Cuma hutbesi konusu nedir? İşte Cuma hutbesinin bu haftaki konusu ve tam metni
Diyanet İşleri Başkanlığı, 19 Haziran 2026 Cuma günü camilerde okunacak haftanın cuma hutbesini yayımladı. Milyonlarca vatandaş tarafından merakla beklenen hutbenin bu haftaki konusu "Birlikte Rahmet Vardır" olarak belirlendi. Her hafta farklı bir konuya dikkat çeken Diyanet, bu hafta birlik, beraberlik, dayanışma ve kardeşlik mesajlarını ön plana çıkardı. Cuma namazı öncesinde hutbenin içeriği vatandaşlar tarafından yoğun şekilde araştırılmaya başlandı. Peki Cuma hutbesi konusu nedir? İşte Cuma hutbesinin bu haftaki konusu ve tam metni...
Diyanet İşleri Başkanlığı, 19 Haziran 2026 tarihli cuma hutbesini resmi internet sitesi üzerinden yayımladı. Türkiye genelindeki camilerde okunacak hutbenin konusu "Birlikte Rahmet Vardır" olarak açıklandı. Hutbede İslam'ın birlik ve beraberliğe verdiği önem ele alınırken toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Müslümanların kardeşlik hukukuna riayet etmesi ve ayrışmalardan uzak durması gerektiği vurgulandı. İşte bu haftanın cuma hutbesiyle ilgili merak edilenler...
BU HAFTANIN CUMA HUTBESİ KONUSU NEDİR?
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan 19 Haziran 2026 tarihli cuma hutbesinin konusu "Birlikte Rahmet Vardır" olarak belirlendi.
Hutbede birlik ve beraberliğin toplumların en önemli güç kaynaklarından biri olduğu belirtilirken, Müslümanların kardeşlik bilinci içerisinde hareket etmelerinin önemi üzerinde duruldu. Ayrıca yardımlaşma, dayanışma ve ortak sorumluluk bilincinin toplum huzuruna katkı sağladığı ifade edildi.
CUMA HUTBESİNİN KONUSU VE TAM METNİ
BİRLİKTE RAHMET VARDIR
Muhterem Müslümanlar!
Yüce Rabbimizin saygı duyulmasını emrettiği dört aydan biri olan, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, “Hürmete layık” olarak zikrettiği Muharrem ayının manevi iklimi içerisindeyiz. Resûl-i Ekrem (s.a.s), “Ramazan’dan sonra tutulan en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur” buyurarak, bu mübarek ayın; ibadet ve taatle, hamd ve şükürle, tövbe ve istiğfarla değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatmıştır.
Aziz Müminler!
Önümüzdeki perşembe Âşûrâ gününü idrak edeceğiz. Birçok peygamberin hayatında önemli gelişmelere sahne olan Âşûrâ günü; ne hazindir ki, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, “Cennet gençlerinin efendisi” diyerek övdüğü, torunu Hz. Hüseyin Efendimiz ile çoğu Ehl-i Beyt’e mensup yetmişi aşkın Müslümanın Kerbelâ’da acımasızca şehit edildiği gündür.
Kıymetli Müslümanlar!
Kerbelâ, müminlere; birlik ve beraberlik içinde hareket etmeyi, ayrılık ve gayrılığa düşmemeyi hatırlatır. Hak ve hakikati ayakta tutmayı, adaletten ve iyilikten ayrılmamayı anlatır. Kerbelâ, aramıza fitne ve fesat tohumu ekmek, kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenlere karşı feraset ve basiretle davranmamızı tavsiye eder. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, “Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır” uyarısına kulak vermemizi; sevinci ve nimeti paylaştığımız gibi hüznü ve meşakkati de paylaşmamızı telkin eder.
Değerli Müminler!
Bugün, inananları; acı ve gözyaşına mahkûm etmek, İslam beldelerinin yer altı ve yer üstü zenginliklerini sömürmek isteyen zalimler, başta Gazze ve Filistin olmak üzere birçok farklı coğrafyada yeni Kerbelâlar yaşanması için her türlü yolu denemektedir. Ümmet-i Muhammed olarak bizler de bir daha aynı hüznü yaşamak ve şer odaklarını sevindirmek istemiyorsak, aramızdaki ihtilafları derinleştirmek yerine ortak paydada buluşmanın yollarını aramalıyız. Zira Rabbimiz bir, Peygamberimiz bir, Kitabımız bir, Kıblemiz birdir. Cenâb-ı Hakk’ın, “Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın” emri gereğince birbirimize kenetlenmeli; İslam kardeşliğine zarar verecek her türlü söz, tutum ve davranıştan kaçınmalıyız.
Bu vesileyle, başta Hz. Hüseyin ve Ehl-i Beyt-i Mustafa olmak üzere; din, vatan ve mukaddesat uğruna canlarını feda eden bütün şehitlerimizi rahmetle yâd ediyoruz.
Hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu uyarısı ile bitiriyoruz: “Birbirinize nefret ve düşmanlık beslemeyin. Birbirinize haset etmeyin. Birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun…”