her zaman ilerleme kaydedebilmek için kendimi yeniden sınamaya ve iyi bir binici olabilmek için bunu başarmaya çalıştım.”