Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Galatasaray Başkan Yardımcısı Yusuf Günay, GSTV'de Fenerbahçe'nin 1959 öncesi şampiyonlukların sayılması ile ilgili yaptığı başvuru ve Fenerbahçe yöneticisi Metin Sipahioğlu'nun açıklamalarıyla ilgili konuştu.

İşte Yusuf Günay'ın açıklamaları:

"Üzücü nitelendirmelerle dolu bir program izledik. Bir yönetici bu üslupla konuşmalıdır. Biz camiayı ve yönetimi ayırıyor. Fenerbahçe camiası ayrıdır, yönetimi elbette ayrıdır. Galatasaray, VAR öncesi son senede ve VAR'la birlikte şampiyon olarak rakibine üstünlük sağladı. Başvuruyu başta ciddiye almadık. Haksız, meşru değil, hukuki değil.

SONUÇLAR FENERBAHÇE'Yİ BU HALE GETİRDİ

Galatasaray, son 3 yılda Fenerbahçe'ye karşı hiç mağlubiyet almadı. Kendi sahasında 2 kez galip gelmiştir. Gelinen nokta itibariyle, sahadaki başarısızlıklar Türkiye'yi yeni bir gündemin içine itti. Hem genel başarısızlıklar hem iki kulüp arasındaki sonuçlar Fenerbahçe'yi bu noktaya getirmiş durumda. Fenerbahçe başarısızlıkları örtmek ve gündemi değiştirmek adına yakın tarihte TFF'ye başvuru yaptı.

O dönemin ligiyle, 2021'in kurallarıyla şampiyon kabul edilmesiyle ilgili bir başvuru. Bu konu Türkiye'de çok tartışıldı. Türkiye, ulusal bir lige 1959'da sahip oldu.

TFF'ye yapılan başvuruda, bir konu yetki, şekil, amaç ve konu itibarıyla hukuka uymamaktadır. TFF Tahkim Kurulu bir karar vermiş. Aynı konu tekrar gündeme getirilmesi, hukuka uygun olmadığı halde, bu spordaki kardeş ve barışı bozucu bir etki yaratır. Galatasaray'ın yaptığı şey, federasyona yapılan bir başvurunun haklı ve meşru olmadığını söylemesi. Bunun karşılığında Fenerbahçe'yi temsil eden kişinin Galatasaray ile ilgili söyledikleri kabul edilemez. 1-2 tane profesyonel sporcudan kaynaklanarak bu iftiraların atılması fayda sağlamaz. Biz böyle daha çok görüntü gösteririz.

Anayasa'nın 59. maddesine 3. fıkra eklendi. Spor Federasyonları üzerinde, Tahkim Kurulu görüldü. Tahkim Kurulu kararlarının, en üst karar olduğu açıklandı. Tahkim Kurulu karara bağladıktan sonra, tekrar bir başvuru olamaz. Beşiktaş'ın şampiyonluk talepleriyle ilgili ilgi çekici bir kısım var. 1957-58 öncesindeki şampiyonlukların, ulusal lig statüsünde olamayacağı karara bağlanmış. Bu, Tahkim Kurulu kararlarının değerlendirildiği kitaplarda da var.

Ben bunu şöyle değerlendiriyorum, rekabette geri kalmanın çaresizliği. İlgili kulüp (Fenerbahçe) bir de rakip kulüplere şampiyonluk dağıtılıyor. Falancanın 20, falancanın 2, falancanın 1 diyor. Siz denetleyici misiniz? Bu ülkede bir kaos yaratır bu. Böyle bir şey olmamalı."

TÜRKER ARSLAN: TFF SORUMLUDUR, BAŞVURU EVRAKINI AÇIKLAMALI

Tahkim Kurulu eski başkanı Türker Arslan, GSTV yayınına bağlandı:

"15 sene Tahkim Kurulu'nda görev yaptım, 15 sene de başkandım. Haluk Ulusoy'un başkan olduğu dönemde Fenerbahçe başvuru yaptı, biz bunu reddettik. Tahkim Kurulu ve TFF'nin arşivinde bulunur. Tahkim Kurulu'nun vermiş olduğu bir karar varken, tekrar gündeme getirilemez. Ben ne yazık ki Fenerbahçe'nin genç yöneticisini üzüntüyle izledim.

Beyanlarının seviyesi düşük, terbiyesizce ve saygısızcaydı. Kendisini muhatap alıp da cevap vermeyi uygun görmem. Fenerbahçe'nin o dönemki başkanına ve yöneticilerine sorarsa, benim ne kadar adil hareket ettiğimi bilir. Kendisi, tezgah kuruldu anlamında bir beyanda bulunuyor. Bu tamamen yanlış. Böyle bir şey yanlış. TFF bu konuda sorumludur, başvuru evrakını açıklamalı."

SPOR TARİHÇİSİ MELİH ŞABANOĞLU: KUPA MÜHENDİSLİĞİ

GSTV'deki programa konuk olan spor tarihçisi Melih Şabanoğlu'nun açıklamaları:

"Türkiye'de kimse 1959 öncesini yok saymıyor. Tahkim Kurulu kararı varken, 1959 öncesi yok sayılıyor diyemeyiz. Beşiktaş'a iki şampiyonluk o dönemden verilmiş durumda.

Bir kupa mühendisliği yapıldığını düşünüyorum. 1959 öncesi yok sayılıyor deniyor. Son söyleyeceğimi, ilk söyleyeyim. Galatasaray'ın 1953 yılında kazandığı bir kupa var. Madem 1959 öncesini yok sayıyoruz, amatör ve profesyonel olarak 1951'den neden başlatıyoruz? 1954 yılında UEFA kuruluyor ve Şampiyon Kulüpler Kupası'nı başlatıyor, Türkiye'ye senin ülkenin şampiyonu kim diyor. TFF de bakıyor ve böyle bir şey yok diyor. O dönem, İstanbul Şampiyonu olan Galatasaray'ı Şampiyon Kulüpler Kupası'na gönderiyor.

Bu kapsamda Federasyon Kupası düzenleniyor ve Beşiktaş o kupayı iki kez kazanıyor. O şampiyonluklarla Beşiktaş iki kez Avrupa'ya katılıyor. 1959 öncesini kimse yok saymıyor, Tahkim Kurulu kararıyla öncesi de sayılıyor.

Milli Küme aslında bir ulusal organizasyon yapabilir miyiz düşüncesiyle başlatılmış bir lig. Sezon İstanbul Ligi'yle başlanıyor, ilk 4 sıraya girenler bu lige katılıyor. Ankara ve İzmir'in ilk 2 takımı buraya katılabiliyor. Milli Küme başladığında, TFF mahalli ligleri kapatıyor. En son şehir ligi 1959 yılında oynanıyor. Milli Küme başladıktan sonra artık şehir ligi yok. Milli Küme, tek ve ana turnuva alıyor.

Fenerbahçe, 1941 yılında Beykoz'a 2-1 yeniliyor, bu yüzden İstanbul Ligi şampiyonluğunu kaybediyor Beşiktaş'a. Milli kümeye baktığımızda, Beykoz ayarında bir takım yok İzmir ve Ankara'da. O dönemki takımların en çok önemsediği lig, İstanbul Ligi. İstanbul Ligi'nde 8 kere şampiyon olan Beşiktaş, Milli Küme'de 8 şampiyonluk çıkarmıyor. Beşiktaş o yıllarda İstanbul Ligi'nde fırtına gibi eserken, Milli Küme'de daha az şampiyonluğu var.

İzmir ve Ankara kümeleri o kadar zayıf ki, İstanbul Ligi'nden daha zayıf oluyor Milli Küme."