Alışılagelmişin dışındaki Arap prensesleri
21. yüzyılın Arap prensesleri bütün tabularınızı yıkacak!
Butik koleksiyonlarını Müslüman geleneklerine göre seçiyor.
Deena Abdulaziz Al-Saud, moda defilelerinin vazgeçilmez isimlerinden biri. Moda ikonu olan prensesin birçok moda tasarımcısı arkadaşı var.
Bir zamanlar New York'ta yaşaması prensesin stilini olumlu yönde etkilediği biliniyor.
Her zaman uzun etek veya pantolon giymeyi tercih etmeyen prenses kısa etekler de giyiyor. Arap kadınları için uzun etekler ön planda olduğu için onlara özel koleksiyonlar yarattı.
Ünlü bir ayakkabı markası Prenses Deena için "Deena" isimli bir koleksiyon çıkarttı.
Batı ve Doğu kültürünü harmanlayan prenses, Vogue Arabistan'ın başına geçti.
Abdülaziz, dergi içeriğiyle dindarları üzmeyeceklerini söyleyerek, “Çıplaklık olmayacak, dini sembollere saygısızlık olmayacak, gay tasarımcılardan söz edeceğiz ama onların cinsel yönelimlerini ön plana çıkarmayacağız, kendi insanımıza yabancılaşmayacağız” şeklinde konuştu.
Deena, Suudi Arabistan Prensi Abdulaziz Bin Nasser Bin Abdulaziz Al Saud ile evli. Prensesin iki erkek ve bir kız çocuğu var.
Oldukça hareketli bir yaşamı olmasına rağmen Deena, ailesiyle vakit geçirmekten çok hoşlanıyor.
Ameerah Al Taweel
Bir diğer ilham kaynağı prenses ise Ameerah Al Taweel.
Dünyanın sorunlarını anlamak için birçok ülke geziyor.
Fakirlik ve felaketlerle savaşmada öncülük ediyor. Batı Afrika'da bir barınak kurdu.
Cambridge Üniversitesi'nde İslam Araştırmaları Merkezi'ni açtı.
Ayrıca Somali'ye yardım misyonunda öncülük etti.
Çarşaf giymeyi reddeden kadınlardan biri olan Ameerah, modern kıyafetlere geleneksel bir bakış açısı getiriyor.
Sadece stiliyle değil, yaşam tarzıyla da kadınlara öncülük ediyor.
Araba kullanıyor, Amerika'da üniversite okuyor.
Bütün kadınların bu konuda seçim yapabileceğini düşünüyor.
Bu kadınlar hem güzellikleriyle hem de yaşam tarzlarıyla dünyayı daha güzel bir hale getiriyorlar.
Sara bint Talal bin Abdülaziz
"Kızıl Prens" olarak bilinen Prens Talal bin Abdülaziz’in kızı olan Sara, Suudi Arabistan'ın "Barbie Prensesi" olarak tanınıyor.
2007'den beri Londra'da yaşayan Sara, geçtiğimiz yıllarda Suudilerin kendisini kaçırmak istediğini iddia etmişti.
Güvenliğinden endişe etmesinin ardından İngiltere'den sığınma talebinde bulundu.
Annelerinden kalan 500 milyon dolarlık miras yüzünden erkek kardeşiyle hukuki mücadele verdiği biliniyor.