Yozgat'ın neyi meşhur? Yozgat'ta ne yenir, ne alınır, neresi gezilir?
Anadolu'nun tam kalbinde, bozkırın ortasında yeşermiş bir vaha gibi duran, tarihin sessiz tanığı ve yiğitlerin harman olduğu topraklardan bahsedeceğiz. Genellikle Doğu ile Batı arasında bir geçiş güzergahı olarak görülen, ancak içine girildiğinde saklı kalmış hazineleriyle ziyaretçilerini şaşırtan Yozgat, Türkiye'nin ilk milli parkına ev sahipliği yapmasıyla bilinir.
Çam kokularının tarih kokusuyla karıştığı bu şehir, Roma döneminden kalma şifalı suları, Hititlerin izlerini taşıyan antik kentleri ve Osmanlı mimarisinin zarafetini yansıtan camileriyle aslında tam bir açık hava müzesidir. Kışın sert soğuğunda içilen sıcak bir arabaşı çorbasının, testi kebabını kırmanın verdiği heyecanın ve Çamlık'ta yapılan huzurlu yürüyüşlerin tadı bir başkadır. Burası, gösterişten uzak, samimi ve Anadolu insanının misafirperverliğini en saf haliyle yaşayabileceğiniz bir huzur durağıdır. Yolunuz düştüğünde değil, özellikle rotanızı çevirdiğinizde size vadettiklerini cömertçe sunan bu şehir, keşfedilmeyi bekleyen bir cevher gibidir. Gezginlerin ve kültür meraklılarının arama motorlarında en sık yanıt aradığı Yozgat'ın neyi meşhur, Yozgat'ta ne yenir, ne alınır, neresi gezilir ve yapılacak şeyler neler soruları, Bozok Yaylası'nın derinliklerine yapılacak bir yolculuğun ilk adımıdır. İşte Anadolu'nun bağrında sizi bekleyen sürprizler...
Yozgat, coğrafi konumu itibariyle birçok medeniyetin kesişim noktasında yer alır. Şehre girdiğinizde sizi karşılayan dinginlik, Çapanoğlu Camii'nin uhrevi atmosferiyle birleşince ruhunuzu dinlendirir. Sarıkaya'daki antik Roma hamamının sütunları arasında dolaşırken kendinizi binlerce yıl öncesinde hissedebilir, Kazankaya Kanyonu'nun heybeti karşısında doğanın gücüne hayran kalabilirsiniz. Yozgat, sadece tarihiyle değil, aynı zamanda gastronomi kültürüyle de iddialıdır. Testi kebabının anavatanı olarak bilinen bu topraklarda, yemek yemek sadece karın doyurmak değil, bir ritüeldir. Bozkırın ortasındaki bu gizli cenneti keşfetmek için okumaya devam edin... İşte detaylar.
YOZGAT'TA NE YENİR?
Yozgat mutfağı denince akla ilk gelen ve şehrin simgesi haline dönüşen lezzet tartışmasız testi kebabıdır. Yöresel adıyla desti kebabı olarak da bilinen bu yemek, Yozgat'ın toprağından yapılan özel testilerin içine kuzu eti, domates, biber, sarımsak ve tereyağının doldurulmasıyla hazırlanır. Testinin ağzı hamurla kapatılır ve meşe odunu ateşinde, tercihen tandırda veya fırında saatlerce ağır ağır pişirilir. Bu yemeğin en heyecanlı kısmı ise sunumudur. Masaya getirilen sıcak testi, özel bir ritüelle, genellikle yemeği yiyecek olan kişi tarafından bir dilek tutularak kırılır. Testinin kırılmasıyla etrafa yayılan o iştah kabartıcı koku ve etin lokum gibi dağılan kıvamı, Yozgat'a gelmek için tek başına bile yeterli bir sebeptir.
Kış aylarının vazgeçilmezi ve Yozgatlıların bir araya gelme sebebi olan arabaşı ise sadece bir çorba değil, bir kültürdür. Hindi veya tavuk etiyle yapılan, bol acılı ve limonlu bu çorbanın en önemli özelliği, yanında servis edilen özel hamurudur. Baklava dilimi şeklinde kesilen soğuk hamur, kaşığa alınır ve sıcak çorbanın suyuyla birlikte çiğnenmeden yutulur. Bu, ilk kez deneyenler için zorlu ama eğlenceli bir deneyimdir. Yozgatlılar için arabaşı yutmak bir ustalık göstergesidir ve kış gecelerinin en keyifli aktivitesidir. Şehrin bir diğer meşhur lezzeti ise Yozgat tandır kebabıdır. Özel olarak yapılan tandır ocaklarında, kuzu etinin şişlere geçirilerek pişirilmesiyle yapılan bu kebap, etin en saf ve lezzetli halini sunar. Yanında taze pide ve kuru soğanla servis edildiğinde tadına doyum olmaz.
Hamur işi sevenler için Yozgat'ın parmak çöreği mutlaka denenmelidir. Taş fırınlarda odun ateşinde pişirilen, parmak şeklindeki bu uzun ve nar gibi kızarmış ekmek, özellikle kahvaltılarda peynir ve çayla muhteşem bir uyum sağlar. Çıtır kabuğu ve yumuşak içiyle sadece Yozgat'ta bulabileceğiniz özel bir tattır. Ayrıca Sorgun yağlaması, ince açılan hamurun üzerine kıymalı harcın yayılmasıyla yapılan, lahmacunu andıran ama daha yumuşak ve kat kat yenen bir lezzettir. Yöresel otlarla yapılan madımak yemeği de Yozgat sofralarının baş tacıdır. İlkbaharda toplanan madımak otunun pastırma veya kıyma ile pişirilmesiyle hazırlanan bu yemek, üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yenir ve damaklarda unutulmaz bir tat bırakır. Tatlı olarak ise incir uyutması ve omaç tatlısı, Yozgat'ın geleneksel tatlıları arasında yer alır ve yemek sonrası ağızları tatlandırır.
YOZGAT NERESİ GEZİLİR?
Yozgat gezisinin başlangıç noktası, doğa ile iç içe olmak isteyenler için Yozgat Çamlık Milli Parkı olmalıdır. 1958 yılında Türkiye'nin ilk milli parkı ilan edilen bu alan, şehir merkezine çok yakın konumuyla dikkat çeker. Asırlık karaçam ağaçlarının gölgesinde yapacağınız yürüyüşler, tertemiz havası ve zengin bitki örtüsüyle ruhunuzu dinlendirir. Parkın içinde bulunan gölet ve piknik alanları, özellikle hafta sonları yerel halkın ve ziyaretçilerin uğrak noktasıdır. Çamlık'ta bulunan ve Kafkas çamı (Ebe çamı) olarak bilinen endemik türler, botanik meraklıları için de ayrı bir önem taşır.
Tarih severler için Yozgat'ın Sarıkaya ilçesinde bulunan Basilica Therma, nam-ı diğer Kral Kızı Hamamı, görülmesi gereken en önemli yerlerden biridir. Roma döneminden kalan ve yaklaşık 2000 yıldır şifalı sularıyla insanlara sağlık dağıtan bu antik yapı, mimarisiyle göz kamaştırır. Büyük taş bloklardan oluşan havuzları, frizleri ve sütunlarıyla açık hava müzesi niteliğindeki bu hamam, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer almaktadır. Kışın ortasında bile sıcak olan termal suyun buharı arasında antik kalıntıları izlemek büyüleyici bir deneyim sunar. Şehir merkezinde yer alan Çapanoğlu Camii veya diğer adıyla Büyük Camii, Osmanlı döneminin en güzel eserlerinden biridir. Barok ve rokoko tarzı süslemeleri, kalem işi bezemeleri ve heybetli yapısıyla Yozgat'ın manevi kalbidir. Caminin hemen yanında bulunan Yozgat Saat Kulesi ise şehrin simgelerinden biridir ve asırlardır zamanı göstermeye devam etmektedir.