İstanbul’un simgesi ne olmalı?
"Tarihi Yarımada, Surlar, Yeditepe, Boğaz , Kız Kulesi, Galata Kulesi..." Tarihi ve kültürel mirasıyla dünya şehirlerinin başında gelen İstanbul'un simgesi ne olmalı?
ABONE OLİstanbul Büyükşehir Belediyesi, Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ve İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği tarafından “İstanbul’un Simgeleri Fotoğraf Yarışması” düzenlendi. Fotoğraf yarışmasına 2 bin 655 kişi 9 bin 95 fotoğrafla katıldı.
Çekilen fotoğraflar şunu gösterdi ki İstanbul’un bir tek simgesi yok, herkesin gözünde farklı bir simgeyle karşımıza çıkıyor. “Tarihi Yarımadası, Surları, Yeditepe’si, Boğaz’ı, Kız Kulesi, Galata Kulesi’yle yüzlerce tarihi eseri ve kültürel mirası barındıran İstanbul’un bir tek simgesi olur mu, olursa ne olmalı” diye konunun uzmanlarına sorduk. İşte yanıtları...
İstanbul Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhcu: İstanbul eşsiz bir siluete sahiptir. Dünya mirası listesinde. İstanbul’u ayrı ayrı ele alabiliriz ancak bir bütün olarak tanımlayabiliriz. Çamlıca Tepesi, Boğaziçi Köprüsü, Suriçi Bölgesi her biri ayrı tarih içeren ve bütünleşerek İstanbul’un siluetini oluşturan yapılardır. Mimar Sinan Üniversitesi’nde düzenlenen fotoğraf yarışmasında neyi baz alarak karar verdiler bilmiyorum, açıkçası çok da merak ediyorum. İstanbul’u bir sembolle tanımlayamazsınız. Semboller küçük şehirler için vardır. İstanbul’u yedi tepesinden soyutlayarak, Suriçi’ni görmezden gelerek sembolleştiremeyiz. İstanbul’un kendisi bir semboldür.
Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi Başkanı Tayfun Karaman: Paris’in sembolü Eyfel Kulesi’dir ancak Eyfel Kulesi Paris’i ne kadar anlatıyor konusu tartışılıyor. Aynı şey Londra’da Big Ben için de geçerli. İstanbul’da da benzer bir durum var. Tek bir eserle İstanbul’u anlatmak mümkün değildir. Tarihi Yarımada’nın silueti İstanbul’un sembolüdür. Lale figürünü de İstanbul’un sembolü yapmak gibi bir tavır var. Ancak bunca tarihi doku ve eser dururken lale, İstanbul’un sembolü kesinlikle olamaz. İstanbul yaşayan bir şehirdir ve sembolü de Tarihi Yarımada’nın bütünüdür.
İTÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Kutgün Eyüpgiller: İstanbul’un simgesi, karşılaştığı acımasız tahribata karşın halen varlığını sürdüren, her devirden mimari yapıtları, flora ve faunasıyla Tarihi Yarımada ve Boğaziçi’nin özgün topoğrafyasıdır. Topkapı, Ayasofya veya Kız Kulesi gibi tek bir yapıyı söylemek doğru değildir. Tüm eserlerin, kültürlerin karışımından oluşmuş olan İstanbul birkaç esere sığacak bir şehir olamaz.
İTÜ Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seda Kundak: İstanbul görmediğimde çok özlediğim bir şehir, hatta benim için şehirden ötesidir. Uzunca bir süre seyahat edip İstanbul’a geldiğimde huzur veren ve “İşte İstanbul’un farkı bu” dediğim iki yer var. Birisi Tarihi İstanbul Yarımadası, diğeri Boğaziçi Köprüsü’dür. Bu iki yer bence İstanbul’un simgesidir. İstanbul’u İstanbul yapan değerlerdir.
Kent Bilimci Mimar Prof. Dr. Ahmet Vefik Alp: Üsküdar’dan baktığınızda Kız Kulesi arkasında tüm padişahların yaşadığı Topkapı Sarayı ve Sultanahmet Camii görünüyor. Gün batımında öylesine muazzam bir görüntü oluşuyor ki İstanbul’un silueti bambaşka bir hal alıyor. Kız Kulesi ardındaki Topkapı Sarayı ve Sultanahmet Camii İstanbul’un simgesidir. Bu 3 eser İstanbul’un imzasıdır. Boğazlar dünyanın her yerinde sonradan yapılabilecek şeylerdir ve şehirlerin sembolleri olamazlar. Ancak Topkapı Sarayı, Kız Kulesi ve Sultanahmet Camii’nin oluşturduğu silueti yalnız İstanbul’da görebiliriz.
Mimar Hayriye Gül Toto: İstanbul ’un tarihi gelişimi açısından Galata ve Kız Kulesi oldukça önemli iki eserdir. Tarihi Yarımada’da diğer Bizans ve Osmanlı döneminden kalma eserler de oldukça sembolik ve simgesel eserlerdir. Sultanahmet Camii, Süleymaniye Camii, Topkapı, Ayasofya ve daha sayabileceğimiz nice esere sahip İstanbul simge olabilecek mekânlar açısından oldukça şanslı bir şehir. Ancak İstanbul’da Kız Kulesi’nin yeri başkadır. Kız Kulesi, İstanbul’un simgesi olmalıdır.