Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Kollar bedenimizde en çok hareket alanına sahip organlarımızdır. Kollarla birçok iş yapar ve hareket alanı yaratırız. Kollar bedenin işlevlerinin yanı sıra bazı duruş şekilleriyle de beden dilimizde ifade etme yetisini oluşturur. Kollarımızın duruşu ile ruh halimizi, söylemek istediklerimizi, öfkemizi, sevincimizi ve daha birçok içsel tepkimizi ifade edebiliriz. Kollarımız bedenimizde duruşuyla bir yer alırken aslında ruhumuzun da yansımasını dışarı aktarmaya yardımcı olur.

Kol hareketleri ve duruşu nasıl bir ifade taşır?

Kolları birbirine kavuşturarak durmak genelde çok fazla yapılan bir kol hareketidir. Üşüme halinde, sıkılınca, yalnızlık hissedilince, konuşan biri dinlenmek istenmediğinde ve ilgisizlik oluştuğunda yapılır. Kolları kavuşturmak konuşma sırasında karşıdakinin pek dikkate alınmadığını ve konuştuklarıyla ilgisiz olduğunu anlatmaya çalışılır. Bu hareket ile; seninle bağlantıyı kesmek istiyorum, konuşmak istemiyorum, söylediklerin beni ilgilendirmiyor gibi birçok ifade taşır. Kalp hizasında yapılması halinde karşıdakine kalbini kapattığını ve artık bir şey ifade etmediğini anlatır. İletişime kapalı anlamına gelen kol kavuşturması, genelde sevilmeyen ve sohbet edilmek istenmeyen bir kişiye karşı bu tavır sergilenir. Ama bazı insanlar alışkanlık yaparak bu hareketi sergileyebilirler. Bunu anlamak için o kişiyle olan aradaki bağ oldukça önemli bir ipucu verecektir. Ayrıca bu hareket üşüme durumunda da yapılır. Koltukaltlarında ellerin ısınması için yapılır. Tabi bu hareketi yapanla diğer anlamda yapan ayrılabilir. Zaten davranışla ya da bulunan ortamla bu hareketin hangi anlama geldiği belli olacaktır. Genelde seninle muhatap değilim hareketinde eller kolların üstünde durur ve vücudun hareketi ve duruşu da kendini ele verir. Bu hareketin oluşması anında ortamda hava soğuksa ve üşüme nedeniyle oluyorsa zaten dikkatli olarak bakıldığında amacı ortaya çıkabilmektedir.

Kolları kavuşturma hareketi aşırı sıkılmak ve stres ya da depresyon durumlarında da yapılabilmektedir. Genelde insanlar kendini yalnız hissettiği zaman da bu hareketi sık yaparlar. Bu biraz içe dönüş ve çaresizlik ifade eder. Baş edemediği sorunları olan ya da düşünmek için konsantrasyon sağlamak için de uygulanabilmektedir. Genel olarak bu hareket toplum içerisinde yapılırsa dikkate almama ve dinlememe ifadesi olarak kullanılır.

Ellerin ön kısımda kavuşturulması ile yapılan hareket; kolları kapatmakla dış dünyayla bağlantısını koparmak, duvar örmek ve iletişim yok anlamına gelen bir ifade biçimi yaratır. Duygular ve beden bir aradadır. Bu hareketle duyguların artık bittiği ve bedenin de buna eşlik ettiği anlatılmaktadır. Artık karşı tarafa tamamıyla kapalı olduğunun ifadesi olan bu hareket; her bir iletişime, görüşmeye, bağlantıya, algıya, duyguya ve kişiye kapalıdır etkisi yaratır. Bu şekilde bir eğilim göstermek hissizliği ve ilgisizliği ortaya çıkarır. Belli zaman sonra bir kişiye karşı yapılan bu hareket bilinçaltına yerleşerek o kişiyle karşılaşma anında ortaya çıkarak telepatik olarak tekrar oluşturabilmektedir. Bu hareket artık sadece refleks haline dönüşmeye başlayacaktır. Eğer sıkılma ve gerginlik ile yapılıyorsa bu hareketi yapmakla hep sıkıntı ve gerginlik oluşacaktır. Beden bunu beyne ileterek kalıplaşmasını ve bilinçaltına yerleşmesini sağlamış olacaktır.

Ayrıca bu hareket artık direncin kalıplaşmış bir biçimi olarak kişilerde alışkanlık haline dönüşerek tekrara yol açacaktır. Bu belli bir söz, belli bir davranış ya da olay olabilir. Kişi psikolojik olarak bu etkiler ile yaşadığı ruhsal travmayı her seferinde bilinçaltında yaşamış olacağı için kanıksayarak tekrar edecektir. Bu hareketin bir arkadaşınızda sürekli tekrarını yaşıyorsanız; bunu onunla konuşmalı ve arada oluşan itilafın çözülmesini sağlamalısınız. Belki de farkında olmadan yaptığınız bir davranış etken olmuş olabilir. Eğer karşınızdaki kişi; bu hareketi yaparken ona soru sorarsanız hep ters bir cevap alırsınız. O yüzden daha ılımlı ve kollar açıkken konuşmaya çalışmanız yerinde olacaktır.

Kolların kavuşarak başparmakların dışarıda olması; meydan okuma anlamına gelen rekabetçi bir yaklaşımı ifade eder. Eğer bu hareketle karşılaşırsanız size meydan okunuyor anlamını çıkarabilirsiniz. Kollar vücuda bitişik haldeyse; yaratıcılığı azaltan ve ifadenin daralmasının istendiği durumda yapılan bir duruş şeklidir. Genelde öğrencilerin bu şekilde durmasını istemek onların engellenmesi anlamına gelir ki bu nedenle kendini ifade edememe bir takım başarıları da engellemektedir. Genelde erkekler kollarını açarak yürür bu duruş genişleme isteği taşır, kadınlarda ise daha vücuda yapışık olan kollar onların daha az alana sahip olmasını anlatır. Yani erkek ben güçlüyüm havasına girer ve kadını koruyan gözeten o’dur duruşu sergiler.

Kollar göbek hizasında bağlı durmak; ezik olan ve teslimiyet içeren bir davranıştır. Bu durumda artık teslimim bana ne dersen de ne yaparsan yap duruşudur. Genelde zayıf karakterli ve ezik insanların yaptığı bir duruş şeklidir. Bu duruşa kapıcı duruşu adı da verilir. Genelde suç işlediklerinde çocuklarda bu duruşu sergilerler ve affedilmeyi ve duyguyu hareket etmeyi amaç edinirler. Bunu başarmaları da pek zor olmaz. İş yerlerinde ast görevde olanlar genelde üstlerine karşı bu duruşu sergileyerek ezikliklerini ve biçareliklerini vurgularlar. Bu duruş kadınlarda olmayan bir duruş şeklidir.

Eller arkada bağlanır şekilde olması; benim gücüm var, kendimden eminim ve arkam sağlam anlamına gelir. Bu kişiler otoritelerinin güçlü olduğuna dair mesaj vermeye çalışırlar. Genelde erkeklerde olan bu davranış şekli her yerde erkeğin gücünü ve otoritesini koyma ve koruma çabasını içine alır. Bu tarz bir hareket kadınlarda görülmez; görülse dahi erkek gibi kadın imajı olan kadınlar bunu yapabilir.

Ellerin bele konması ve dirseklerin dışarı çıkmış durumda olması; saldırı konumu alan bir imaj yaratır. Bu hareket ve duruş genelde kadınlarda olan bir duruş şeklidir. Kavgaya hazır, beni sinirlendirme yolarım seni gibi bir tepki belirtisidir. Bu hareket zarar verebilecek bir duruş şeklidir. Bu hareket kanatlı hayvanlar olan kuşlarda da görülür. Kanatlarını iki yana açarak saldırıya hazırlanırlar. Gözdağı verme hareketi olan bu duruş kadınlara has bir davranış denilebilir. Bu hareketle; heybetli, güçlü, kendinden emin ve korkusuz imajı yaratılmak istenmektedir. Kadınların tek ellerini bele koyarak hareket etmesi bir anlamda alımlı, çekici ve gözde olma isteği yaratır. Bu hareket podyumlarda sık görülür.

Bazı durumlarda refleksler ile ellere alınan bir obje ya da masa, sandalye gibi dayanarak güç alma isteği stresli anlarda ortaya çıkar. Ağza bir kalem almak, ya da elde çevirmek, parmakların masaya vurulması, ellerin ve kolların sürekli hareketi ve bedenin diğer organlarıyla yapılan bütün hareketler birer reflekstir. Genel olarak bu hareketler bedenin aniden ortaya çıkan tepkisidir. Hareketli ve konuşkan yapıya sahip kişilerde hareketler daha fazla ortaya çıkar. Ağır olan insanlar pek beden dili kullanmazlar. Yapıları gereği ağır olmaları ve sakin olmaları ani tepkileri etkiler.

Bilinçaltının bir engel oluşturarak savunmaya geçmesi şeklinde bir yorum yapılabilir. Bilinçaltı karşıdan gelecek her hangi bir soruna karşı önlem almak üzere beden dilini devreye sokar. Gayri ihtiyari bir davranış oluşur ve bu zamanla alışkanlığa o olay ya da söz karşısında klasik olarak yapıla gelen bir davranışa dönüşür. Bu taraz davranışların yanında beden haricinde yardımcı olarak bazı nesneler de işin içine girer. Bu durumda alışkanlığa dönüşerek klasikleşir. Bazı insanlar içlerinde yaşadıkları bazı duyguları, kırgınlıkları, sıkıntıları, çözümsüzlükleri ve daha birçok içsel olayını dışarı sözle aktarma da zorluk yaşayabilir. Bu durumda beden dili ile bu insan da yaşanan karmaşayı görebilmek mümkün olur. Beden dili insanın karakterini ele verir. Az da olsa bir açık vermesinden kaçınması mümkün olmayacaktır. Bu konuda beden dili ile insan çözümlenmesi iş hayatında dahi kullanılarak iş alımları günümüzde bu şekilde sağlanmaktadır. Beden insanı ele verir; basit bir yüz kızarması bile utancı temsil eder. Bu ve bunun gibi birçok etki bedenle ortaya çıkmaktadır.