Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

İslam ahlakı, müminleri "hayır konuşmaya veya susmaya" teşvik ederken, dilin bir hançer gibi kullanıldığı bu tür durumlara karşı da ciddi uyarılarda bulunur. Canı yanan, kalbi kırılan veya hakkı yenen bir insanın o anki hararetle sarf ettiği bu sözler, sadece karşı tarafı değil, beddua eden kişiyi de manevi bir risk altına sokabilir. Çünkü İslam inancına göre söz, ağızdan çıktığı an gökyüzüne yükselen ve hedefini arayan bir ok gibidir; eğer hedef hak etmiyorsa, o ok sahibine geri dönebilir. Peki, bir anlık öfkeyle veya derin bir acıyla yapılan bu kötü duaların dindeki hükmü nedir, beddua etmek günah mı yoksa mazlumun hakkını arama yolu mudur? Diyanet İşleri Başkanlığı ve İslam alimleri, dilin bu tehlikeli kullanımı hakkında müminleri nasıl uyarmaktadır? İşte sözün vebaline dair tüm detaylar...

İslam dini, sevgi, merhamet ve bağışlayıcılık üzerine kurulu bir medeniyet inşa etmeyi hedefler. Müslüman, elinden ve dilinden diğer insanların emin olduğu kişi olarak tanımlanır. Bu tanım gereği, bir müminin ağzına yakışan en güzel söz duadır; başkasının iyiliğini, hidayetini ve ıslahını istemektir. Ancak insan beşerdir, duygularına yenik düşebilir. Zulme uğrayan, canına veya malına kastedilen birinin, zalime karşı Allah'a sığınması ve onun cezalandırılmasını istemesi, fıtraten anlaşılabilir bir durumdur. Fıkıh alimleri, bedduayı "haksız yere yapılan" ve "haklı yere (mazlumun) yaptığı" olarak iki ayrı kategoride değerlendirirler. Hüküm, bu ayrıma göre şekillenir; ancak genel tavsiye her zaman affetmekten ve Allah'a havale etmekten yanadır.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ