Toplantıya başkanlık eden Irak Dışişleri Bakanı Muhammed el-Hakim, toplantı sonrası düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin Irak’ın kuzeyinde başlattığı Barış Pınarı Harekatı’nın Arap Birliği tarafından "kınandığını" ancak Katar ve Somali’nin sonuç bildirisine çekince koyduğunu söyledi.

Basına kapalı toplantıda Suriye’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne vurgu yapıldığını ifade eden Hakim, katılımcı ülkelerin sayısına ilişkin bilgi vermedi.

Arap ülkelerinin Türkiye ile ekonomik, turizm ve askeri konulardaki ilişkilerinin değerlendirilmesi için çalışma başlatılmasının kararlaştırıldığını dile getiren Irak Dışişleri Bakanı, Türkiye ile diplomatik temsilin düşürülmesi konusunun da gündeme getirildiğini kaydetti.

Suriye halkının 2011 yılında başlattığı eylemlere Beşşar Esed yönetiminin silahla müdahale etmesi nedeniyle 2012 yılında üyeliği dondurulan Suriye toplantıya katılmadı.

Türkiye'nin 9 Ekim’de başlattığı Barış Pınarı Harekatı’nın ardından Mısır yönetimi, Arap Birliği'ni olağanüstü toplantıya çağırmıştı.

AK PARTİ SÖZCÜSÜ ÖMER ÇELİK: TERÖRE DESTEK DEMEK

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Arap Birliği'nin bu kararını "teröre destek veriyor" şeklinde değerlendirdi. 

Çelik açıklamasında şu ifadeleri kullandı: 

"AB kurumları Doğu Avrupa’yı bile anlamaktan aciz, Türkiye’yi anlamak için köklü bir zihinsel dönüşüm içine girmeleri gerekiyor. 'AB ne işe yarıyor?' sorusu artık Avrupa’nın her yerinde soruluyor.

AB, Türkiye’ye karşı siyasi aklını kaybetmiş bir organizma gibi konuşuyor. PYD/YPG terör örgütüyle dayanışma içine giren AB ülkeleri, kendi sınırlarını ve demokrasilerini terörden koruyan Türkiye’ye karşı tavır alıyor.

Arap Birliği ise daha vahim durumda. Arapları ve diğer etnik grupları terör zulmünden kurtaran Türkiye’nin operasyonunu kınamışlar. Araplar, Kürtler, Türkmenler terör zulmü altındayken sesi çıkmayan Arap Birliği, terörle mücadeleden rahatsız oluyor.

Arap sokaklarında Arap Birliği’nin bu açıklamasını ciddiye alan tek bir kişi bile yoktur. Arap Birliği açıkça, Arap toprağını işgal eden bir terör örgütüne destek veriyor. Arap Birliği’nin Türkiye’yi kınaması, teröre destek vermektir, kendi varlık sebebini yok saymaktır."

FAHRETTİN ALTUN: ARAP BİRLİĞİNİ KINIYORUM

İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Barış Pınarı Harekatı’na karşı Arap Birliği’nin yayınladığı kabul edilemez bildiriyi kınayan bir açıklama yaptı.

Altun, Twitter hesabından İngilizce olarak yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Bugün yayımladığı bildiride ülkemizin Suriye’nin kuzeydoğusunda gerçekleştirdiği terörle mücadele operasyonunu ‘işgal’ olarak tanımlayan Arap Birliği’ni en sert biçimde kınıyorum.

Türkiye’nin Filistin halkının haklarını savunmasından, Kudüs’ün işgalcilere peşkeş çekilmesine itiraz etmesinden, darbelere, cinayetlere ya da Yemen’de masum insanların bombalanması gibi olaylara karşı durmasından rahatsız olanların Arap dünyasını temsil etmediğini çok iyi biliyoruz.

Nüfusunun büyük çoğunluğu Araplardan oluşan bir bölgenin PKK terör örgütü tarafından işgal edilmesinden, masum Arap sivillerin yurtlarından sürülmesinden, Arap köylerinin yerle bir edilmesinden hiçbir rahatsızlık duymayanların, terörle mücadelemizden duyduğu rahatsızlık bizim için ancak bir gurur vesilesi olabilir.”

SÖZCÜ AKSOY'DAN TEPKİ

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Arap Birliği'nin kararına tepki gösterdi.

Dışişleri Bakanlığı'nın sitesinde yer alan açıklamada, Hami Aksoy, "PYD/YPG/PKK terör örgütünün etnik temizlik politikasının ve insanlığa karşı işlediği suçların ilk ve en büyük mağduru Suriyeli Araplar olmuştur. Yüzbinlerce Arap, PYD/YPG/PKK tarafından Fırat'ın doğusundaki evlerinden ve topraklarından sürülmüştür. Arap dünyasının ve Arap sokağının sesi olması gereken Arap Ligi Genel Sekreteri’nin, Suriyeli Arapların hak ve hukukunu savunmak yerine, Suriye'de Araplara karşı işlenen suçların müsebbiplerine ve 'Arap vatanını' parçalamaya çalışan teröristlere arka çıkması ibret vericidir" dedi.

"Barış Pınarı Harekatı, BM Şartı’nın 51. maddesi çerçevesinde Türkiye’nin meşru müdafaa hakkı bağlamında yürütülmektedir" diyen Aksoy şunları söyledi:

"Başta Kudüs olmak üzere, Ortadoğu ve Kuzey Afrika coğrafyasında yüzbinlerce insanı etkileyen gayri meşru uygulamalar ve mezalim karşısında sesi çıkmayan Arap Ligi Genel Sekreteri’nin Suriye’nin toprak bütünlüğüne kasteden bir terör örgütü yerine ülkemizi işgalci olarak suçlaması, bu örgütün suçlarına ortak olmak ve Arap dünyasına ihanet etmektir."