Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Levent Özçelik, HT Cumartesi'de Bergama'yı kaleme aldı. İçinde bulunduğu iklimin ve coğrafi konumun elverişli yapısı nedeniyle tarih öncesinden itibaren insanların ilgisini çeken Bergama, Ege Bölgesi’nin Bakırçay çukuru içinde konumlanmış. Savaşmaktan çok kültür ve sanatın koruyucusu olan Bergama kralları sanatı ve sanatçıyı desteklemiş. Bergama heykel okulu sanatçıları, paha biçilmez eserler yaratmış. Antik tarihle iç içe yaşayan Bergama’da eski Rum evleri, Osmanlı yapıları da görülmeye değer.

Antik kentlerin çoğu tek bir tanrı veya tanrıçaya adanır ve ismi sadece onunla özdeşleşirdi; Assos deyince Athena’nın, Ephesos deyince Artemis’in akla gelmesi bundandır. Ama Bergama söz konusu olduğunda durum biraz değişiyor. Aslında Bergama da bir tanrıçaya adanmış bir kent. Athena, görkemli tapınağıyla, kentin merkezine yerleştirilmişti kutsal tanrıça sıfatıyla. Ama Bergama’nın tek sahibi olmadı hiçbir zaman. Tüm dünyadaki en görkemli yapılardan biri olan Büyük Sunak’la Zeus, görkemli tiyatroyla Dionysos, antik dünyanın en önemli sağlık komplekslerinden biri olan Asklepieion’la Asklepios Bergama ile özdeşleşmiş isimler.

GÖRÜLECEK ÇOK ŞEY VAR

Teraslar üzerine kurulu bir kent Bergama. Antik dönemin sanat, bilim ve tıp merkezi olan kent, sanattaki iddiasını tiyatro ve heykellerle gösterdi tüm dünyaya. Bilim, tiyatronun hemen üstündeki terasta bulunan kütüphanede gelişiyordu günden güne. Tıpsa, kentin hemen yanındaki sağlık kompleksinde. Ve spor... Kent halkı bu konuda da başı çekmiş ve antik dünyanın bilinen en büyük gymnasion’unu burada kurmuştu. Gençlerin düşünsel ve özellikle bedensel yönde gelişimlerini sağlayan okul olan gymnasion, ders, tören ve kült mekânlarının yanı sıra, hamam ve açık-kapalı spor alanlarıyla, görkemli bir spor kompleksiydi.

Bergama’da görülecek çok fazla yapı var. Kentin tanrıçasına adanan Athena, kentin en yüksek noktasında bulunan Traianus, Kızıl Avlu olarak da bilinen Serapis Tapınağı, dükkânlar, villa ve evler, atölyeler, lokantalar, fırınlar... Kentteki pek çok kalıntının yer aldığı Bergama Müzesi, Türkiye’nin ilk kazı müzesi olma özelliğini taşıyor. Ama yine de sahip olduğundan çok daha fazlasını dışarıya vermiş. Kentin pek çok kalıntısına Berlin’deki Pergamon Müzesi’nin yanı sıra, İstanbul Arkeoloji Müzesi de ev sahipliği yapıyor.

FOÇA'DA DENİZ, NEBİLER KÖYÜ'NDE TREKKING

Bergama’ya çok yakın olan Nebiler Köyü’ndeki küçük şelale çevresinde trekking turlarına katılabilirsiniz.Yarımay gibi Küçükdeniz ve Büyükdeniz denilen iki koyun etrafına yerleşmiş, kıyısında iyi balıkçı lokantaları, barlar, eğlence yerleri bulunan Foça’da diğer bir yakın adres, deniz keyfi burada da yapılabilir. Bergama’nın ince ve uzun patlıcanlarla yapılan en ünlü yemeği “çığırtma”yı merkezdeki birçok restoranda bulabilirsiniz. Mutlaka deneyin.