Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
DHA

Ordu'da Doğu Karadeniz'in dağlık köyünde dünyaya gelen Prof. Dr. Necati Demir, 1985'te öğrenciyken, önce anne ve babasından dinlediği masalları not etmeye başladı.

DHA'nın haberine göre mezun olduktan sonra görev yaptığı yerlerde masala olan ilgisi daha da artan Demir, Anadolu'yu karış karış gezmeye başladı. Demir, ilçe ilçe, köy köy dolaşarak, Anadolu insanının evine misafir oldu. Kimi zaman ahırda kimi zaman dere kenarında kimi zaman bankta sohbet ederek, Anadolu insanının anlattığı masalları derledi.

Demir, 35 yılda yaptığı alan araştırmalarını önce deftere ardından derleyip çözümleyerek bilgisayara aktardı. Demir, yaptığı çalışmayı bu yıl 'Anadolu Türk Halk Masalları' adıyla kitaplaştırdı. 10 cilt, 5 bin sayfadan oluşan çalışmada 1638 masal yer aldı.

'BİR DEĞER OLDUĞUNU O ZAMAN BİLMİYORDUM'

Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Demir, DHA'ya yaptığı açıklamada, çocukluğunda insanların birbirlerine sözlü olarak anlattığı masalların kitle iletişim araçlarının çoğalmasıyla ihmal edilmeye başlandığını fark edince masal derlemeye geçtiğini anlattı.

Ordu'da doğduğu köyün Doğu Karadeniz'in dağlarının en yüksek yerlerinden birinde olduğunu belirten Demir, "Köyümüze araba yolu ben lise mezunuyken geldi; ulaşım zor. Bizim çocukluğumuzda televizyon yok, herhangi bir vakit geçirme aracı yok. Gün batınca normal işler biter, eve çekiliriz. Ondan sonra evde evin büyükleri güzel hikayeler anlatırlar, onu dinleriz. Onun bir değer olduğunu o zaman bilmiyordum. Üniversiteye gittiğimde bunların çok kıymetli olduğunu fark ettim" dedi.

'GUINNESS REKORLARI KİTABI'NA BAŞVURACAĞIM'

Prof. Dr. Demir, çalışmaya 1985 yılında öğrenciyken, önce annesinin, babasının bildiği masalları, manileri, ninnileri, sözlü kültür unsurlarını deftere geçirerek başladığını belirtti. Demir, daha sonra komşu köylerdekilerin anlattıkları masalları ses kaydına aldığını dile getirip, "Mezun oldum. Gaziantep'e bir köy okuluna Türkçe öğretmeni gittim. Orada da bu çalışmalarıma devam ettim. O gittiğim yer sanki masalın kaynağıydı. Hatta bir masal derleme yarışması yapmışlardı Malatya İnönü Üniversitesi'nde yarışmaya girip oradan ödül bile almıştım. Ninni, mani, çocuk oyunları, bir yandan yazılı kaynakları, destanları bir yandan efsaneleri bir yandan masalları kaydettim toparladım. Geçen yıl pandemi başlayıp sokağa çıkma yasağı ilan edilince bir türlü zaman olmadığı için cesaret edemediğim arşivimde ne kadar masalım varsa hepsini götürdüm, çalışma odama yığdım. Sonuç itibarıyla ben 1 yılda bu masalları bu hale getirdim. 1638 masal derlemişim ki bu dünyada eşi benzeri olmayan bir çalışma. Yani bu bir dünya rekorudur. Ayrıca yine bununla ilgili Guinness Rekorları Kitabı'na başvuracağım" dedi.

'MEZARA GİTMEDEN KURTARMIŞ OLDUK'

Türkiye’nin hemen her iline gittiğini, masal bilenlerle oturup, günlerce sohbet ettiğini anlatan Prof. Dr. Demir, derleme çalışmalarının 35 yıl sürdüğünü kaydetti. Demir, "Toparlamasaydık ne olurdu? Bunun tamamı unutulur giderdi. Çorum'da bir öğretmen arkadaşım benim yaptığım işin güzel olduğunu düşünerek, masal derleme kampanyası düzenledi. 2 yıl uğraştılar, bir masal bile derleyemediler. Demek ki zamanı geçmiş. Bunu şu anda derlemeye kalksak demek ki böyle bir hakkımız ve imkanımız yok. Bunları zamanında yakalamak lazımdı. Benim yaptığım şey şu; son bileni ile beraber mezara gidecek olan masalları, kaynak şahıs mezara gitmeden önce yakalayıp, kayda aldım ve kurtarmış olduk. Mezara gitmekten kurtarmış olduk. Şimdi böyle bir çalışma yapmak mümkün değil çünkü masal bilenlerin çoğu dünyasını değiştirdi, onlar ebedi dünyaya gittiler. Anadolu'da Hakkari dahil Artvin dahil Edirne dahil Muğla dahil köşeleri söylüyorum; Türkiye'deki her 5 köyden 3'üne bizzat gittim. Uzun bir hikaye ve çok meşakkatli bir iş. Hiçbir kurum ve kuruluştan da ne maddi yardım ne manevi yardım almadım" diye konuştu.

'90 YAŞINDA HAFIZASINI KAYBETMİŞ, 10 MASAL ANLATTI’

Masal anlatanlarla çok güzel dostluklar kurduğunu söyleyen Prof. Dr. Demir, alan araştırmalarından anısını anlatarak, "Bir keresinde bir köye gittik. 'Köyün üst tarafında masal bilen bir teyze var' dediler. Kadıncağız 90 yaşının üzerinde; ama hafıza kaybı var. '90 yaşını geçmiş bir hanımefendi ve hafızasını kaybetmiş hanımefendi ne masalı anlatacak?' diye düşündüm. Ben önce yokluyorum ‘Kaç yaşındasınız, eşiniz nerede?’ diye. 'Eşim 1 hafta önce öldü' dedi. 'Adı neydi?' dedim 'Adını hatırlamıyorum' dedi; ama sonra hiçbir olay örgüsünü atlamadan 10’un üzerinde masal anlattı bize. Çok şaşırmıştım. Hafıza kaybına uğramış bir insan bile bu şekliyle 10'un üzerinde masal anlatabiliyorsa demek ki bizim doku uyumluluğumuz da var" dedi.