Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam Bir rock yıldızının 24 saatine tanık olun!

        IŞIL CİNMEN

        icinmen@haberturk.com

        HABERTURK.COM

        Fotoğraflar: Merve Çay

        Birol Namoğlu, Gripin’in solisti.

        Kızlar bayılıyor.

        Ama erkekler de çok seviyor çünkü sesi de, sözleri de, kendisi de derinlikli.

        Sevmem bu lafı ama “damardan” dokunuyor insana.

        “Boynuna sarılıp, gitsem

        Huzuru koklasam Ege'de

        Aşk nereden nereye?

        Soldan sağa dört harf ölüm

        Yazılmamış beş harf hayat” diyerek mesela…

        Huzurlu olmak isteyen huzursuz bir adam o.

        Ama otomobiline atlayıp kendini Ege’ye doğru vurunca, hele bir de Bodrum’a varınca, işte o zaman her şey yerli yerine oturuyor.

        Konuşurken, “Bodrum’da ölmek istiyorum” diyor, “Öldüğümde Ege’de olmak istiyorum.”

        “Madem Bodrum’u bu kadar seviyorsun 24 saat seninle takılayım, ne yapıyorsun göster bana!”

        “Tamam!”

        Hava 40 derece, sıcaktan bayılmak üzereyiz.

        Karşımızda deniz, atlıyoruz suya, başlıyor anlatmaya.

        Tek başına geldiğin ilk zaman?

        Yıl 95’ti. 17 yaşındaydım, annemler olmadan ilk gelişimdi. Gece hayatımın başlangıcı sayılır. Kendimi nasıl özgür, nasıl mutlu hissettiğimi hala hatırlıyorum. O zamanlar öğrenci parası tabii, Kahraman pansiyon vardı, orada kalırdık. Öyle bir pansiyondu ki, Küçük İskender şiirlerinden fırlamış gibiydi.

        95’te gece hayatı nasıldı?

        Yine Körfez, Adamik vardı ve eski BBC. Bugün yaptığımız müziğin o yıllarda Körfez’de çalanlardan etkilenmemiş olması imkânsız. Hatta bugün Körfez’e, Adamik’e gittiğinde 95’te çalanların yüzde 30'unun hala çaldığını görürsün çünkü onlar ritüel gibidir. Bodrum ritüeli.

        Bunlar Bodrum'u, Bodrum yapan şeyler. Gençken başlıyorsun dozu almaya…

        Vay be! 18 yıl, aynı parçalar…

        Dedim ya ritüel işte. Ben de 17’imden beri her yıl Bodrum’a geldim; artık arkadaşlarım “Ya oğlum tatil yapıyorsun git, başka bir şey yapsana” diyorlar, ama öyle değil. Bazen yaptığın şeyleri o kadar çok seversin ki değiştirme ihtiyacı hissetmezsin.

        Ne hissediyorsun geldiğinde?

        Kavşağı döndüğümde, Bodrum’u gördüğümde o Ege kokusu geliyor. Oksijen… Ve havan değişiyor. Bak mesela burada her gece tatil gibi yaşıyorsun, ona göre gece hayatı var. Bunu İstanbul'da yapsak muhtemelen ikinci günün sonunda üç gün uyumam gerekir ama burada dört saatlik uykularla devam edebiliyorum. Düşün 34 yaşındayım ve hala yapabiliyorum bunu!

        Bodrum’da aşk?

        Çok.

        Nasıl çok?

        E tabii, Bodrum aşkları ne kadar sürer ki? Aslında bu kısa süreli "yaz aşkları"nın yazla ya da Bodrum’la alakası yok, bu tamamen bizimle alakalı. Hele daha gençken hemen aşık olduğumuza emin oluyorduk; öyle hissediyorduk. Şimdi aşık olma şeklimiz farklı. Yaş ilerledikçe aşkı neyin üzerine geçirdiğin değişiyor. Birçok şey düşünerek hareket ediyorum…

        Ne gibi?

        Atıyorum ne kadar uyumlu yaşayabileceğiz? Beni ne kadar derleyip toparlayabilecek? Çocuğumun annesi olabilir mi? Yani işin içine mantık giriyor. O aşk adı altına yaşayan duygu farklılaşıyor. Ama yine de Bodrum, aşk konusunda uğurludur.

        44 yaşında da burası için aynı duyguları hisseder misin acaba?

        10 yıl sonra ben yine Adamik'e gidiyor olurum, inan bana. 10 yıl içinde mutlaka buraya yerleşeceğim. İstanbul'da doğdum, İstanbul'da büyüdüm, İstanbul bana yetti. İstanbul'un duygusu çok kasvetli; trajediler şehri… Çok güzel bir şehir; hep elde edilmek istenmiş, herkes “benim olsun” demiş. Topluluklar, devletler, sürgünler, isyanlar, savaşlar… Yani mavi gözlü, hala güzel, ama yaşlı bir kadın artık, sırtı bükülmüş. Ama Bodrum’un aurası bana iyi geliyor.

        Haydi o zaman yola çıkalım!

        Saat: 12.00 – Kahvaltı

        Arka

        Bu sene keşfettiğim ve kahvaltı için uğradığım sıcak bir yer. Nefis kahvaltılıklar ve ev yemekleri var. Kule'nin hemen yanında.

        Yunuslar Karadeniz Fırını

        Merkezde, 24 saat içinde mutlaka uğradığım yerlerden biri. Bazen kahvaltı için geç olduğunda sandviç atıştırmak, bazen de tatlı için. Yıllardır…

        Saat: 14.00 – Yüz! Güneşlen!

        Flamm

        Geçen yıl Otto ile beraberdi. Bu yıl sadece Flamm ve kanımca her şey daha iyi oldu. Türkbükü’nde ama bir o kadar da o hengamenin, eğlence kafasının uzağında. Sakin sayılır, iskelesi, insanları ve en önemlisi mutfağı da iyi. Aldığım kiloların bir kısmını Flamm'a borçluyum.

        Sarnıç

        Bitez Bodrum'un en sevdiğim yeri belki de… Sarnıç, uzun yıllardır gündüz keyiflerimin ev sahibiydi. Yaprak sarma, gözleme yine aynı güzellikte… Ama yılların eskitemediği kır saçlı midyeci ağabeyin geliş saati ardından başlayan yüksek sesli müzik ve kalabalık, bu yıl Sarnıç’la aramızın biraz açılmasına sebep oldu.

        Saat: 19.30 – Günbatımı kahvesi

        Limon

        Her tatilde en az bir kere gidip günbatımı seyrettiğim… Günbatımı olmasaydı kabak çiçeği dolması için yine giderdim.

        Saat: 21.00 – Gelsin mezeler!

        Mimoza

        Gümüşlük, Bodrum'un birçok 'en' ine sahip. Mesela rakının en çok yakıştığı yer. Mimoza bunun için biçilmiş kaftan.

        Balık & Ekmek

        Bir tezgah, mezgit, midye tava... Barlar sokağında en fazla beş metrekarede geçen yıllar, hep açık küçük bir televizyon ve lezzet… Uzun yıllar evvel lokmacıydı sanırım. Ama şimdi o güzel sosu ile pişirdiği mezgiti yemeden dönmüyorum İstanbul’a.

        Gemibaşı

        Geç tanıştığım mekânlardan; marina tarafının en güzellerinden… Bodrum'da yediğim en iyi ahtapot orada.

        Saat: 00.00 – Eğlence başlıyor!

        Adamik

        “Altan yeter kes ya…” Mazhar Alanson ve Cem Yılmaz'ın başrollerinde olduğu 'Her Şey Çok Güzel Olacak' filminin müziği “Bu ne biçim hikaye böyle” Adamik’in yıllardan bu yana kapanış parçası. Adamik, Körfez ile beraber Bodrum gecelerimin sahibi. Fırat ya da Mehmet emekli olursa yerlerinde gözüm var, o derece…

        Körfez

        Körfez'de 90'ların ortasından itibaren yaşadıklarımı anlatmam mümkün değil. Zaten sayfalara sığdıramayız. Otobiyografimin Adamik ile beraber özel mekânlarından… Hakan ağabey de emekli olacak gibi durmuyor, tezgâh arkası hayal, umudum yok.

        Saat: 06.00 - Çok acıktım!

        Aslan Şirin Döner

        Yolun sonu. Zirve. Kış aylarının en çok arzulananı, rekor denemelerinin yuvası. Gerçekten kilolarımın yüce mimarı: Sebzeli döner!

        Saat: 07.00 -Uykuuu... biraz uyku...

        Baç Otel

        Bodrumdaki evim. En sevdiğim mekânlara yürüme mesafesinde olması bir yana, her yönüyle ev.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ