Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yeni Medya Galatasaray'da Hamza Hamzaoğlu yerine Mustafa Denizli doğru tercih mi ?

        Galatasaray son 4 sezonda Türkiye'nin en başarılı takımı. Sarı kırmızılılar bu süre zarfında 3 lig, iki kupa, iki de Süper Kupa şampiyonluğu kazandı. Şampiyonlar Ligi'nde iki kez gruplardan çıkma başarısı gösteren Galatasaray, bir kez de çeyrek final oynayarak, devler arenasında bir süredir kaybettiği itibarını 10 yıl sonra geri kazandı. Öte yandan, camia aynı dönemde baş gösteren sayısız krizle boğuştu. 4 farklı başkan ve geçici göreve gelen Taffarel'i saymazsak 7 teknik direktörle çalıştı. 4. yıldızın takıldığı ve 3 kupayla kapatılan 2014-15 sezonun ardından, yeni sezonda lider Fenerbahçe'nin 7 puan gerisine düşüldü. Ligin henüz ilk devresi tamamlanmamışken oluşan bu tablonun ihalesi, beklenmedik bir zamanda teknik direktör Hamza Hamzaoğlu'nun üzerine kaldı. Koltuğu Mustafa Denizli devraldı ve son 5 sezonda göreve gelen 8. teknik direktör olarak kayıtlara geçti.

        Bizim taktiğimiz yok. Taktiksiz oynuyoruz. Taktik çalışmalıyız. Wesley Sneijder

        Uzun lafın kısası, Galatasaray'ın son dört yılda ülke futbolunu domine etmesinin ardında 90'lardaki gibi Derwall sonrası oluşan kolektif bir tarz ya da mirastan bahsetmek pek mümkün değil. Sneijder'in önce Antalyaspor ve ardından Atletico Madrid maçında yaptığı açıklamalar, en azından 2015-16 sezonu özelinde, bu tespiti doğrular nitelikte. Galatasaray'ın bugününü iyi anlamak için geçmişe kısa bir yolculuk yapmak ve dört yıllık lale devrinin dinamiklerine hem saha içerisinde hem de saha dışarısında yakından bakmak şart.

        Fenerbahçe'nin 2003 - 2008 arasındaki dominasyonunda olduğu gibi, Galatasaray'ın 2011-2015 arasındaki başarısında en önemli faktör yeni stat. 20 bin ortalamanın bile yakalanamadığı ve gün geçtikçe harabeye dönen eski Ali Sami Yen Stadı'ndan 2,5 misli kapasiteli Seyrantepe'ye geçiş Galatasaray'a sadece daha coşkulu ve rakipler için korkutucu bir atmosfer yaratmakla kalmadı, aynı zamanda finansal açıdan olağanüstü bir kaynağın oluşmasına yardımcı oldu. Fenerbahçe ile aradaki maddi uçurum kapandı.

        Bunun abartılı bir yorum olduğunu düşünenler Bayern Münih'in kırk yıl önce koltuksuz 40 bin kapasiteli Grünwalder'den, yeni yapılan 80 bin kişilik Münih Olimpiyat Stadı'na geçtikten sonra Alman futbolunda yaşanan değişime göz atmaları kâfi.

        Statla başlayan yükseliş

        Sarı Kırmızılılar, stattan elde ettiği paranın kaymağını transferde yedi. 2010-11 sezonunda Stancu, Pino, Culio, Cana, Zapata gibi vasat oyunculara imza attırabilen kulüp ertesi sezon Melo, Muslera, Ujfalusi, Eboue, Riera, Elmander, Chedjou gibi uluslararası yabancılara kavuştu. Bruma, Alex Telles gibi Avrupa'da piyasası olan, gelecek vadeden genç yabancılar alındı. En önemlisi de Fenerbahçe'nin piyasadaki yerli oyuncu hâkimiyetine uzun süre cevap verilemiyorken, stat sonrasında piyasanın gözdeleri Selçuk İnan, Burak Yılmaz ve Hamit Altıntop ezeli rakiplere kaptırılmayarak kadroya katıldı. Umut Bulut, Engin Baytar gibi rotasyonda önemli katkı yapan diğer transferler ve beklenen verimin alınamasa da dönemin talebi en yüksek oyuncuları Olcan Adın, Sercan Yıldırım, Yekta Kurtuluş, Veysel Sarı, Tarık Çamdalı gibi isimler de bu yerli atağına dahil edilebilecek futbolcular.

        Galatasaray'ı adım adım sistemsizliğe götüren transfer politikası

        Terim, 2011-12 sezonu başındaki 4-1-4-1 denemelerinden sonuç alamadıktan sonra Kayseri deplasmanıyla birlikte takım kurgusunu değiştirmişti. En önde Elmander'in presiyle başlayıp, kenarlarda ters ayaklıların kullanıldığı dört merkezli 4-4-2 ile bu pres bütüne yayılıyor ve top çok çabuk geri kazanılıyordu. Aynı zamanda da alan yaratılarak tempo yapılabiliyordu. Sezon sonunda gelen şampiyonluk sadece sonuç değil oyun olarak da Galatasaray'ın Lucescu sonrasındaki en iyi sezonlarındandı.

        Sneijder ve Drogba ile bir sonraki sezonun devre arasında başlayan yıldız harekâtı takımın bireysel kalitesini geliştirdi ama bu dev transferler oturmuş takım kurgusuna aynı etkiyi yapmadı. Terim, tarzından taviz verme pahasına sürekli sahada Burak, Sneijder ve Drogba'yı aynı anda oynatmanın yollarını aradı. Bir nevi mecburdu. Schalke deplasmanında, yukarıdaki görselde (sağdaki) görülen türden bir 4-3-1-2 ile tur geçilince sezonun geri kalanındaki ideal yapı da belli oldu.

        Image Title 1 Image Title 2
        Description

        Mancini dönemi ise yapbozdan farksızdı. Akın akın gelmeye devam eden transferlerle iyice şişen kadronun sonucunda hem sahaya çıkan onbirde hem de dizilişte baş döndürücü bir rotasyon başladı. Ceyhun Gülselam sağ içte, Sneijder sol dışta, Riera sağ açıkta, Dany sol bekte oynarken görüldü. Her türlü 4-2-3-1 varyantının yanı sıra, Chelsea'ye içeride Hajrovicli bir 4-2-2-2, Real Madrid karşısında 4-3-1-2 oynandı. Juventus maçındaki 3-4-1-2 ise Galatasaray'ın dizilişte gittiği rotasyonun şahikasıydı.

        İtalyan teknik adam bu abartılı rotasyonunun gereklerini sahaya ancak notlar göndererek anlatabileceği bir ortam yarattı. Galatasaray'ın bir sezon önce yerleşmiş düzeni iyiden iyiye kaybolmaya yüz tuttu. Sarı kırmızılılar sahada artık ne oynadığını bilen, rolleri oturmuş bir takımdan ziyâde oyuncularının bireysel performanslarına ve doğaçlamalarına daha çok bel bağlayan bir takım gibi görünmeye başladı. Ve sonunda 60 gol ve 70 puan barajının altına düşülen sezonda şampiyonluk ezeli rakip Fenerbahçe'ye gitti.

        Kulübün sezon sonundaki durumunu en iyi özetleyen yorumlardan birini değme otoritelere taş çıkaran ve Ünal Aysal için Twitter'da açılan bu troll hesap attı. Kış transfer sezonunun ardından 32 kişiye çıkan kadroya bir de Amrabat, Elmander, Engin, Dany, Sercan gibi isimlerin aralarında olduğu kiraya gönderilmiş 8 oyuncu eklendiğinde ortaya çıkan şey tam bir garabetti. Kadrodaki potluğu almanın zorluğu bir tarafa, bu durum beraberinde başka sorunlar da getirdi ve sahadaki kriz yönetime de sıçradı.

        Galatasaray'ın bütçesini son 9 ayda tarumar eden Ünal Aysal'ı eleştirenlere Yarsuvat 'çakal' dedi. Adnan Polat - Galatasaray Eski Başkanı
        Finansal çöküntü ceza verdi eleştirmişti

        Prandelli'yi takımı tanıma sürecindeki kendi hatalı tercihleri kadar kulübün finansal durumu ve kadronun şişkinliği yuttu denebilir. Hamza Hamzaoğlu'nun bugün araya kaynayan, "vizyon olanaklarla sınırlıdır" demecinin haklılık payı var. Oyun mekaniği ve alışkanlığı olmayan 34 kişilik tasarım faciası kadro, iş bitiricilerden ve liderliğiyle takımı sürükleyenlerden Drogba'nın ayrılmasıyla iyice sıradanlaştı. Bir sezon önce Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final oynayan takım tarihinin en kötü Avrupa deneyimlerinden birini yaşadı. Avrupa seviyesinde her açıdan yetersiz olan takımın ligdeki iddiasını sürdürmesi ve gelecek sezon da Şampiyonlar Ligi'nden olmamak için, iş işten geçmeden ve acil çözüm olarak Hamza Hamzaoğlu getirildi. Avrupa'ya vedadan sonra, rakiplerin de kötü yönetilmesiyle Hamzaoğlu aradan sıyrıldı ve 3 kupa getirmeyi başardı. 2015-16 sezonundaki transfer dönemindeyse rüya biti. Başarıyla üzeri örtülen tüm sorunlar alev alev ortaya saçıldı.

        • Hamza Hamzaoğlu

        Arena faaliyete girdikten sonra, 2011-12, 2012-13 ve 2013-14 sezonlarında 100 milyon €'yu aşan transfer atağı, sahadaki organizasyonu bozduğu gibi kulübün finansal tablolarını da sarsmıştı. Türkiye'de transferden kâr eden kulüp yaratmak madalyayla ödüllendirilecek kadar değerli. Fazla örneği yok. Ancak UEFA yaptırımı olarak geri dönecek Galatasaray'ın 3 yıllık net transfer harcamasındaki zararlar, olması gerekenin fazlasıyla üzerine çıkarak, yukarıdaki grafikte de görüldüğü gibi Avrupa'nın önemli kulüplerini geride bıraktı. Galatasaray, net transfer harcamalarının gelire oranında Paris Saint Germain ve iki Manchester kulübü hariç, UEFA sıralamasında ilk 20 sırayı alan bu tablodaki tüm takımların önünde. Harcamasına tedbir konulmuş bir kulübün aynı dönemde ciddi ciddi Ibrahimovic transferini tartışması akıl alır gibi değildi.

        İstisnasız her Türk kulübünün başından eksik olmayan UEFA'nın finansal fair play sopasıyla birlikte, Ibrahimovic olan hayallerin yerini ancak Podolski alabildi. Son iki senede ıskartalar ve maaş yükü yüksek yıldızların bir bölümüyle yolların peyderpey ayrılmasıyla kadronun havası alındı fakat kalitesi de düştü. Real Madrid deplasmanında Sneijder, Burak Yılmaz, Riera, Semih Kaya, Sabri'yi yedek bırakabilecek lükse sahip olan ve karar maçında Juventus'u evinde yenerek gruptan çıkan Galatasaray, iki sezon sonra aynı dönemdeki Atletico Madrid deplasmanında aşağıdaki kadroyla ve geçici teknik direktörle yer aldı.

        https://www.instagram.com/p/-hIfaQpN4H/ Hamza Hamzaoğlu ve sahadaki çöküş

        Denizli'ye düzeltip şekil vermesi için emanet edilen takım bu. Sneijder'in işaret ettiği taktiksiz Galatasaray'da hücum göstergeleri ligin zirvesinde. Öte yandan savunma istatistikleri dibi görmüş durumda. Galatasaray bu sezon oynadığı 13 Süper Lig maçının 10'unda kalesinde gol gördü. Sezon genelinde öne geçilen 7 maçta 7 puan kaybedildi. Son 3 maç, savunmadaki sorunun artık kronikleştiğinin kanıtı zira takım 7 kez öne geçmesine rağmen üstünlüğünü koruyamayarak 9 gol yedi ve 9 puandan sadece 2'sini toplayabildi. Total futbol icat edileli çok oldu ama Galatasaray hâlâ oyunu tek taraflı oynuyor ve takım savunması hücumu taşıyamıyor.

        Sarı kırmızılılar top kazanmakta zorlanıyor. Yeterli sertliği yok. Savunma performansının maç başına dağılımı, geçen sezonla karşılaştırmalı olarak incelendiğinde görüntü hayli netleşiyor. 2014-15 sezonuna göre her göstergede geriye gidilmiş. Top kazanma ve pas arası sayılarındaki hafif düşüşün yanı sıra uzaklaştırma ve engellemedeki keskin düşüş çok vahim. Eskisine göre daha fazla bireysel hata yapılıyor ve Galatasaray pozisyon almakta, temaslı oyunda rakipleriyle mücadele etmekte bariz problemler yaşıyor. Atletico Madrid maçında Griezmann'dan yenen ilk golde Semih'in yaptığı hata bunun en net yansımasıydı.

        Mustafa Denizli'nin yapabilecekleri

        Felipe Melo ile yollar ayrıldıktan sonra yerine benzer türde bir oyuncu alınmaması takım savunmasındaki kötü görüntünün başlıca sebebi. Fenerbahçe deplasmanına orta sahada Selçuk Bilal ikilisiyle çıkan Galatasaray, sonraki 4 maçta Selçuk İnan'ın yanında farklı oyuncular denedi. Sırasıyla Jem Karacan, Sneijder, Jose Rodriguez ve Emre Çolak forma giydi. Denizli'nin kısa vadedeki en kritik kararı orta sahadaki ikiliyi kimlerle oluşturacağı. Galatasaray'a merkezde fizikli, sert, müdahale ve mücadele yüzdesi yüksek, ilaveten de topla ilişkisi iyi bir oyuncu gerek. Eldekiler içerisinde buna uyan bir oyuncu yok ve kısa vadede en iyi çözüm Aurelien Chedjou'yu o mevkiye devşirmek gibi duruyor. Hakan Balta da denenebilir ama Chedjou'nun istatistikleri daha başarılı.

        Denizli'nin bir diğer tercihi de merkezi üçleyerek alan kazanmak olabilir ama Sneijder'in varlığı bu durumda saha dizilişi için 4-3-1-2 dışında bir yol bırakmıyor. Kadrodaki forvet rotasyonu ise uygulamadaki en büyük engel.

        Mustafa Denizli pragmatizmin, başarıya giden kısa yolların teknik açıdan kitabını yazmış bir futbol adamı ve bu sorunları geçici olarak kapatacak yamalar üretecek tecrübeye sahip. Oysa Galatasaray'ın artık sezonu kurtarmaktan fazlasına ihtiyacı var. 70'ine merdiven dayaması ve hem enerjisinin hem de pratiğinin eskimesi, sihrini genelde ofansif dokunuşlarla yapması ve Galatasaray'ın devre arası transferinde sunacağı imkânın kısıtlı olması Dursun Özbek yönetiminin bu kararını sorgulamak için yeterli. Türk Telekom Arena Ali Sami Yen Spor Kompleksi koridorlarını yine hareketli günler bekleyecek.

        Harita
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ